Şarkı, bir intihar şarkısı olarak yorumlanmaktadır.Так, наче пісня зрештою може опинитися на The Massacre.
Fakat Jennifer geri gelmiştir ve intikam almakta kararlıdır.Емі дізналась про це і вирішила помститися.
Bu da onun intiharıyla sonuçlanıyor.Причиною цього стало самогубство його дружини.
Ve aynı zamanda da oğlunun intihar ettiğini öğrenen Kreon'un eşi de intihar etti.Дружина Креонта Еврідіка, довідавшись про смерть сина, в розпачі також чинить самогубство.
Ya her şeyi affedip yeni bir hayata başlamak, ya da babasının intikamını almak.За будь-яку ціну вона повинна розплутати клубок давнього злочину і помститися за смерть батьків.
Deformasyona uğrayan Jack Naier, Joker kimliğine bürünerek Grissom'ın yanına gider ve ondan intikamını alır.Не дивно, що на полювання за однооким Джеком, який викрав Грейс Сондерс, посилають саме його.
Bir kişinin ailesinden bir birey öldürülürse intikam alma o kişinin göreviydi.Якщо людина померла насильницькою смертю, родичі повинні були мстити вбивці.
Bence, her iki şarkı birbirine oldukça benziyor; bir intihal söz konusu değil," dedi.У моїй пісні можуть перетинатися дві або три різні теми, а назва може абсолютно нічого не означати».
1933'te tanınmış bir dolandırıcı olan babası intihar etti.У 1933 напередодні арешту Скрипник застрелився.
Tom bir intihar notu bıraktı mı?Том лишив предсмертну записку?
Tom'un neden intihar ettiğini biliyor musun?Ти знаєш, чому Том вчинив самогубство?
Polis bunun bir intihar olduğunu düşünüyor.Поліція вважає, що це самогубство.
Ancak "Rusya'nın güçlü olduğu" zamanlarda ruşistler intikam alma fırsatı bulduğu iddia ediliyor.[1][2]Але за часів, «коли Росія сильна», рашисти нібито мають можливість помститися.[1][31]
Bazı siyasetçiler ve işadamları, suçları ortaya çıktıktan sonra intihar ettiler.Někteří politici a průmyslníci poté, kdy byly odhaleny jejich zločiny, spáchali sebevraždu.
1912 yılında annesi Sambre Nehri'ne atlayarak intihar etti.Zde také v roce 1912 jeho matka spáchala sebevraždu – utopila se v řece Sambre.
Şeytan, öbür yanağını dönmek yerine intikam almayı temsil eder!Satan znamená pomstu, nikoli nastavení druhé tváře!
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.V roce 1976 spáchala sebevraždu užitím nadměrného množství léků pro spaní.
Çoğu tutsak alındı, bir kısmı intihar etti.Většina byla popravena, někteří spáchali sebevraždu.
Fakat Katja adalet ve intikam istemeye karar verir.Pivo poté přísahá spravedlnost a pomstu.
Nancy hariç herkes bunun intihar olduğunu düşünmektedir.Všichni, až na Samuela, předpokládají, že spáchal sebevraždu.
15 Eylül 2012 tarihinde oğlu Sedar Sakık, evinin balkondan atlayarak intihar etmiştir.15. května 2011 spáchal patrně sebevraždu skokem z okna svého bytu.
30 Nisan - Hitler intihar etti.Dne 30. dubna 1945 spáchal Hitler sebevraždu.
İason Medea'dan intikam almaya yemin eder.Enrico přísahá Edgardovi pomstu.
Claude şans eseri hapishane arabasından kurtulunca Catalina'yı intikamını almak için aramaya başlar.Claude však uteče z vězení a pátrá po Catalině, aby se jí pomstil.
Poppea intikam yemini eder.Aufidius přísahá pomstu.
Ripley, Greenleaf'in adına sahte bir intihar notu hazırlar ve Venidik'e taşınır.Ripley je donucen napsat Dickieho jménem sebevražedný dopis na rozloučenou a přestěhuje se do Benátek.
Müdür Norton tutuklanmamak için intihar ediyor.Norton spáchal sebevraždu dříve, než stihl být zatčen.
Onların intikamını almak için Memnon'u öldürmesi gerekiyordur.Rozhodne se pomstít bratra a zabít Memmona.
Amacı ağrısız acısız ve umutsuz hastaların zahmetsizce intihar etmesine yardımcı olmaktır.Cílem je mimo jiné zbavit zvíře zbytečné bolesti a stresu.
(Başka bir görüş de, kendini evinin pencere demirlerinden asarak intihar ettiğidir.)(Ti se mezitím riskantně spustili z okna po tenkém zemnicím kablíku od vysílačky.)
Bridgman 1961 yılında, metastatik kanserle bir süre boğuştuktan sonra, intihar etmiştir.Poté, co mu byla sdělena diagnóza metastázující rakoviny, Bridgman spáchal v roce 1961 sebevraždu.
Jack'in gerçek amacı ise intikamını ve gemisini Barbossa'dan almaktır.Jackovy pravé úmysly jsou odhaleny, když napadne a vystřelí na Barbossu.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Během svého života se dvakrát pokusil o sebevraždu.
Bazıları ise intihar etmişti.Několik lidí zde také spáchalo sebevraždu.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.Lidé věřili, že pobité skřety před svým odchodem kamením zasypali huorni.
Yalnız intihar ve öldürülme olayında kişinin öleceği Allah katında bilinmektedir.Tak se vyplnila i věštba - ani smrtelník ani bůh je nemohl zabít, jen oni sebe navzájem.
Fakat Sweeney'in aklında intikamdan başka hiçbir şey yoktur.Od této chvíle Wahn nemyslí na nic jiného než na pomstu.
Uçurumdan atlayarak intihar eder.Spáchal sebevraždu skokem z okna.
Nihayet hanedana intisabı oluşu da hakkında tereddütler uyandırmakta idi.Souběžně s ním do vádí al-Araba ústí i Nachal Paran.
Birkaç kez intihara teşebbüs etmiştir.Několikrát se pokusil o sebevraždu.
Mısır'da Kleopatra Antonius'un yeni evliliğini öğrenir ve bu haberi getiren ulaktan azgınca bir intikam alır.V Egyptě se Kleopatra dozvídá o Antoniově manželství a v hněvu trestá posla, který jí zprávu sdělil.
Ayrıca kendisine tecavüz eden erkeği bulup hayatını zindana çevirmek için intikam arzusuyla yanıp tutuşmaktır.Požádal tedy muže, aby rozdělal oheň a pak do něj zajíc skočil.
MÖ 42 yılındaki Filippi savaşından sonra intihar etmiştir.Po prohrané bitvě u Filipp spáchal sebevraždu.
Saldırgan daha sonra silahıyla intihar etti.Střelec po útoku spáchal sebevraždu.
Operasyon adını Yunan mitolojisindeki intikam tanrıçası "Nemesis"ten almıştır.Operace získala krycí název podle řecké bohyně odplaty Nemesis.
Kleopatra ve Antonius intihar ettiler.Nedlouho poté spáchali Marcus Antonius a Kleopatra sebevraždu.
Öğleden sonra, Goebbles ve eşi, kendi çocuklarını öldürdükten sonra intihar ettiler.Vzápětí na to Goebbels a jeho žena otrávili své děti a spáchali sebevraždu.
Bir süre sonra kızı intihar eder.Krátce poté spáchá sebevraždu.
Quinlan ilaç içerek intihar etti.Cathy spáchá sebevraždu požitím prášků.
Tom'un zahiri bir intihardan dolayı öldüğü biliniyordu.Kirké poznala, že je tíží zločin vraždy.
Polis yetkilileri, olası bir intihardan şüphenlendiklerini açıklamıştır.Policistům sdělili, že mají podezření na vloupání.
1946'da aniden camdan atlayarak intihar ettiği rapor edildi.V šedesáti letech spáchal sebevraždu skokem z okna.
Bir başka görüşe göre, her biri bir siyanür kapsülü (zehir) içerek intihar ettiler.Aby uchránil svou rodinu, zvolil si sebevraždu kyanidovou kapslí.
Pakistan Talibanı, Müşerref'in intihar bombacılarına hedef olacağını duyurdu.Později oznámil Pákistánský Taliban zodpovědnost za únos.
Bu nedenle arkadaşlarından intikam almaya yemin eder.Jeho smrt bude pomstěna kamarády.
Adolf Hitler, 30 Nisan 1945'te Berlin'deki yer altı sığınağı Führerbunker'de kendini vurarak intihar etti.Adolf Hitler se zastřelil 30. dubna 1945 ve svém bunkru v Berlíně.
Praetorian muhafızlar Nero'yu tutukladılar ve sonradan aktarıldığına göre intihar etmeye zorladılar.Opuštěn pretoriánskou gardou spáchá Nero sebevraždu.
Minogue'un 1998'deki Intimate and Live adlı turnesi talep üzerine uzatıldı.Její koncertní turné Intimate and Live Tour v roce 1998 bylo kvůli zájmu prodlouženo.
Filistinliler, İsrailli sivillere karşı intihar saldırılarına başladı.V izraelských ulicích začali útočit palestinští sebevražední atentátníci.
Bir intihar komandosu kendi silahıyla öldü.Útočník vyzbrojený samopalem byl zastřelen policií.