insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
O diğer insanların işine karışma fırsatını kaçırmaz.He does not pass up any opportunity to meddle in other people's business.
Bu banka gizlice onların izni olmadan insanların isimlerine banka hesaplarını açtı.This bank secretly opened bank accounts in people's names without their permission.
İnsanların bizimle çalışmasına ihtiyacımız var.We need people to work with us.
Yoksul insanların etrafında olmaktan hoşlanmam.I don't like being around poor people.
Zengin insanların etrafında olmaktan hoşlanmam.I don't like being around rich people.
İnsanların duygusal yaşamları gittikçe daha istikrarsız hale geliyor.People's emotional lives are becoming more and more unstable.
Onun insanların gerçekten düşündükleri şey olduğunu sanmıyorum.I don't think that's what people really think.
İnsanların kot giydiğini gördüm.I saw people wearing jeans.
Tom insanların onun hakkında bilmesini istemiyor.Tom doesn't want people to know about that.
Tom, insanların onun hakkında kötü şeyler söyleyeceğini biliyordu.Tom knew that people were going to say bad things about him.
Kedi insanların evlerinde yaşayan vahşi bir hayvandır.The cat is a wild animal that inhabits the homes of humans.
Bazı insanların Noel şarkıları söylediğini duydum.I heard some people singing Christmas carols.
İnsanların büyük beyinleri var.Humans have big brains.
O bütün fakir insanların bacalarını düşürür ve çorapları taşmasına doldurur.He tumbles down all the poor people's chimneys, and fills up the stockings to overflowing.
Dil, insanların yaşadığı dünyadır.Language is the world in which the people live.
Helsinki'deki martılar insanların elinden dondurma çalar.The seagulls in Helsinki steal ice cream out of people's hands.
Bu insanların çoğunu oldukça iyi tanıyorum.I know most of those people pretty well.
Sizin gibi insanların burada olmaması gerekir.People like you shouldn't be here.
İnsanların onun ben olduğunu bilmelerini istedim.I wanted people to know it was me.
Bu insanların gitmesini dilerdim.We wish these people would leave.
Biz insanların hayatlarını zenginleştirmek istiyoruz.We want to enrich people's lives.
Bu, insanların gizleyebileceği bir şey.That's something people can hide.
İnsanların endişelerini dinlemek istiyorum.I want to hear people's concerns.
İnsanların kafalarını karıştırmak istemedim.I didn't want to confuse people.
İnsanların keyifli olduklarını düşünüyorum.I think people are delighted.
İnsanların cesaretlendirilmeleri gerekir.People should be encouraged.
Bu insanların üstüne düşmekten vazgeç.Stop coddling these people.
İnsanların hayatlarını kurtarmak için kaçtılar.People ran for their lives.
İnsanların onu yapmasını istiyorum.I want people to do that.
İnsanların kafası karışık.The people are confused.
İnsanların tercihleri var.People have choices.
Bu insanların söylediği hiçbir şeye inanmıyorum.I don't believe anything those people say.
İnsanların neden böyle söylediklerini bilmiyorum.I don't know why people say that.
Yazılım, insanların daha üretken olmasına yardımcı olmak için yazılmıştır.Software is written to help people be more productive.
Yoksul insanların tembel olduğu bir efsanedir.It's a myth that poor people are lazy.
Bu, partiye gelen insanların bir listesi.This is a list of the people who came to the party.
Sadece insanların dikkatli olmasını istiyorum.I just want people to be careful.
İnsanların özgür iradeleri var mı?Do people have free will?
İnsanların özgür irade sahibi olduklarını düşünüyorum.I think people have free will.
İnsanların özgür iradeye sahip olduklarını düşünmüyorum.I don't think people have free will.
İnsanların özgür iradeye sahip olduklarını düşünüyor musun?Do you think people have free will?
Işık kirliliği, dünyadaki insanların üçte birinin Samanyolu'nu görmelerini engeller.Light pollution prevents a third of the people on Earth from seeing the Milky Way.
Bir sonraki şarkı insanların her zaman söylememi istediği şarkı.This next song is one that people always ask me to sing.
Benim işim diğer insanların yapmak istemedikleri şeyleri yapmaktır.My job is to do what other people don't want to do.
İnsanların nasıl tükeneceklerini düşünüyorsun?How do you think humans are going to become extinct?
İnsanların duygularını karıştıramazsın.You can't mess with people's feelings.
Fadıl insanların yaralanıp öldüğü bir olaya karıştı.Fadil was involved in an incident where people were injured and killed.
Bu insanların günlük yaşamı inanılmazdır.The daily life of these people is unbelievable.
İnsanların daha fazla dikkat etmeleri gerek.People need to pay more attention.
İnsanların benim için ne düşündüğüyle ilgilenmiyorum.I don't care what people think about me.
İnsanların işe geri dönmesini sağlamak zorundayız.We have to make sure people get back to work.
İnsanların abartıyor olduklarını sanmıştım.I thought people were exaggerating.
Neden insanların bana böyle böyle davranmalarına izin veriyorum?Why am I letting people treat me like this?
Fadıl insanların güvenini kazandı.Fadil gained the trust of people.
Sen gerçekten insanların olduğunu söylediği kadar cimri olamazsın.You can't really be as mean as people say you are.
Neden insanların sana öyle davranmasına izin veriyorsun?Why do you let people treat you like that?
Tom insanların olduğunu söylediği kadar zengin olamaz.Tom can't really be as rich as people say he is.
Tom gerçekten insanların olduğunu söylediği kadar pinti olamaz.Tom can't really be as mean as people say he is.
İnsanların neden o gibi şeyler yaptıklarını asla anlamayacağım.I'll never understand why people do things like that.
Tom, insanların yaptığını söylediği şeyi yapmamış olabilir.Tom might not have done what people say he did.