Bu da onun intiharıyla sonuçlanıyor.Причиною цього стало самогубство його дружини.
Ve aynı zamanda da oğlunun intihar ettiğini öğrenen Kreon'un eşi de intihar etti.Дружина Креонта Еврідіка, довідавшись про смерть сина, в розпачі також чинить самогубство.
1933'te tanınmış bir dolandırıcı olan babası intihar etti.У 1933 напередодні арешту Скрипник застрелився.
Tom bir intihar notu bıraktı mı?Том лишив предсмертну записку?
Tom'un neden intihar ettiğini biliyor musun?Ти знаєш, чому Том вчинив самогубство?
Polis bunun bir intihar olduğunu düşünüyor.Поліція вважає, що це самогубство.
Bazı siyasetçiler ve işadamları, suçları ortaya çıktıktan sonra intihar ettiler.Někteří politici a průmyslníci poté, kdy byly odhaleny jejich zločiny, spáchali sebevraždu.
1912 yılında annesi Sambre Nehri'ne atlayarak intihar etti.Zde také v roce 1912 jeho matka spáchala sebevraždu – utopila se v řece Sambre.
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.V roce 1976 spáchala sebevraždu užitím nadměrného množství léků pro spaní.
Çoğu tutsak alındı, bir kısmı intihar etti.Většina byla popravena, někteří spáchali sebevraždu.
Nancy hariç herkes bunun intihar olduğunu düşünmektedir.Všichni, až na Samuela, předpokládají, že spáchal sebevraždu.
15 Eylül 2012 tarihinde oğlu Sedar Sakık, evinin balkondan atlayarak intihar etmiştir.15. května 2011 spáchal patrně sebevraždu skokem z okna svého bytu.
30 Nisan - Hitler intihar etti.Dne 30. dubna 1945 spáchal Hitler sebevraždu.
Ripley, Greenleaf'in adına sahte bir intihar notu hazırlar ve Venidik'e taşınır.Ripley je donucen napsat Dickieho jménem sebevražedný dopis na rozloučenou a přestěhuje se do Benátek.
Müdür Norton tutuklanmamak için intihar ediyor.Norton spáchal sebevraždu dříve, než stihl být zatčen.
Amacı ağrısız acısız ve umutsuz hastaların zahmetsizce intihar etmesine yardımcı olmaktır.Cílem je mimo jiné zbavit zvíře zbytečné bolesti a stresu.
(Başka bir görüş de, kendini evinin pencere demirlerinden asarak intihar ettiğidir.)(Ti se mezitím riskantně spustili z okna po tenkém zemnicím kablíku od vysílačky.)
Bridgman 1961 yılında, metastatik kanserle bir süre boğuştuktan sonra, intihar etmiştir.Poté, co mu byla sdělena diagnóza metastázující rakoviny, Bridgman spáchal v roce 1961 sebevraždu.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Během svého života se dvakrát pokusil o sebevraždu.
Bazıları ise intihar etmişti.Několik lidí zde také spáchalo sebevraždu.
Yalnız intihar ve öldürülme olayında kişinin öleceği Allah katında bilinmektedir.Tak se vyplnila i věštba - ani smrtelník ani bůh je nemohl zabít, jen oni sebe navzájem.
Uçurumdan atlayarak intihar eder.Spáchal sebevraždu skokem z okna.
Birkaç kez intihara teşebbüs etmiştir.Několikrát se pokusil o sebevraždu.
MÖ 42 yılındaki Filippi savaşından sonra intihar etmiştir.Po prohrané bitvě u Filipp spáchal sebevraždu.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.Střelec po útoku spáchal sebevraždu.
Kleopatra ve Antonius intihar ettiler.Nedlouho poté spáchali Marcus Antonius a Kleopatra sebevraždu.
Öğleden sonra, Goebbles ve eşi, kendi çocuklarını öldürdükten sonra intihar ettiler.Vzápětí na to Goebbels a jeho žena otrávili své děti a spáchali sebevraždu.
Bir süre sonra kızı intihar eder.Krátce poté spáchá sebevraždu.
Quinlan ilaç içerek intihar etti.Cathy spáchá sebevraždu požitím prášků.
Tom'un zahiri bir intihardan dolayı öldüğü biliniyordu.Kirké poznala, že je tíží zločin vraždy.
Polis yetkilileri, olası bir intihardan şüphenlendiklerini açıklamıştır.Policistům sdělili, že mají podezření na vloupání.
1946'da aniden camdan atlayarak intihar ettiği rapor edildi.V šedesáti letech spáchal sebevraždu skokem z okna.
Bir başka görüşe göre, her biri bir siyanür kapsülü (zehir) içerek intihar ettiler.Aby uchránil svou rodinu, zvolil si sebevraždu kyanidovou kapslí.
Pakistan Talibanı, Müşerref'in intihar bombacılarına hedef olacağını duyurdu.Později oznámil Pákistánský Taliban zodpovědnost za únos.
Adolf Hitler, 30 Nisan 1945'te Berlin'deki yer altı sığınağı Führerbunker'de kendini vurarak intihar etti.Adolf Hitler se zastřelil 30. dubna 1945 ve svém bunkru v Berlíně.
Praetorian muhafızlar Nero'yu tutukladılar ve sonradan aktarıldığına göre intihar etmeye zorladılar.Opuštěn pretoriánskou gardou spáchá Nero sebevraždu.
Filistinliler, İsrailli sivillere karşı intihar saldırılarına başladı.V izraelských ulicích začali útočit palestinští sebevražední atentátníci.
Bir intihar komandosu kendi silahıyla öldü.Útočník vyzbrojený samopalem byl zastřelen policií.
Toplu intihardan sadece 2 kadın ve 5 çocuk hayatta kalmıştır.Z 15 dětí přežili jen tři bratři a dvě sestry.
Atâ, Şefika'yı hasta bir şekilde görünce eczaneden zehir alır ve intihar eder.To mu ovšem jenom přitíží, tudíž zajde do lékárny a koupí tam jed.
Mayıs 1947'de kaldığı hapishanenin 4. katından atlayarak intihar etti.Na členství v parlamentu rezignoval na 47. schůzi v květnu roku 1919.
Kino ile yedek tuttuğu görüntüler sonrasında Spencer'ın intihar ettiği anlaşılır.Poté co Eli obnoví záznamy ze zálohy, na záznamu KINa je vidět, že se poručík Spencer zastřelil sám.
Görünüşe göre uyku haplarının aşırı dozda alındığı bir ilaçla intihar etmişti.Tehdy se pokusila i o sebevraždu, když si vzala větší dávku aspirinu.
Siber zorbalık ^ a b "Mavi Balina oyunu nedir, çocukları intihara mı sürüklüyor?".'Sebevražedná hra' Modrá velryba je fake aneb Co nám vraždí naše děti?.
"Hayri Kozakçıoğlu intihar etti".Největší vědecký „zloděj“ spáchal sebevraždu.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.Policie případ řešila jako sebevraždu.
Lafargue'ler 1911'de birlikte intihar ettiler.Roku 1911 spáchal Lafargue sebevraždu spolu se svou manželkou Laurou.
Başarısız olunca intihar eder.Po zjištění spáchá sebevraždu.
16 Mayıs 2014'te İzmit ilçesinin Topçular Mahallesindeki evinde kendini iple tavana asarak intihar etti.18. května 1980 spáchal ve svém bytě sebevraždu oběšením na prádelní šňůře.
Fakat sık sık intihar teşebbüslerinde bulunuyordu.Často docházelo také k sebevraždám.
1944 yılında intihar etti.V roce 1954 spáchal sebevraždu.
Majör depresyon bozukluğuna sahip yetişkin hastaların %2-7'si intihar ile yaşamını kaybetmektedir.5–15 % nemocných s depresivní poruchou ukončí svůj život sebevraždou.
Ertesi yıl intihar etti.Po několika letech spáchal sebevraždu.
Underwood sonunda intihar süsü vererek Russo'yu öldürür.Rudolf je Smrtí sveden k sebevraždě.
Geli 1931'de intihar etti.Geli s-a sinucis în 1931.
Antonescu'nun ilk karısı Aurelia, yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle 2004 yılında intihar etti.Prima sa soție, Aurelia Antonescu, s-a sinucis în 2004 din cauza suferinței provocate de o boală incurabilă.
30 Nisan - Hitler intihar etti.Pe 30 aprilie 1945, Hitler s-a sinucis.
Hain ihbarçı Karel Čurda intiharı denedikten sonra, 1947'de vatana ihanet nedeniyle asılarak idam edildi.Trădătorul Karel Čurda, după ce a încercat să se sinucidă, a fost spânzurat în 1947 pentru înaltă trădare.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.După aceea, atacatorul s-a sinucis cu arma sa.
Öğleden sonra, Goebbles ve eşi, kendi çocuklarını öldürdükten sonra intihar ettiler.În după-amiaza, Goebbels și soția lui și-au ucis copiii și apoi s-au sinucis ei înșiși.