Gözleri iricedir.The eyes are prominent.
Boğmakları belirgin ve iricedir.Its juices are watery and bitter.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.He was talking to a very large man, but I didn't care.
Gözleri iricedir.Deine Augen sind Tauben (gleich)!
Meyvesi irice, yuvarlak koniktir.Gesse à fruits ronds.
Gözleri iricedir.Mgnienie oka.
Gözleri iricedir.瞳の付き人でもある。
Meyvesi irice, yuvarlak koniktir.Plod je okrugla plavocrna koštunica.
Aslan ve kaplan çaprazlamasıyla oluşmuş bu büyüleyici hayvan, hem aslandan hem de kaplandan iricedir.Existují příběhy o ligrovi, který se pářil se lvem nebo tygrem, ale to jsou výjimky.
Aslan ve kaplan çaprazlamasıyla oluşmuş bu büyüleyici hayvan, hem aslandan hem de kaplandan iricedir.수사자와 암호랑이가 교배하여 라이거를 낳는다면, 라이거는 잡종입니다 즉, 사자와 호랑이를 이종교배 한 것입니다
Aslan ve kaplan çaprazlamasıyla oluşmuş bu büyüleyici hayvan, hem aslandan hem de kaplandan iricedir.Lew zapładnia tygrysicę, a ich dziecko to hybryda, krzyżówka
Aslan ve kaplan çaprazlamasıyla oluşmuş bu büyüleyici hayvan, hem aslandan hem de kaplandan iricedir.Liger entstehen, wenn sich ein männlicher Löwe mit einem weiblichen Tiger fortpflanzt.
Aslan ve kaplan çaprazlamasıyla oluşmuş bu büyüleyici hayvan, hem aslandan hem de kaplandan iricedir.Лев схрещується з тигрицею, і у них виходить лигр - гібрид, суміш лева й тигра.
Aslan ve kaplan çaprazlamasıyla oluşmuş bu büyüleyici hayvan, hem aslandan hem de kaplandan iricedir.הלייגריס, הוא היבריד כלומר בן תערובת בין שני מינים : אריה וטיגריס.
Aslan ve kaplan çaprazlamasıyla oluşmuş bu büyüleyici hayvan, hem aslandan hem de kaplandan iricedir.يتناسل أسد مع أنثى النمر ينتج ليجر وهذا الحيوان هو عباره عن هجين من الأسد
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.El estaba hablando con un hombre muy grande, pero no me preocupó.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Er sprach mit einem sehr grossen Mann, aber das kümmerte mich nicht.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.그는 아주 덩치 큰 남자와 이야기를 하고 있었지만, 저는 신경쓰지 않았습니다.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım. Konuşmalarını bölerek, "Bunu mu dediniz?" diye sordum.Hij was in gesprek met een boom van een man, maar dat weerhield me niet.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım. Konuşmalarını bölerek, "Bunu mu dediniz?" diye sordum.Rozmawiał z wielkim facetem, ale się nie przejąłem, przerwałem im i zapytałem, "Powiedziałeś to?"
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Ông ấy đang nói chuyện với một người đàn ông rất to lớn, nhưng mà tôi cũng chẳng quan tâm.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Stava parlando a un uomo grande e grosso, ma non vi ho badato.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Vorbea cu un domn foarte zdravăn, dar nu mi-a păsat.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Він розмовляв з височенним чолов'ягою, але мене це не налякало.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Он разговаривал с высоченным мужчиной, но меня это не напугало.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.Той говореше с един много едър човек, но не ме интересуваше.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.הוא שוחח עם גבר מגודל מאד, אבל לא היה לי איכפת.
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.وكان يتحدث الى رجل ضخم الجثة .. ولم اكترث لذلك
İrice bir adamla konuşuyordu ama umursamadım.「こうおっしゃいましたか?」 と尋ねると