Sami insanlara karşı pek kibar değildir.Sami is not very nice to people.
Boston'un en sevdiğim taraflarından biri de insanları.One of my favorite things about Boston is the people.
Tanıdığım insanların çoğu Fransızca konuşabilir.Most of the people I know can speak French.
Tom insanların Mary'ye gülebileceklerinden korkuyordu.Tom was afraid people might laugh at Mary.
Tom insanların Mary'ye gülebileceğinden korkuyor.Tom is afraid people might laugh at Mary.
Tanıdığım insanların çoğu Boston'da yaşıyor.Most of the people I know live in Boston.
Tom insanların ona gülebileceğinden korkuyor.Tom is afraid people might laugh at him.
Tom, insanların onu çıplak görmesini istemiyordu.Tom didn't want people to see him naked.
Her zaman yalan söyleyen insanlara katlanamam.I can't stand people who always lie.
Buradaki insanların çoğu Fransızca konuşabilir.Most people here can speak French.
Boston'da bazı hoş insanlarla tanıştım.I met some nice people in Boston.
Böyle insanlara katlanamam.I can't stand people like that.
Sami Müslümanların senin benim gibi insanlar olduğunu biliyordu.Sami knew that Muslims were ordinary people.
Sami Müslüman çalışanların iyi insanlar olduğunu ve onlara güvenebileceğini düşünüyordu.Sami thought that his Muslim workers were good people and that he could trust them.
Müslümanlar da diğer insanlar gibidir; iyisi de vardır, kötüsü de.Muslims are normal people and there are good Muslims and bad Muslims.
Günümüz insanları daha değişik düşünüyor.People today think differently.
Çağımız insanlarının düşünceleri daha farklı.People today think differently.
Tom insanların isimlerinin eskisi kadar iyi hatırlamıyor.Tom doesn't remember people's names as well as he used to.
Tom ve Mary bildiğim en cömert insanlardan ikisidir.Tom and Mary are two of the most generous people I know.
Tom şimdiye kadar tanıştığım en sıkıcı insanlardan biridir.Tom is one of the most boring people I've ever met.
Tom bildiğim en cömert insanlardan biridir.Tom is one of the most generous people I know.
Tom çok sayıda ilginç insanlarla tanıştı.Tom has met a lot of interesting people.
Tom çeşitli ülkelerden insanlarla tanıştı.Tom met people from various countries.
Çok sayıda ilginç insanlarla tanıştım.I've met a lot of interesting people.
Çalıştığım insanlardan hoşlanmıyorum.I don't like the people I work with.
Tom ve John akıllı insanlardır.Tom and John are intelligent men.
Sık sık insanların adlarını unutuyorum.I often forget people's names.
Çalıştığım insanları seviyorum.I like the people I work with.
Bazı insanlar çok bencildir.Some people are very selfish.
Kışın yüzmek sağlıklı insanlar için tehlikeli değildir.Winter swimming isn't dangerous for healthy people.
Onların kötü insanlar olduklarına gerçekten inanıyorum.I truly believe they're bad people.
Ben insanlardan nefret eden bir insanım.I'm a human who hates humans.
Yan tarafta yaşayan insanları sevmiyorum.I don't like the people living next door.
Tom konuşunca insanlar dinler.When Tom speaks, people listen.
Tom konuştuğu zaman insanlar dinler.When Tom speaks, people listen.
Bana dokunan insanlardan hoşlanmam.I don't like people touching me.
Bazı insanlar Tom'un ve benim garip olduğumuzu söyler.Some people say that Tom and I are weird.
Sami insanlara zarar verebileceğinin farkındaydı.Sami was aware that he could hurt people.
Sami insanlara Leyla'dan hoşlandığını söyledi.Sami told people that he liked Layla.
Adil görünen insanlar bazen hiç adil değildirler.People that look fair are sometimes not fair at all.
Ordudaki insanlar sirkte gülmezler.People who were in the army don't laugh at the circus.
Mavi ışık, insanların kendilerini uykulu hissetmesini önler.Blue light prevents humans from feeling sleepy.
Sami insanları ellerinden gelenin en iyisini yapmaya itti.Sami pushed people to be their best.
Sami insanları şok etmekten keyif alırdı.Sami liked to shock people.
Oradaki o insanlar neden kuyrukta dayanıyorlar?Why are those people over there standing in line?
Bütün o insanlar Tom'u mu bekliyor?Are all those people waiting for Tom?
Tom şimdiye kadar karşılaştığım en rahatsız edici insanlardan biridir.I don't think I've ever met anybody who knows how to do that.
Sami etrafındaki diğer insanlara ihtiyaç duyuyordu.Sami needed other people around him.
Sami, insanlara artık Leyla'nın çevresinde olmak istemediğini söyledi.Sami told people he didn't want to be around Layla anymore.
Deniz suyu içmek insanlar için ölümcül olabilir.Drinking seawater can be deadly to humans.
Sami o kategorideki insanlar arasında yer alır.Sami falls into that category of people.
Sami, Leyla'yı öldürmek için insanlar kiraladı.Sami hired people to murder Layla.
Sami, Leyla'yı öldürmek için insanlar tuttu.Sami hired people to murder Layla.
Sami, fidye için insanları kaçırdı.Sami kidnapped people for ransom.
Sami insanlara şaka yapmayı severdi.Sami liked to prank people.
Sami en az iki katı yaşındaki insanlarla takılıyordu.Sami hung out with people at least twice his age.
İkisi çok önemli insanlardı.Two of them were very important people.
Sami tehlikeli insanlarla arkadaş olmuştu.Sami befriended dangerous people.
Sami o insanların bir kısmının evine girmesine izin verdi.Sami allowed some of those people into his home.
Sami insanlarla Tanrı'yı oynadı.Sami played God with people.