Bazı çocukların intihar saldırılarında yer aldıkları da iddia edilmektedir.Sommige kinderen worden gebruikt voor zelfmoordmissies.
Yalnız intihar ve öldürülme olayında kişinin öleceği Allah katında bilinmektedir.Want god weet hoelang de ongelukkigen hebben gedreven voor de dood een einde aan alles maakte.
Akabi intihar etmeye karar verir.Badii wil zelfmoord plegen.
14 Temmuz 1960 tarihinde Yassıada'da intihar etti.Norisada pleegde op 4 juli zelfmoord.
Gebe olduğu anlaşılınca Artemis tarafından kovulur, Hera tarafından intikam hırsıyla bir ayıya dönüştürülür.Als ze aangevallen worden door een haai worden ze net op tijd gered door een harpoen.
Bence, her iki şarkı birbirine oldukça benziyor; bir intihal söz konusu değil," dedi.De twee liederen werden apart van elkaar gecomponeerd, ze hebben geen gemeenschappelijk thema.
23 Temmuz 2016 tarihinde, Afganistan'ın başkenti Kabil şehrinde meydana gelen bombalı intihar saldırıları.Op 27 januari 2018 vond er een bomaanslag plaats in de Afghaanse hoofdstad Kabul.
Çaresiz insanları intihar etmeye ikna eder.De wanhopige vrouw wordt bijna tot zelfmoord gedreven.
2004 yılında, 108 kişi ormanda intihar etti.In 2004 telde Tramaced 108 inwoners.
1371'de Sırpsındığı Savaşı'nın intikamını almak isteyen Sırpları Çirmen Savaşı'nda yendi.De Franse koning had de bedoeling de nederlaag te wreken die hij leed bij de Guldensporenslag in 1302.
Daha sonra intihar etmeye zorlanır veya öldürülür.Hierna moeten zij vernietigd of verkocht worden.
Kosinski 1991 yılında kendini boğarak intihar etmişti.Pfleghar pleegde in 1991 zelfmoord.
O intihar etti.Hij heeft zelfmoord gepleegd.
Gazeteye göre, o intihar etmiş.Volgens de krant heeft hij zelfmoord gepleegd.
Öyleyse o pişmanlıktan intihar etti.Heeft ze dan uit berouw zelfmoord gepleegd?
İki haftaya kalmadan Hitler intihar etti ve Avrupa'da savaş sona erdi.W ciągu dwóch tygodni Hitler popełnił samobójstwo i wojna w Europie zakończyła się.
Don Carlo artık babasının intikamını alabileceği için çok sevinir.Don Carlos cieszy się, że być może zdoła pomścić ojca.
1978 yılında aşırı dozda uyku ilacıyla intihar etti.W 1978 popełniła samobójstwo, zażywając środki nasenne.
Hamas, ilk intifada sırasında benzer davranış gösterdi.Szczególną aktywność wykazał w trakcie pierwszej intifady.
İlişkilerinin ilk döneminde iki kere intihara kalkıştı.Na początku ich znajomości próbowała dwukrotnie popełnić samobójstwo.
Başarısız olunca intihar eder.Kiedy to się nie udaje, popełnia samobójstwo.
Buna rağmen Joseph Goebbels ve eşi Magda Goebbels de 1 Mayıs 1945'te intihar etti.Magda i Joseph Goebbelsowie popełnili samobójstwo w maju 1945 roku.
24 Haziran 2007 tarihinde Chris Benoit kendini asarak intihar etmiştir.24 czerwca 2007 Chris Benoit prawdopodobnie popełnił samobójstwo, poprzedzone zabójstwem żony i syna.
Yalnız intihar ve öldürülme olayında kişinin öleceği Allah katında bilinmektedir.Lecz Bóg, który jedynie jest nieśmiertelny, udzieli życia wiecznego swoim odkupionym.
Flosi, Höskuldur’ün karısının amcası, güçlü reislerden de yardım alarak katillerden intikamını alır.Flosi, wujek żony Höskuldra, chcąc zemścić się na zabójcach, szuka pomoc u wpływowych wodzów.
2001 - Bir Hamas intihar bombacısı, Tel Aviv'deki bir diskoda 21 kişinin ölümüne yol açtı.2001: 21 osób zginęło w dokonanym przez Hamas samobójczym zamachu bombowym na dyskotekę w Tel Awiwie.
Bir hayat kadınını intihardan kurtardı.Uratował homoseksualistę od samobójstwa.
9 Haziran - Roma İmparatoru Neron, intihar etti.9 czerwca – Neron popełnił samobójstwo.
Gerçekte ise kardeşlerin ikisi de intikamcılar tarafından öldürülmüşlerdir.Podczas walki obaj bracia zostali odcięci od reszty swoich towarzyszy.
Anlatıcı Montresor, arkadaşı olan soylu Fortunato'dan intikam aldığı gecenin öyküsünü anlatır.Montresor opowiada historię pewnej nocy, kiedy to zemścił się na Fortunacie, zaprzyjaźnionym szlachcicu.
Ancak Jimmy intihar eder.Jimmy decyduje się popełnić samobójstwo.
Olayın faili Seung-Hui Cho intihar etmeden önce otuz iki insanı öldürdü ve birçok kişiyi de yaraladı.Student Cho Seung-hui zabił 32 osoby, po czym popełnił samobójstwo.
Birkaç kez intihara teşebbüs etmiştir.Kilkakrotnie podejmował próby samobójcze.
Bu kişi daha sonra evin mahzeninde intihar etti.Popełnił on następnie samobójstwo w więzieniu.
Dave, Susan'dan intikam alacaktı.Dave zadzwonił do Susan.
Artık o küçük düşürülmüş kadınların intikam iblisidir.Upokorzona dziewczyna postanawia się zemścić.
Polisler bunun intihar olduğuna karar verdiler.Policja uznaje, że było to samobójstwo.
Jack'in gerçek amacı ise intikamını ve gemisini Barbossa'dan almaktır.Ale Jack nie zamierzał się zabić i zachował tę kulę dla Barbossy.
Kleopatra ve Antonius intihar ettiler.Marek Antoniusz popełnił samobójstwo.
İşsizlik ve intihar oranları da düşüktür.Zarówno zabójstwo jak i samobójstwo nie dochodzą do skutku.
İki büyük kardeş küçük kardeşlerinin mutluluğu için intihar etmeye karar verirler.Dwaj starsi synowie polecili wykonać pracę swoim młodszym braciom.
Æsir arasında intikam ile ilişkilendirilen tanrı.Dlaczego miłościwy Bóg wywrze pomstę?
Genç bununla barışmayıp intikam alma kararını alır.Jego Duch nie może zaznać spokoju i pragnie zemsty.
Buna çok üzülen Guru, sevgilisinin intikamını almak için katilin peşine düşer.Zazdrosny mąż zleca pobicie jej kochanka.
Ertesi yıl intihar etti.Następnego dnia popełnił samobójstwo.
Oğlu Orestes sonradan babasının intikamını aldı ve annesi ile sevgilisini öldürdü.Po ośmiu latach od morderstwa wspólnie z Orestesem pomściła ojca i zabiła matkę i jej kochanka.
Ölü kocasının hayaleti hala evdedir ve tek istediği intikamdır.Stale prześladowany przez ducha zmarłej ukochanej, znajduje ukojenie dopiero w śmierci.
1971 yılında annesi intihar etti.W 1971 popełniła samobójstwo.
Krum bunun intikamını almaya başladı.Mackin postanawia się na nim zemścić.
Daha önce yaptıkları kötülük nedeniyle kendilerinden intikam almasından korkuyorlardı.Oto ci, których sobie zarobił są z nimi, a ci których sobie wypracował są przed nim.
Fakat Skripnik bunu reddetti ve ardından intihar etti.Chłopiec jednak odrzuca tę ofertę i popełnia samobójstwo.
Anya da yaptığı intikam büyüsünü tersine çevirmesini ister.Ma także spróbować zdjąć rzucone na siebie przekleństwo.
Çaresiz insanları intihar etmeye ikna eder.Zdesperowany postanawia popełnić samobójstwo.
Ortaçağ Japonya'sına ait bir ritüel intihar yöntemidir.W Japonii narodził się zwyczaj rytualnego samobójstwa seppuku.
Mısır kraliçesi Kleopatra'nın kendini bir kobraya sokturarak intihar ettiği rivayet edilir.Kleopatra, królowa Egiptu, również spała pod tego typu zasłoną.
16 Mayıs 2014'te İzmit ilçesinin Topçular Mahallesindeki evinde kendini iple tavana asarak intihar etti.20 maja 2013 roku były dyrektor generalny agencji popełnił samobójstwo w piwnicy własnego domu.
Aylar sonra, olay henüz çözülememişken, kızın nişanlısı da intihar etti.Miesiąc później, gdy dochodzenie ciągle trwało, jej narzeczony został znaleziony martwy.
Hitler intihar ettiğinde bitişik Parti Başbakanlığı'ndaydım.Była obecna w bunkrze Hitlera, gdy popełnił samobójstwo.
Başkasının hayatını kurtarmak için intihar etmiştir.I Ty możesz uratować komuś życie (pol.).
Yazar, 2 Aralık 1980'de Paris'te, kendisini tabancayla vurarak intihar etti.22 lutego 1989 pisarz popełnił samobójstwo, odbierając sobie życie strzałem z pistoletu.