insanlarını ile cümle
insanlarını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Aber der HERR sprach: Wem soll ich die Menschen dieses Geschlechts vergleichen, und wem sind sie gleich?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.A chi dunque paragonerò gli uomini di questa generazione, a chi sono simili
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.A Pán pokračujúc povedal: Komu teda pripodobním ľudí tohoto pokolenia, a čomu sú podobní?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.A que, pois, compararei os homens desta geração, e a que são semelhantes?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.--¿A qué, pues, compararé a los hombres de esta generación? ¿A qué son semejantes
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.A qui donc comparerai-je les hommes de cette génération, et à qui ressemblent-ils?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Cu cine voi asemăna dar pe oamenii din neamul acesta? Şi cu cine seamănă ei?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Hvem skal jeg da ligne denne slekts mennesker med, og hvem er de like?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.I řekl Pán: Komu tedy přirovnám lidi pokolení tohoto a čemu podobni jsou?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.I rzekł Pan: Komuż tedy przypodobam ludzi rodzaju tego, a komu są podobni?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.또 가라사대 이 세대의 사람을 무엇으로 비유할꼬 무엇과 같은고
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Komu torej naj primerjam ljudi tega rodu? in komu so podobni?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Mihin minä siis vertaan tämän sukupolven ihmiset, ja kenen kaltaisia he ovat?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Monda pedig az Úr: Mihez hasonlítsam azért e nemzetségnek embereit? és mihez hasonlók?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Vad skall jag då likna detta släktes människor vid? Ja, vad äro de lika?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Vậy , ta sẽ sánh người_đời nầy với gì , họ giống như_ai ?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Vậy, ta sẽ sánh người đời nầy với gì, họ giống như ai?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Ved hvem skal jeg da ligne denne Slægts Mennesker? og hvem ligne de?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Wat moet men van zulke mannen zeggen? Waarmee kan men hen vergelijken?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Και ειπεν ο Κυριος Με τι λοιπον να ομοιωσω τους ανθρωπους της γενεας ταυτης; και με τι ειναι ομοιοι;
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.А на какво да уподобя човеците от това поколение? И на какво приличат?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Рече ж Господь: Кому ж оце уподоблю людей роду сього? й кому подобні вони?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.Тогда Господь сказал: с кем сравню людей рода сего? и кому они подобны?
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.ויאמר האדון עתה אל מי אדמה את אנשי הדור הזה ואל מי הם דמים׃
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.ثم قال الرب فبمن اشبه اناس هذا الجيل وماذا يشبهون.
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.主 又 說 、 這 樣 、 我 可 用 甚 麼 比 這 世 代 的 人 呢 . 他 們 好 像 甚 麼 呢
İsa, ‹‹Bu kuşağın insanlarını neye benzeteyim? Bunlar neye benziyorlar?›› dedi.主 又 說 、 這樣 、 我 可 用 甚 麼 比 這世代 的 人 呢 . 他 們好像 甚 麼呢
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Będzie On chronić swój lud i odpowiadać na modlitwy wiernych.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Bude chránit své vlastní lidi a odpovídat na modlitby věrných.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Che proteggerà il suo popolo, e risponderà alle preghiere dei fedeli.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Él protegerá a su propio pueblo, y responderá las plegarias de los fieles.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Er beschützt die seinen und erhört die Gebete der Treuen.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Hij zal zijn eigen volk beschermen, en de gebeden van gelovigen verhoren.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Il protègera son peuple, et répondra aux prières des fidèles.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Își va proteja oamenii și va răspunde rugăciunilor credincioșilor.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.그는 자신의 민족을 보호하고 믿음이 있는 사람들의 기도에 응답한다고요.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Ngài sẽ bảo vệ con chiên của mình, và đáp lại những tín đồ trung thành.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Θα προστατεύσει τους δικούς του ανθρώπους, και θα εισακούσει τις προσευχές των πιστών.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Бога, который защитит свой народ, и откликнется на молитвы верующих.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.Той ще защити своите хора, и ще отговори на молитвите на праведните.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.הוא יגן על בני עמו, ויענה על תפילותיהם של המאמינים.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.وهو يحمي أتباعه, ويجيب دعاء المؤمنين به.
Kendi insanlarını koruyacak ve inançlı insanların dualarına cevap verecektir.誠実な信者には応えてくれます
Kendi ulusunun insanlarını yüzüstü bırakacak.Ele está prestes a pôr de lado as pessoas da sua própria nação.
Kendi ulusunun insanlarını yüzüstü bırakacak.Está a punto de abandonar a la gente de su propio país.
Kendi ulusunun insanlarını yüzüstü bırakacak.Hän aikoo hylätä oman kansansa.
Kendi ulusunun insanlarını yüzüstü bırakacak.Han tänker försaka sin egen nations folk.
Kendi ulusunun insanlarını yüzüstü bırakacak.Han vil forsage sin egen nations folk.
Kendi ulusunun insanlarını yüzüstü bırakacak.Lui sta per abbandonare il popolo della sua stessa nazione.
Kendi ulusunun insanlarını yüzüstü bırakacak.On zamierza właśnie opuścić swój naród.
Kendi ulusunun insanlarını yüzüstü bırakacak.Αυτός θα εγκαταλείψει τον λαό του έθνους του!
Kendi ulusunun insanlarını yüzüstü bırakacak.Он готов отречься от жителей собственной страны.
Morina, Batı Avrupa'nın insanlarının çoğunu besledi.Codul a hrănit mulți dintre locuitorii Europei de Vest.
Morina, Batı Avrupa'nın insanlarının çoğunu besledi.Dorszem żywiła się Europa Zachodnia.
Morina, Batı Avrupa'nın insanlarının çoğunu besledi.El bacalao alimentó la mayoría de la población de Europa Occidental.
Morina, Batı Avrupa'nın insanlarının çoğunu besledi.Ikan kod adalah makanan dari kebanyakan orang di Eropa Barat.
Morina, Batı Avrupa'nın insanlarının çoğunu besledi.Il merluzzo ha sfamato gran parte dell'Europa occidentale.
Morina, Batı Avrupa'nın insanlarının çoğunu besledi.Kabeljau ernährte die meisten Menschen in Westeuropa.
Morina, Batı Avrupa'nın insanlarının çoğunu besledi.Kabeljauw voedde de meeste volkeren van West Europa.
Morina, Batı Avrupa'nın insanlarının çoğunu besledi.대구는 서부유럽의 대부분의 사람들을 먹여살렸죠.