isa ile cümle
isa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İşaret sizi buraya park etmeniz halinde polisin arabanızı çekeceği konusunda uyarıyor.The sign warns you that the police will tow your car away if you park here.
İşaretleri iyi görüyorum.I see the signs well.
Madde işaretleri kullanın.Use bullet points.
Tanrının sana göstermesini istediğin işaretleri görmezden gelme.Don't ignore the signs you asked God to show you.
İsa diğer yanağı çevirmemizi, düşmanımızı sevmemizi ve onlar için dua etmemizi söylemişti.Jesus told us to turn the other cheek, love our enemies, and pray for them.
Bu çok iyi bir işaret.It's a very good sign.
Paskalya İsa Mesih'in dirilişini kutlayan önemli bir Hıristiyan bayramıdır.Easter is an important Christian holiday celebrating the resurrection of Jesus Christ.
Tüm çıkışlar çıkış işareti ile işaretlenmiştir.All exits are marked with an exit sign.
Bu gerçekten iyi bir işarettir.That's a real good sign.
Peter İsa'nın müridi olduğunu reddetti.Peter denied that he was Christ's disciple.
Bu kesinlikle iyi bir işarettir.It's definitely a good sign.
Para tacirleri Hz. İsa tarafından tapınaktan kovuldular.The money-changers were driven out of the temple by Jesus.
Tüccarlar Hz.İsa tarafından tapınaktan kovuldular.The merchants were driven out of the temple by Jesus.
İsa döviz tacirlerini tapınaktan kovdu.Jesus drove the money-changers out of the temple.
İsa, tüccar ve para değiştiricileri tapınaktan dışarı sürdü.Jesus drove the merchants and money-changers out of the temple.
İsa tüccarları tapınaktan kovdu.Jesus drove the merchants out of the temple.
İşaret dilini biliyor musun?Do you know sign language?
Ben bir işadamıyım.I'm a business man.
Ben bir işadamıydım.I used to be a businessman.
Tom bunun iyi bir işaret olduğunu söylüyor.Tom says that's a good sign.
Onun iyi bir işaret olduğunu düşünüyorum.I think that's a good sign.
Ben onun kötü bir işaret olduğuna inanıyorum.I believe that's a bad sign.
Tom sosyal işaretleri anlamıyor.Tom doesn't understand social cues.
Onun işaret parmağı, yüzük parmağından daha küçüktür.His index finger is smaller than his ring finger.
Doğru şıkkı işaretleyiniz.Mark the correct answer.
İşaret, şehirden otuz kilometre uzakta olduğumuzu söyledi.The sign said that we were thirty kilometers from the city.
Erkekler duyguları ifade etmeyi bazen bir zayıflık işareti olarak algılarlar.Men sometimes perceive expressing emotions as a sign of weakness.
Tom emekli bir işadamı.Tom is a retired businessman.
Fransa'da ünlem işaretinden önce bir boşluk koymalısın.In France, you must put a space before an exclamation point.
Fransa'da ünlem işaretinden önce bir boşluk bırakmalısın.In France, you must put a space before an exclamation point.
Bazı sağır insanlar işaret dili kullanmamaya karar verirler.Some deaf people decide not to use sign language.
Dil bir işaretler sistemidir.Language is a system of signs.
Yunan soru işareti, bir noktalı virgül gibi görünüyor.The Greek question mark looks like a semicolon.
Tom el ile ayağa kalkmamı işaret etti.Tom motioned for me to stand up.
Tom oturmam için elle işaret etti.Tom motioned for me to sit down.
Tom terk etmemi işaret etti.Tom motioned for me to leave.
Tom girmemi işaret etti.Tom motioned for me to enter.
Tom içeri girmem için işaret etti.Tom beckoned me to come in.
Aksan işaretini unuttunuz.You forgot the accent mark.
Doğuş sahneleri İsa'nın doğumunu anıyor.Nativity scenes commemorate the birth of Jesus.
İsa Mesih kurtarıcımdır.Jesus Christ is my saviour.
Teknik olarak, hiragana bir alfabe değil, hece işaretleri tablosudur.Technically hiragana is a syllabary, not an alphabet.
Basit ahşap haç Tom'un mezarını işaret ediyor.A simple wooden cross marks Tom's grave.
Zorla girildiğine dair hiçbir işaret yoktu.There were no signs of forced entry.
İşaret hemen kaldırıldı.The sign was immediately removed.
Bu oyun kartları işaretlidir.These playing cards are marked.
Onlar teşvik edici işaretler.Those are encouraging signs.
Senin Tom'a kaşgöz işareti yaptığını gördüm.I saw you making eyes at Tom.
Seni Tom'a kaşgöz işareti yaparken gördüm.I saw you making eyes at Tom.
Tom bizim olduğumuz yeri işaret etti.Tom waved in our direction.
Bir çağrı işaretin var mı?Do you have a call sign?
O harika bir işaret.That's a great sign.
Tom bizi el işareti yaparak uzaklaştırdı.Tom motioned us away.
Kâbuslar, sağlık konularının bir işaretidir.Nightmares are a sign of health issues.
İşareti okumadın mı?Didn't you read the sign?
TDK kurum isimlerinde kesme işareti kullanımını kaldırma kararı aldı.TDK has decided to abolish the use of apostrophe in names of institutions.
Tırnak işaretlerinin nasıl kullanılacağını bilmiyorum.I don't know how to use quotation marks.
Onun iyi bir işaret olduğuna karar verdim.I decided that was a good sign.
Evde zorla girme işaretleri yoktu.There were no signs of forced entry in the house.
Fadıl, işaretsiz bir mezara gömüldü.Fadil was buried in an unmarked grave.