iraklı ile cümle

iraklı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
40
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Müslümanlar, Iraklılar olması için --アメリカ人ではないのです
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar veCzemu jesteśmy podobni, czemu Irakijczycy i Japończycy,
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar ve왜 당신과 내가 같은지, 왜 이라크인들, 일본인들,
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar vePourquoi sommes-nous identiques, pourquoi les Irakiens, les Japonais
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar veלמה אתם ואני דומים, למה העיראקים והיפנים
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar veلماذا أنت وأنا مشتابهين، لماذا العراقيون واليابانيون
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar veまた なぜイラク人と日本人が オーストラリアのアボリジニーとアマゾン川に住む人たちが似ているのか?
Niye siz ve ben benzeriz, niye Iraklılar ve Japonlar ve點解你同我都咁相似,點解伊拉克人同日本人
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.Jesteśmy tam, by pomoc Irakijczykom -- i właśnie zabiliśmy jednego.
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.Les Irakiens sont ceux que nous sommes là pour aider -- et nous venons d'en tuer un.
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.Se supone que estamos allá para ayudar... y acabamos de matar uno.
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.We zijn daar om het Iraakse volk te helpen -- en we hebben er net eentje gedood.
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.Мы приехали, чтобы помочь иракцам и только что убили одного из них.
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.Тук сме, за да помогнем на иракчаните... а току-що убихме един.
Oraya yardıma gelen Iraklılar -- az evvel birini öldürdük.一人 殺してしまった
"Sadrciler diğer protestocular ile tek bir ulusal Iraklı çatısı altında birleşmelilerdir.""I sadristi si uniranno agli altri manifestanti in un'unica entità nazionale irachena."
"Sadrciler diğer protestocular ile tek bir ulusal Iraklı çatısı altında birleşmelilerdir."Los participantes sadristas deberán unirse con otros manifestantes en una sola cruzada iraquí nacional.
Scud misillerini hatırlarsınız, Iraklılar'ın İsrailliler'e attığı yerden havaya giden misiller?Pamiętacie wyrzutnie rakiet "Scud," typu ziemia-powietrze, którymi Irakijczycy strzelali do Izraelczyków?
Scud misillerini hatırlarsınız, Iraklılar'ın İsrailliler'e attığı yerden havaya giden misiller?¿recuerdan los lanzadores de misiles Scud, esos misiles tierra-aire que los iraquíes lanzaban a los israelíes?
Sokaklara Dökülen Iraklılar Yozlaşmış Hükümeti ve Temel Hizmetlerin Yokluğunu Protesto EdiyorIraq: proteste contro la corruzione del governo e la mancanza di servizi base
Sokaklara Dökülen Iraklılar Yozlaşmış Hükümeti ve Temel Hizmetlerin Yokluğunu Protesto EdiyorIraquíes protestan en las calles por corrupción en el gobierno y falta de servicios básicos
Sokaklara Dökülen Iraklılar Yozlaşmış Hükümeti ve Temel Hizmetlerin Yokluğunu Protesto EdiyorLes Irakiens manifestent contre la corruption et le manque de services de base
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Ho sentito più tardi che i feriti iracheni non dovevano essere curati a Taji.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Ik hoorde later dat Irakese slachtoffers niet behandeld mochten worden in Taji.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.J'ai entendu plus tard que les blessés Irakiens n'allaient pas être soignés à Taji.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.부상당한 이라크인들은 '타지'에서 치료 받지 못했다고 나중에 들었습니다.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Mai tarziu am auzit ca ranile din Iraq nu trebuia sa fie tratate in Taji.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Más tarde oí que en Taji no estaba permitido dar tratamiento a heridos Iraquíes.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Później dowiedziałem się, że ranni nie mogli zostać otoczeni opieką w Taji.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Später hörte ich, dass irakische Opfer nicht in Taji behandelt wurden.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.Позже мне сказали, что в Тадже нельзя оказывать помощь раненным иракцам.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.По-късно чух, че иракските жертви нямало да бъдат лекувани в Таджи.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.אח"כ שמעתי שאסור לטפל בנפגעים העיראקיים בטאג'י.
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.بعدها سمعت ان ضحايا العراقيين لم يعالجوا في طاجي .
Sonradan duydum ki Iraklı yaralılar Taji'de tedavi görememiş.そこで 安い賃金の仕事はできても 死ぬことは許されないのさ
"Türkler 'döner kebap', Yunanlar 'gyro', Iraklılar 'kas' diyorlar." I turchi lo chiamano doner kebab; i Greci lo chiamano gyro e gli iracheni kas" afferma Qleibo.
"Türkler 'döner kebap', Yunanlar 'gyro', Iraklılar 'kas' diyorlar.“Los turcos lo llaman döner kebab; los griegos lo llaman gyro; los iraquíes lo llaman kas”, dice Qleibo.
"Türkler 'döner kebap', Yunanlar 'gyro', Iraklılar 'kas' diyorlar."Turken noemen het döner kebab; Grieken noemen het gyros; Irakezen noemen het kas," zegt Qleibo.
Vatanımda, -- İngiliz askerlerin genç Iraklıları dövdükleri fotoğraflara bakıyorduk,Dans mon pays, nous avions regardé des images de soldats britanniques passant à tabac de jeunes Irakiens,
Vatanımda, -- İngiliz askerlerin genç Iraklıları dövdükleri fotoğraflara bakıyorduk,In mijn land hadden we foto's gezien van Britse soldaten die jonge Irakezen in elkaar slaan.
İlgili Sayfalar