insanları ile cümle

insanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Bu insanların kim olduğunu bilmiyorum.I don't know who these people are.
Bana bakan insanları sevmiyorum.I don't like people looking at me.
İnsanların bana bakmasından hoşlanmıyorum.I don't like people staring at me.
Arkamdan benim hakkımda konuşan insanları sevmem.I don't like people talking about me behind my back.
İnsanların benim hakkımda konuşmasını sevmiyorum.I don't like people talking about me.
Küçük şeyler küçük insanları eğlendirir.Small things amuse small people.
Diğer insanların onu yaptığını gördüm.I've seen other people do it.
Tom gibi diğer insanları tanıyorum.I know other people like Tom.
Siz insanları seviyorum.I love you people.
Partime davet etmek istediğim insanların bir listesini yaptım.I made a list of people I wanted to invite to my party.
Ülkenin insanlarını daha iyi tanıyacağım.I will know the people of the country better.
Şimdi tüm iyi insanların kendi ülkelerinin yardımına gelme zamanıdır.Now is the time for all good men to come to the aid of their country.
Bazı insanların banyo küvetlerinde uyuduğunu duydum.I've heard that some people sleep in bathtubs.
Politika insanları onları ilgilendiren şeylere karışmalarını önleme sanatıdır.Politics is the art of preventing people from getting involved in what concerns them.
Bir oyunbozan diğer insanların eğlencesini bozan bir kişidir.A spoilsport is a person who ruins other people's fun.
Dünya'daki hangi yer senin insanlarının geldiği yerden daha iyi olabilir?What place on Earth coulde be better than the place your people came from?
Tom insanların iyi Fransızca konuşamadığını bilmelerini istemiyor.Tom doesn't like people to know that he can't speak French well.
Fransızca bazı insanların düşündüğü kadar öğrenmesi zor değildir.French isn't as difficult to learn as some people think.
Sahte insanları gerçekten sevdim.I have truly loved fake people.
Bir erkek ve bir kadın, farklı cinsiyetlerin insanlarıdır.A man and a woman are people of different genders.
İnsanları gözlemlemeyi severim.I like to observe people.
Kumsalda öylece uzanıp insanların yüzmesini izledim.I just lay on the beach and watched people swim.
Neden insanlarınızdan bazıları sizin dilinizin ölmesini istiyor?Why do some of your people want your language to die?
Neden insanlarınızdan bazıları sizin dilinizden nefret ediyor?Why do some of your people hate your language?
Yaşlı insanlarınız hala sizin dilinizi konuşuyor mu?Do your old people still speak your language?
Senin insanların dilinin canlanması ile ilgileniyor mu?Are your people interested in the revival of your language?
Stalin tüm insanların babasıydı. -onun sağlıksız hayal dünyasında.Stalin was the father of all peoples - in his own unhealthy imagination.
Burada çalışan insanların çoğu, ücretsiz gönüllülerdir.Most of the people working here are unpaid volunteers.
İnsanların seni yapmakla suçladığı şeyi yapmadığından eminim.I'm sure you didn't do what people are accusing you of doing.
Bunlar aradığım insanların isimleri.These are the names of the people I'm looking for.
İnsanların çöpe attığı şeylere inanamazsın.You wouldn't believe the stuff people throw away.
Tom ona ne yapacağını söyleyen insanları sevmiyor.Tom doesn't like people telling him what to do.
Diğer insanların ne düşündüğünü umursuyor musun?Do you care what other people think?
Diğer insanların senin hakkında ne düşündüğünü umursar mısın?Do you care what other people think about you?
Biz insanlarız.We're human.
Kanada'da 20 yaşın altındaki insanların içki içmesi yasal değildir.It's not legal for people under 20 to drink in Canada.
Yaşam ondaydı ve o yaşam da insanların ışığıydı.In him was life, and that life was the light of men.
İnsanları derilerinin rengine göre yargılamaya son ver.Stop judging people by their skin colour.
Biz doğum günü hediyesi olarak insanların para vermesine izin vermeyiz.We don't let people give money as a birthday gift.
Diğer insanların ne düşündüğü hakkında her zaman çok endişelisin.You're always so worried about what other people think.
Tom insanların onu neden sevmediğini asla anlamayacak.Tom will never understand why people don't like him.
İnsanların düşündüğü şeye şaşırırdın.You'd be surprised what people think.
Büyük şehirlerde yaşayan insanların bir egzersiz eksikliğinden muzdarip olma eğilim var.People who live in big cities have a tendency to suffer from lack of exercise.
İnsanların zayıf yönlerini araştırmayın ama güçlü yönlerini araştırın.Do not search for people's weaknesses, but for their strengths.
Benim sorunum diğer insanların benim faturalarımı ödeyen kişinin sen olduğunu bilmesidir.My problem is other people know you're the one who's paying my bills.
Sorun insanların ne yaptığımızı bilmediğimizi düşünmeleridir.The problem is that people think we don't know what we're doing.
Sanırım evli insanların bekar insanlardan daha çok sorunları var.I think married people have more problems than single people.
Benim işim, insanların sorunlarını çözmelerine yardımcı olmak.My job is to help people solve their problems.
Tembel insanların başarma olasılığı yoktur.Lazy people have no chance of success.
Tembel insanların başarı şansı yoktur.There's no chance of success for lazy people.
İnsanları adlarına göre yargılamamalısın.You should not judge people based on their name.
Başka insanların işine burnunu sokma!Don't stick your nose into other people's business.
İnsanları parmakla göstermek terbiyesizlik.It's bad manners to point at people.
Tüm yaşlı insanların konuşacak birine ihtiyacı var.All old people need someone to talk to.
Bu insanların nesi var?What's wrong with these people?
Evli insanların birbirlerinden sırları olması gerektiğini düşünmüyorum.I don't think married people should have secrets from each other.
Kasabamızda sizin gibi insanları istemiyoruz.We don't want people like you in our town.
Biz bu şehirde sizin gibi insanları istemiyoruz.We don't want people like you in this town.
Tom insanların düşündüğünden çok daha iyidir.Tom is a lot better than people think.
Ofisteki insanların sesleri yumuşaktır.The voices of the people who are in the office are soft.
İlgili Sayfalar