insanları ile cümle

insanları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Tom insanların sigara içtiği yerlerden kaçındı.Tom avoided places where people smoked.
Tom insanların Mary hakkında söylediklerini umursamaz.Tom doesn't mind what people say about Mary.
Hükümet insanları fark etmiyor. Onlar ne isterlerse yapıyor.The government doesn't notice people. They do whatever they want.
Onunla birlikte gördüğüm insanların kim olduklarını merak ediyorum.I wonder who the people I saw her with were.
Tom, diğer ülkelerde insanların nasıl yaşadıklarını öğrenmek istedi.Tom wanted to learn how people in other countries live.
Tom insanların düşündüğü kadar zengin değildir.Tom isn't as rich as people think he is.
Tom dürüst ve diğer insanların da dürüst olmasını bekliyor.Tom is honest and expects other people to be honest, too.
Tom'un diğer insanların yiyeceğini çalmakla ilgili vicdan azabı yok.Tom has no qualms about stealing other people's food.
Tom insanların sigara içtiği yerde yemek yemeği sevmez.Tom doesn't like to eat where people are smoking.
Tom işini ciddiye almayan insanları sevmez.Tom doesn't like people who don't take their jobs seriously.
Tom insanların onun evinin önüne park etmelerini sevmiyor.Tom doesn't like it when people park in front of his house.
Tom insanların çocukların önünde küfretmelerini sevmiyor.Tom doesn't like it when people cuss in front of his children.
Diğer insanların ne düşündüğü Tom'un umrunda değil.Tom doesn't care what other people think.
Diğer insanların onun hakkında ne söylediği Tom'un umrunda değil.Tom doesn't care what other people say about him.
Tom diğer insanların ne düşündüğünü umursamıyor.Tom doesn't care about what other people think.
Tom insanların düşüncelerini okuyabileceğini iddia ediyor.Tom claims that he can read people's minds.
Tom kesinlikle insanları nasıl eğlendireceğini biliyor.Tom certainly knows how to entertain people.
Tom tüm insanların eşit yaratıldığına inanıyor.Tom believes that all men are created equal.
Sanırım Tom sonunda insanların ona davranma tarzıyla başetmeyi öğrenecek.I imagine that Tom will eventually learn to deal with the way people treat him.
Ben sadece kendi ana dillerine çeviri yapmaları için insanları işe almak istiyorum.I'd prefer to only hire people to translate into their native language.
Bazı insanların neden kara kedilerin uğursuz olduğunu düşündüğünü merak ediyorum.I wonder why some people think black cats are unlucky.
Tom diğerlerine hile yapan insanları sevmez.Tom doesn't like people who manipulate others.
Parktaki insanları görüyor musun?Do you see people in the park?
O, insanları nasıl aldatacağını çok iyi biliyor.He knows very well how to deceive people.
Alzheimer hastalığı çoğunlukla 60 yaşından fazla olan insanları etkiler.Alzheimer's disease affects mainly people older than 60 years.
Neden kendi karılarımızı sevmemeliyiz? Biz başka insanların karılarını severiz.Why should we not love our own wives? We do love other people's wives.
İnsanları aydınlatmak çok kolaydır.Enlightening the people is very easy.
İngiltere'deki insanların yüzde yetmişi, ikinci bir dil konuşamazlar.Seventy percent of people in the UK cannot speak a second language.
18 yaşın üzerindeki insanların araba sürmelerine izin verilir.People over 18 are allowed to drive cars.
O sürekli diğer insanları eleştirir.He constantly criticizes other people.
Ofisteki insanların yarısı bir gün izin aldı.Half of the people in the office took a day off.
Bizler tanrılar değiliz, ancak katıksız insanlarız.We're not gods, but mere men.
İnsanların yaşamalarını istiyorum.I want people to live.
O tür insanları evime kabul etmeyeceğim.I won't accept that kind of people in my house.
Tom kendine benzeyen insanları sever.Tom likes people similar to himself.
Ben bu insanları yıllar boyunca gördüm.I saw these people for years.
İnsanların seni böyle kullanmasına izin vermemelisin.You shouldn't let people use you like that.
Çekicilikle insanları değerlendirme düşüncesi benim için adil görünmüyor.The thought of rating people by attractiveness does not seem fair to me.
İnsanları izlemeyi severim.I like watching people.
İnsanları değiştirmek zordur.It's hard to get people to change.
Bu ülkedeki insanların yüzde doksanı düzenli olarak egzersiz yapmaz.Ninety percent of the people in this country don't exercise regularly.
Bir dili tamamen bilmek o dili konuşan insanları tamamen bilmek anlamına gelir.Knowing a language fully means knowing fully the people who speak that language.
Bu köyün insanları doğayla uyum içinde yaşarlar.The people of this village live in harmony with nature.
İnsanların zayıf hafızaları vardır.People have short memories.
Seyahat genç insanları eğitir.Traveling educates young people.
Tıp bilimi insanları kurtarır.Medical science can save lives.
Bir vampir sadece onlara bakarak insanları felç edebilir.A vampire can paralyze people just by looking at them.
Bazı insanların çalışmalarımı takdir ettiğini biliyorum.I know that some people appreciate my work.
İnsanların beş duyusu vardır: görme, işitme, dokunma, tat ve koku.Humans have five senses: sight, hearing, touch, taste and smell.
Başka insanları davet edebilirsin.You can invite other people.
İnsanların düşündüğü kadar kolay değil.It's not as easy as people think.
Kontrol edemedikleri şeyler için insanları sorumlu tutmamalısın.You shouldn't hold people accountable for things they can't control.
O başka insanları anlayamaz.She can't understand other people.
Bu burada gömülü tüm insanların listesi.This is the list of all the people buried here.
Bütün bunlara rağmen, çocuklarımı öldüren insanları affettim.Despite all this, I forgave the people who killed my children.
Genç insanların çok sık yeni fikirleri vardır.Young people have new ideas very often.
Tatoeba insanların azınlık dillerini öğrenmesine yardım edebilir.Tatoeba can help people to learn minority languages.
Ne şarap, ne afyon, ne de tütün insanların yaşamları için gereklidir.Neither wine, nor opium, nor tobacco are necessary for people’s lives.
Bilim insanları dendrokronolojik kayıtları inceledi.The scientists examined dendrochronological records.
İnsanların nasıl kandırılacağını size öğretebilirim.I can teach you how to fool people.
İlgili Sayfalar