Tom gibi insanlara tahammül edemem.I can't stand people like Tom.
Tom insanları nasıl rahatlatacağını bilir.Tom knows how to comfort people.
Tom şarkı söylemek ve insanları eğlendirmek için para alır.Tom gets paid to sing and to entertain people.
Odadaki bazı insanları tanıyorum.I know some of the people in the room.
Tom'un partisinde sadece bazı insanları tanıyordum.I only knew some of the people at Tom's party.
Bütün bu insanları nasıl besleyeceğiz?How are we going to feed all these people?
Sizi ne tür insanlar sinirlendirir?What kind of people irritate you?
Ben her zaman başka insanlara yardım etmeye çalışırım.I always try to help other people.
Bazı insanlar tuhaf olduğumu söylerler.Some people say that I'm weird.
Bazı insanlar güzel konuşan olduğumu düşünürler.Some people think I'm eloquent.
Bazı insanlar eksantrik olduğumu düşünüyor.Some people think I'm eccentric.
Orada o insanları tanıyor musun?Do you know those people over there?
Burada bazı ilginç insanlarla tanıştım.I've met some interesting people here.
Umarım partide tanıdığım insanlar olur.I do hope there'll be people I know at the party.
Bazı insanlar sağı solu belli olmayan biri olduğumu söylüyor.Some people say I'm unpredictable.
Eğer iklim sert ve şiddetli ise, insanlar da sert ve şiddetlidir.If the climate is harsh and severe, the people are also harsh and severe.
Bazı insanlar çok iyi dans ettiğimi söyler.Some people say that I dance very well.
Akıllı insanlar neden aptalca şeyler yapıyor?Why do smart people do stupid things?
Umutsuz insanlar umutsuz şeyler yapar.Desperate people do desperate things.
Bu odadaki tüm insanlar erkektir.All the people in this room are men.
Fadıl başka insanlar için çok tehlikeliydi.Fadil was very dangerous to other people.
Bazı insanlar reddedilmeye tahammül edemezler ve bu olduğunda intikam isterler.Some people cannot tolerate to be rejected, and when this happens, they want revenge.
Neden insanların bana böyle böyle davranmalarına izin veriyorum?Why am I letting people treat me like this?
Fadıl, insanlara neden İslam'a geçtiğini anlatan videolar yaptı.Fadil did videos to tell people why he converted to Islam.
Fadıl insanların güvenini kazandı.Fadil gained the trust of people.
Sen tanıdığım en akıllı insanlardan birisin.You are one of the most intelligent people I know.
Sen tanıdığım en zeki insanlardan birisin.You're one of the most intelligent people I know.
Rusya ve Almanya'da insanlar günde sekiz saat çalışırlar.In Russia and Germany, people work eight hours a day.
Sen gerçekten insanların olduğunu söylediği kadar cimri olamazsın.You can't really be as mean as people say you are.
Neden insanların sana öyle davranmasına izin veriyorsun?Why do you let people treat you like that?
Ekibimizde bir sürü iyi insanlarımız var.We have a lot of good people on our team.
Tom insanlara kendisi için bir şeyler yaptırmada iyidir.Tom is good at getting people to do things for him.
Tom insanların olduğunu söylediği kadar zengin olamaz.Tom can't really be as rich as people say he is.
Tom gerçekten insanların olduğunu söylediği kadar pinti olamaz.Tom can't really be as mean as people say he is.
Bazı insanlar biraz tuhaf olduğumu söylüyor.Some people say I'm a little weird.
O insanlar Fransızca konuşuyor.Those people are speaking French.
Sami şanslı insanlardan biriydi.Sami was one of the lucky ones.
Tom insanları taklit etmekte çok iyidir.Tom is very good at imitating people.
Bu insanlar aptallar.These people are idiots.
Bu insanlar dünyanın pisliğidir.These people are the scum of the earth.
Eğer insanlar onun için savaşmazsa, özgürlük asla güvenli olamaz.Freedom can never be secure if people don't fight for it.
Eğer onun için savaşmazlarsa insanlar özgürlüğe sahip olamazlar.People can't have freedom if they don't fight for it.
Onun konuşmaları başka insanlar tarafından yazılıyor.His speeches are all written by other people.
Onun konuşmalarının hepsi diğer insanlar tarafından yazılmaktadır.Her speeches are all written by other people.
Patatesler insanları yemezler!Potatoes don't eat people!
Tom, insanların yaptığını söylediği şeyi yapmamış olabilir.Tom might not have done what people say he did.
Tanımadığım insanlarla konuşmaya alışkınım.I'm used to talking to people I don't know.
Tom insanlara ne yapacağını söylemeyi sever.Tom likes to tell people what to do.
Onlara benim adımın ne anlama geldiğini söyleyince insanlar çok şaşırır.People are very surprised when I tell them what my name means.
Tom insanları sevindirmek istedi.Tom wanted to please the crowd.
Bazı insanlar bu fikri beğeniyor.Some people like this idea.
Bazı insanlar onun fikrinden hoşlanıyor.Some people like his idea.
Ama insanların salak olduğunu mu düşünüyorsun?But do you think people are stupid?
Ölümümden sonra insanların benim adımı hatırlamalarını istiyorum.I want people to remember my name after I'm dead.
Bu araştırmaya göre, çocukları olan insanlar olmayanlardan daha uzun yaşamaktadır.According to this study, people who have children live longer than those who do not.
Bu insanların bize ne yapacağımızı söylemelerine izin veremeyiz.We cannot let these people tell us what to do.
Uzay istasyonlarındaki insanlar uçarlar.People on space stations float.
Bugün sadece genç insanları anlamıyorum.I just don't understand young people today.
Bazı insanlar haftada beş günden fazla çalışır.Some people work more than five days a week.
Bazı insanlar Tom'un fikrinden hoşlanıyordu.Some people liked Tom's idea.