Onun insanların gerçekten düşündükleri şey olduğunu sanmıyorum.I don't think that's what people really think.
Bu insanları buradan çıkarmalıyız.We have to get these people out of here.
Bu insanlarla hiç tanışmadım.I've never met those people.
Tom üst kattaki insanları duyabiliyordu.Tom could hear people upstairs.
Etrafımdaki insanlara sahip olmayı seviyorum.I like having people around me.
Bu kasabadaki insanları seviyorum.I love the people in this town.
Tom insanların onun hakkında bilmesini istemiyor.Tom doesn't want people to know about that.
Tom, insanların onun hakkında kötü şeyler söyleyeceğini biliyordu.Tom knew that people were going to say bad things about him.
Kedi insanların evlerinde yaşayan vahşi bir hayvandır.The cat is a wild animal that inhabits the homes of humans.
Bazı insanlar dünyanın düz olduğunu düşünüyorlar.Some people believe that the world is flat.
Bazı insanlar hâlâ dünyanın düz olduğunu düşünüyorlar.Some people still believe that the world is flat.
Ben sadece insanları konuşturmayı tercih ederim.I'd rather just let people talk.
Bazı insanların Noel şarkıları söylediğini duydum.I heard some people singing Christmas carols.
Kibirli insanlardan hoşlanmam.I don't like arrogant people.
Annem böyle yaygın insanlarla ilişkili olduğunu bilseydi ne derdi!What would Ma say if she knew you associated with such common people!
O bütün fakir insanların bacalarını düşürür ve çorapları taşmasına doldurur.He tumbles down all the poor people's chimneys, and fills up the stockings to overflowing.
Genç insanlar donmuş gölet üzerinde paten yapıyorlardı.Young people were skating on the frozen pond.
Bankalar insanları soyuyor ve insanlar bankaları soyuyor.The banks rob people, and people rob the banks.
Dil, insanların yaşadığı dünyadır.Language is the world in which the people live.
Helsinki'deki martılar insanların elinden dondurma çalar.The seagulls in Helsinki steal ice cream out of people's hands.
Politika insanları böler ama kültür onları birleştirir.Politics divides people, but culture unifies them.
Bu insanların çoğunu oldukça iyi tanıyorum.I know most of those people pretty well.
Neden bazı insanlar Noel'den hoşlanmıyor?Why do some people not like Christmas?
Benzer kişiliğe sahip insanlar birbirlerine sempati duyar.People who have similar personalities feel sympathy for one another.
Tom gibi insanlara ihtiyacımız var.We need people like Tom.
Nakliyeciler kitap okuyan insanlardan hoşlanmazlar. Ama en azından iyi bir nedenleri var.Movers don't like people who read books. But at least they have a good reason.
Bu genç insanlara dünyadaki tüm başarıyı diliyorum.I wish these young people all the success in the world.
Genç insanlar çok hassastır.Young people are very impressionable.
Aslında oldukça iyi insanlardır.They're actually quite decent people.
Gerçekten steroidler insanları öldürüyor mu?Are steroids actually killing people?
Hayal gücü olmayan insanlar böyle yapar.That's what unimaginative people do.
İyi, tecrübeli insanlarımız var.We've got good, experienced people.
Çalışabilecek insanlar istiyorum.I want people who are able to work.
Bu insanlar her şeyi kaybettiler.These people have lost everything.
Sizin gibi insanların burada olmaması gerekir.People like you shouldn't be here.
Bu insanların gitmesini dilerdim.We wish these people would leave.
Biz insanların hayatlarını zenginleştirmek istiyoruz.We want to enrich people's lives.
Bu, insanların gizleyebileceği bir şey.That's something people can hide.
Bazı insanlar çok iğrençti.Some people were downright nasty.
Avustralya'da insanlar samimi.People are friendly in Australia.
Tom'un şarkı söylemesi kesinlikle insanları mutlu etti.Tom's singing certainly made people happy.
Ağustos böcekleri insanlara zararlı değildir.Cicadas aren't harmful to humans.
Bu insanlar sizi istismar ediyor.These people are exploiting you.
Bu insanlar sizi sömürüyor.These people are exploiting you.
O muhtemelen insanlara yardımcı olurdu.That would probably help people.
Tom insanları bir araya getirmeyi severdi.Tom loved bringing people together.
Tom insanları manipüle etmeye alışkındır.Tom is used to manipulating people.
Ölü insanlar hiçbir şey yapamazlar.Dead men can accomplish nothing.
Askerler de insanlardır.Soldiers are human beings, too.
O konuda insanlarla konuştum.I've spoken to people about it.
Benimle çalışan insanlara sahibim.I have people who work with me.
Bazı insanları anlamıyorum.I don't understand some people.
Bazı insanlar beni anlayabilir.Some people can understand me.
Tom insanları idare etmekten hoşlanıyor.Tom enjoys manipulating people.
Cahil insanlara dayanamam.I can't stand ignorant people.
Diğer insanlar nasıl yönetiyor?How are other people managing?
Senin gibi insanlardan bıktım.I'm tired of people like you.
Gerçekten böyle insanlar var mı?Are there really such people?
Aptal insanlara dikkat et.Watch out for stupid people.
Tom yeni insanlarla tanışmak istiyor.Tom wants to meet new people.