insanlarım ile cümle
insanlarım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
İnsanlarımızı özgürleştirmek için tek başıma savaştığımı unutuyorsun.Elfelejted, hogy ki kell szakadnom a középosztály láncaiból.
İnsanlarımızı özgürleştirmek için tek başıma savaştığımı unutuyorsun.Je vergeet dat ik me heb moeten vrijmaken van de ketens van de middenklasse.
İnsanlarımızı özgürleştirmek için tek başıma savaştığımı unutuyorsun.Nu uita că o să eliberez poporul în felul meu.
İnsanlarımızı özgürleştirmek için tek başıma savaştığımı unutuyorsun.Olvidas que tuve que liberarme de la cadena de la clase media.
İnsanlarımızı özgürleştirmek için tek başıma savaştığımı unutuyorsun.Tu as oublié, je devais me libérer de cette chaîne de la classe moyenne.
İnsanlarımızı özgürleştirmek için tek başıma savaştığımı unutuyorsun.Не забудь, я должен был разорвать эту цепь, привязывающую к среднему классу.
İnsanlarımızı özgürleştirmek için tek başıma savaştığımı unutuyorsun.את שוכחת שהייתי צריך להשתחרר .משרשאות המעמד הבינוני
İnsanlarımızı özgürleştirmek için tek başıma savaştığımı unutuyorsun.لا تنس سأحرر شعبنا لوحدي
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.저희 직원들은 모두가 공유하고 있는 저 높은 목적에 대해 고무되어 있습니다.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Le nostre persone sono galvanizzate da questo scopo più nobile e condiviso.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Nasi ludzie są pobudzeni do działania dzięki temu wspólnemu wyższemu celowi.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Nhân viên của chúng tôi phấn khích với những mục đích lớn hơn.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Nos salariés sont galvanisés par ce noble objectif commun.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Nuestra gente está galvanizada alrededor de este propósito compartido superior
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Oamenii noştri sunt concentraţi în jurul acestui înalt scop comun.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.O nosso pessoal está galvanizado em torno deste propósito comum maior.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Ons team is gesmeed rond dit gedeelde hogere doel.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Unsere Leute sind fasziniert von diesem gemeinsamen höheren Ziel.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Αυτός ο υψηλός κοινός στόχος έχει συσπειρώσει το ανθρώπινο δυναμικό μας.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Наши люди вдохновлены этой общей высшей целью.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.Нашите хора са обединени около тази обща по-висока цел.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.אנשינו מאוחדים בלהט סביב מטרה משותפת נעלה זו.
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.وعملائنا منبهرين بهدفنا المشترك الكبير
İnsanlarımız paylaşılan bu daha yüksek amaç çevresinde birleştiler.才能のある人たちを 惹きつけ 力を終結する
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Chúng tôi truyền cảm hứng, khơi gợi, động viên và mang đến hy vọng cho đồng bào Iran.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Estamos ahí para inspirar, provocar, movilizar y para llevar esperanza a nuestra gente.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Estamos lá para inspirar, para provocar, para mobilizar, para trazer a esperança ao nosso povo.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Inspirálnunk, provokálnunk, mozgósítanunk kell az embereinket, reményt kelteni bennük.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Inspirujemy, prowokujemy, mobilizujemy i przynosimy nadzieję Irańczykom.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Jsme zde, abychom inspirovali, provokovali mobilizovali, abychom svému lidu přinesli naději.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Kami ada untuk menginspirasi, mendorong, menggerakkan, membawa harapan bagi bangsa kami.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.저희는 영감을 주고, 도발하고, 동원시키고, 국민들이 희망을 가질 수 있도록 노력합니다.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Nous sommes là pour inspirer, pour provoquer, pour mobiliser, pour donner de l'espoir à notre peuple.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Siamo lì per ispirare, provocare, mobilitare, dare speranza al nostro popolo.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Suntem acolo să inspirăm, să provocăm, să mobilizăm să aducem speranță poporului nostru.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.We zijn er om te inspireren, te provoceren, te mobiliseren, om onze mensen hoop te bieden.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Wir sind hier, um zu inspirieren, zu provozieren, zu mobilisieren, den Menschen Hoffnung zu bringen.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Είμαστε εκεί για να εμπνέουμε, να προκαλούμε, να κινητοποιούμε, να φέρνουμε ελπίδα στο λαό μας.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Ми маємо надихати, провокувати, мобілізувати, дати надію нашому народу.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.Мы пришли, чтобы вдохновлять, провоцировать, мобилизовать, нести людям надежду.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.אנחנו שם בשביל לנסוך השראה, לגרות, לנייד, להביא תקווה לעמנו.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.نحن موجودون هناك لإلهام وإثارة، لتعبئة، لجلب الأمل لشعبنا.
İşimiz ilham vermek, kışkırtmak, harekete geçirmek ve bu sayede insanlarımıza umut vermek.喚起・刺激・結集して 幸福をもたらしています 私たちは国外に対する
İşimizi yapmaya devam edebildik çünkü film yapımı işinde eğitimli insanlarımız vardı,영화제작시 사람들을이 훈련을 받았기 때문에 작업을 계속 할수 있었고
İşimizi yapmaya devam edebildik çünkü film yapımı işinde eğitimli insanlarımız vardı,Nous avons pu, comme nous avions entraîné
İşimizi yapmaya devam edebildik çünkü film yapımı işinde eğitimli insanlarımız vardı,Omdat we mensen hadden opgeleid als filmmakers, konden we doorgaan met ons werk.
İşimizi yapmaya devam edebildik çünkü film yapımı işinde eğitimli insanlarımız vardı,Ponieważ uprzednio wyszkoliliśmy
İşimizi yapmaya devam edebildik çünkü film yapımı işinde eğitimli insanlarımız vardı,הודות לכך שהיינו מיומנים בעשיית סרטים, יכולנו להמשיך בעבודתנו,
İşimizi yapmaya devam edebildik çünkü film yapımı işinde eğitimli insanlarımız vardı,وكنا قادرين، بسبب تدريبنا للناس على صناعة الأفلام كنا قادرين على متابعة عملنا
İşimizi yapmaya devam edebildik çünkü film yapımı işinde eğitimli insanlarımız vardı,人たちのおかげで 撮影を続行し ウィワ族とアルワコ族の協力者を
[İslam Ulusu Lideri] Bence İslam, bizim Amerika'daki insanlarımız için en iyi dinlerden biri.Ich finde, dass Islam eine der besten Riligionen für unser Volk in Amerika ist.
[İslam Ulusu Lideri] Bence İslam, bizim Amerika'daki insanlarımız için en iyi dinlerden biri.이슬람은 미국에서 우리 국민에 대 한 모든 시간의 가장 큰 종교 중 하나입니다 생각. 소위 미국
[İslam Ulusu Lideri] Bence İslam, bizim Amerika'daki insanlarımız için en iyi dinlerden biri.أظن أن الإسلام واحد من أعظم الديانات على مر الزمان لقومنا في أمريكا. للمدوعين أمريكيين
İşte bu yüzden insanlarımızın aşağı yukarı çoğu şu an Tayvan'da yaşıyor.30日ぐらいで、動くかどうかはっきりするはずです
İşte bu yüzden insanlarımızın aşağı yukarı çoğu şu an Tayvan'da yaşıyor.C'est pourquoi pas mal de nos équipes habitent plus ou moins à Taïwan.
İşte bu yüzden insanlarımızın aşağı yukarı çoğu şu an Tayvan'da yaşıyor.Chính vì thế mà nhiều người trong dự án hiện vẫn đang ở Đài Loan.
İşte bu yüzden insanlarımızın aşağı yukarı çoğu şu an Tayvan'da yaşıyor.Dat is waarom veel van onze mensen op dit moment min of meer in Taiwan wonen.
İşte bu yüzden insanlarımızın aşağı yukarı çoğu şu an Tayvan'da yaşıyor.De aceea, o mulţime dintre oamenii noaştri locuiesc mai mult sau mai puţin în Taiwan acum.
İşte bu yüzden insanlarımızın aşağı yukarı çoğu şu an Tayvan'da yaşıyor.Dlatego właśnie wielu naszych ludzi praktycznie mieszka na Tajwanie.
İşte bu yüzden insanlarımızın aşağı yukarı çoğu şu an Tayvan'da yaşıyor.Ecco perché molti del nostro staff vivono a Taiwan, adesso.