insanların ile cümle
insanların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Neden kötü şeyler iyi insanların başına gelir?Why do bad things happen to good people?
Fakat insanların küçük bir umudu var.But people have a little hope.
İnsanların yöntemlerimi sorgulamasına alışkın değilim.I'm not used to having people question my methods.
İnsanların sadakatimi sorgulamasına alışık değilim.I'm not used to having people question my loyalty.
İnsanların kararlarımı sorgulamasına alışkın değilim.I'm not used to having people question my decisions.
Tanrı insanların kaderine çoktan karar verdi.God has already decided the fate of humans.
İnsanların senin hakkında konuşma tarzını sevmiyorum.I don't like the way people talk about you.
Tom insanların ona gülebileceğinden korkuyordu.Tom was afraid people might laugh at him.
Hasta insanların etrafında olmayı sevmiyorum.I don't like being around sick people.
Tom diğer insanların bana söylemediği bir sürü şey söyledi.Tom told me a lot of things other people wouldn't tell me.
İnsanların büyük bir çoğunluğu planı kabul etti.A vast majority of people approve of the plan.
Bu dünyadaki insanların hepsi ölümlüdür.The people on this earth are all mortals.
Tom gerçekten insanların onun olduğunu düşündüğü kadar zengin olabilir mi?Can Tom really be as rich as people think he is?
Fin insanlarının çoğu Çinli insanlara karşı çok arkadaş canlısıdır.Most of the Finnish people are very friendly to Chinese people.
Tom insanların ne düşündüğünü umursamıyor.Tom doesn't care what people think.
Sadece yalnız bırakılmak istediğimi insanların anlaması neden bu kadar zor?Why is it so hard for people to understand that I just want to be left alone?
İnsanların sana söylediği her şeye inanma.Don't believe everything people tell you.
İnsanların Tom'u neden sevdiğini anlamak kolay.It's easy to see why people like Tom.
Tom insanların onu yargılayacağından korkuyordu.Tom was afraid that people would judge him.
Mary insanların onu yargılayacağından korkuyordu.Mary was afraid that people would judge her.
Estetik kliniklerini ziyaret eden insanların sayısı bu son yıllarda artmaktadır.The number of people who visit aestethic clinics have been on the rise these last years.
İnsanların eylemleri onların düşüncelerinin en iyi yorumlarıdır.The actions of men are the best interpreters of their thoughts.
Burada yaşayan insanların %30'unun hiç okyanus görmediği gerçekten doğru mu?Is it really true that 30% of the people who live here have never seen the ocean?
insanların neden hayaletlere inandıklarını anlamıyorum.I don't understand why people believe in ghosts.
İnsanların örümceklerden neden bu kadar korktuklarını anlamıyorum.I don't understand why people are so afraid of spiders.
Tarihin bize öğrettiği şey insanların ondan bir şey öğrenmemiş olmasıdır.What history teaches us is that men have never learned anything from it.
İnsanların her gece en az 7 saat uyumaları gerekir.People should sleep at least 7 hours each night.
Tom insanların onun Mary ile flört ediyor olduğunu düşünmelerini istemiyordu.Tom didn't want people to think that he was flirting with Mary.
Ben insanların Tom'la flört ettiğimi düşünmelerini istemiyorum.I don't want people to think that I'm flirting with Tom.
İnsanların yanlış şeylere odaklanma eğiliminde olduğunu düşünüyorum.I believe that people tend to focus on the wrong things.
Kaza, bazı insanların hayatlarını mal oldu.The accident cost some people their lives.
İnsanların çoğu, hata yapmaktan çok, yaptıkları hatayla yüzleşmekten korkar.Most people are rather afraid of facing their mistakes, than of making mistakes.
İnsanların karşısında şarkı söyleyemem.I can't sing in front of people.
İnsanların benim hakkımda ne düşündüklerini biliyorum.I know what people think of me.
O, insanların beni ne diye çağırdıkları.That's what people call me.
İnsanların konuşacağını biliyordum.I knew people would talk.
İnsanların diğer odada eğlenip eğlenmediklerini görmeye gideceğim.I'll go see if people are having fun in the other room.
Senin gibi insanların hapse girdiğinden emin olmak istiyorum.I want to make sure people like you end up in prison.
Güzel insanların bile sorunları vardır.Even beautiful people have problems.
Diğer insanların bunu yapmasına yardım ettim.I helped other people do it.
Senin insanların nerede?Where are your people?
Gerçekten insanların ona inanmasını beklemiyorsun, değil mi?You're not really asking people to believe that, are you?
İnsanların iki yüzlü olduğumu düşünmelerini istemedim.I didn't want people to think I was hypocritical.
Tom insanların neden onu sevmediğini anlıyor gibi görünmüyor.Tom doesn't seem to understand why people don't like him.
Tom insanların ona ne yapacağını söylemesinden bıktı.Tom is tired of people telling him what to do.
Tom insanların her zaman onun babasına benzediğini söylemesinden bıktı.Tom is tired of people always telling him that he looks like his father.
Tom insanların hikayesine inanmalarını istiyor.Tom wants people to believe his story.
Genç insanların erdemleri yoktur.Young people don't have virtues.
Tom, insanların onun hakkındaki düşüncelerini önemsemez.Tom doesn't care what people think about him.
O sadece samimi resimler çeker, bu yüzden o, insanların poz vermesini istemez.He only takes candid pictures, so he doesn't ask people to pose.
İnsanların ne istediğini biliyorum.I know what people want.
Tom bitişik odadaki insanların hangi dili konuştuğunu bilmiyordu.Tom didn't know what language the people in the next room were speaking.
Tom insanların herkesin önünde yemek yememeleri gerektiğini düşünüyor.Tom thinks people shouldn't eat in public.
Ben gerçekten insanların beni sevmesini istiyorum.I really want people to like me.
Tom'un köpeği insanların yüzlerini yalamayı seviyor.Tom's dog likes to lick people's faces.
Sapıklık bazen insanların ölüme mahkum edildiği bir suçtu.Heresy was a crime for which people were sometimes sentenced to death.
İnsanların uzun zamandır bir satranç bilgisayara karşı bir şansı yoktu.Humans haven't had a chance against a chess computer in a long time.
İlkel insanların modern insanlardan daha büyük beyni vardı.The Neanderthals had a bigger brain than modern humans.
Sigara içen insanların oranı son on yıl içinde arttı.The proportion of people who smoke increased in the last ten years.
Bu, zengin insanların yaptığı şey.It's what rich people do.