ise ile cümle
ise kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu işe ihtiyacım var.I need this job.
Gerçekten işe dönmek zorundayım.I really do have to get back to work.
Bir işe yarayabilir miyim?May I be of further service?
Kedi arabama girip oraya işedi.Your cat entered into my car and peed there.
Tom Mary'yi dün işe götürdü.Tom drove Mary to work yesterday.
Dün niçin işe gelmedin?Why didn't you come into work yesterday?
Sanırım işe yarayabilir.I suppose it might work.
Sanırım o işe yarıyor.I think it's working.
Sanırım bu işe yarayacak.I think this is going to work.
Bence işe başlamalısın.I think you should get started.
O işe başvurmak için yeterince iyi şekilde Fransızca konuşmuyorum.I don't speak French well enough to apply for that job.
Tom çok iyi hissetmiyordu ama yine de işe gitti.Tom didn't feel very well, but he went to work anyway.
Dünyadaki en iyi işe sahibim.I have the best job in the world.
Dünyadaki en kötü işe sahibim.I have worst job in the world.
Gerçek bir işe girmelisin.You need to get a real job.
Onun işe yarayacağını gerçekten düşünüyor musun?Do you really think that that would work?
Son zamanlarda bir işe girdiğini biliyorum.I know you recently got a job.
İşe bisikletle gidiyorum.I'm going to work by bicycle.
Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilen birini işe almak istiyoruz.We want to hire someone who can speak French fluently.
Tom Fransızca konuşabilse, onu derhal işe alırım.If Tom could speak French, I'd hire him right away.
Tom Fransızca konuşan birini işe almayı planlıyor.Tom plans to hire someone that speaks French.
Fransızca konuşabilen birini işe almam gerekiyor.I need to hire somebody who can speak French.
Fransızca konuşan birini işe almak istiyorum.I'd like to hire someone who speaks French.
Bir dua, iman olmadan işe yaramaz.A prayer without faith is useless.
Ağaç kötü ise meyveler kötüdür.If the tree is bad, the fruits are bad.
İşe alım ekibi gelecek vadeden işçiler arıyordu.The recruitment team looked for promising employees.
Tom eğer evden erken ayrıldıysa nasıl işe ge kalabilir?How could Tom be late for work if he left home early?
Tom işe nasıl geç kalabildi?How could Tom be late for work?
Tom bugün evden erken çıkmasına rağmen işe geç kaldı.Even though Tom left home early today, he was late for work.
Bu işe yaramayacak.This isn't going to work.
Her gün işe otobüsle giderim.I take the bus to work every day.
Bu sabah işe giderken Tom'un arabası bozuldu.Tom's car broke down on his way to work this morning.
Ben işe çok geç kaldığım için kovuluyorum.I'm being fired because I've been late to work a lot.
Bunun işe yarayacağına hâlâ ikna olmuş değilim.I'm still not convinced it's going to work.
Keşke bugün işe gitmek zorunda olmasan.I wish you didn't have to go to work today.
Bir şeyin işe yarayabileceğinden eminim.I'm sure something can be worked out.
Seni bu işe karıştırdığım için üzgünüm.I'm sorry I got you involved in this.
Tom bugün işe gitmek zorunda değildi.Tom didn't have to go to work today.
Tom geçen hafta boyunca işe gitmedi.Tom didn't go to work all last week.
Şikayet etmek işe yaramayacak.It won't do any good to complain.
Tom'u işe hangi otobüs götürüyor?Which bus does Tom take to work?
Tom işe hangi otobüsle gidiyor?Which bus does Tom take to work?
Tom'u işe alan kişi ben değildim.I wasn't the one who hired Tom.
İşe geri dönmene izin vereceğim.I'll let you get back to work.
Yarın işe geri gideceğim.I'll go back to work tomorrow.
Bunun gerçekten işe yarayıp yaramadığını merak ediyorum.I wonder if this really works.
Onun işe yarayacağından eminim.I'm sure it'll come in handy.
Bugün yeni bir işe başlıyorum.I'm starting a new job today.
İşe dönmene izin vereceğim.I'll let you go back to work.
İşe dönsem iyi olur.I'd better get back to work.
O işe girmek için şanslıydım.I was lucky to get that job.
Ben şimdi işe geri dönüyorum.I'm going back to work now.
Bunun işe yarayacağından oldukça eminim.I'm fairly sure it'll work.
Tom işe trenle gider.Tom goes to work by train.
İşe başlamana izin vereceğim.I'll let you get to work.
Onun işe yarayacağını sana söyledim.I told you it would work.
İşe geç kalacaksın.You'll be late for work.
İşe gömüldüm.I was swamped with work.
Çok işe yaradı.It worked like a charm.
Ben işe dönüyorum.I'm going back to work.