Ana içeriğe geç
Sözlük

insanlar ile cümle

insanlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Asosyal olabilirim , ama bu insanlarla konuşmadığım anlamına gelmez.I may be antisocial, but it doesn't mean I don't talk to people.
Antisosyal olabilirim fakat bu insanlarla konuşmadığım anlamına gelmez.I may be antisocial, but it doesn't mean I don't talk to people.
Yalnız olan herkes diğer insanlardan korktuğu için yalnızdır.Every person who is alone is alone because they are afraid of others.
Yabancı insanlar benim ilgimi çekiyor.Foreign people intrigue me.
Madritli insanlar tuhaftır.People from Madrid are weird.
Bilgisayarlar insanları aptallaştırır.Computers make people stupid.
İnternet üzerinden insanlara asılmak sokakta asılmaktan daha kolaydır.It is easier to hit on people on the Internet than in the street.
Dünyada insanlar her zaman daha fazla özgürlüğü ve eşitliği savunuyor.People in the world are always advocating for more freedom and equality.
Senin için yalan söyleyecek insanlar, sana da yalan söylerler.People who will lie for you, will lie to you.
Kurtlar genellikle insanlara saldırmazlar.Wolves won't usually attack people.
Kurtlar genellikle insanlara saldırmaz.Wolves won't usually attack people.
Hava, yemek gibi insanların temel ihtiyaçlarındandır.Air, like food, is a basic human need.
Banka insanlar için para tutar.The bank keeps money for people.
Zenginler insanları küçük görmeye eğilimlidir.The rich are apt to look down on people.
Bazı insanlar başarıyı çok para kazanma olarak tanımlarlar.Some people identify success with having much money.
Paula Grayson'a göre, bu insanlara ödeme yapmanın en iyi tolu.This is a better way of paying people, according to Paula Grayson.
Acelesi olmayan insanlar yürüyen merdivenin sağ tarafında durur.People who are not in a hurry stand on the right side of the escalator.
Bazı insanlar sigaranın kısa vadeli etkilerini anlamayı daha kolay buluyor.Some people find it easier to grasp the short-term effects of smoking.
Açlık insanlar arasında büyük sıkıntıya neden oldu.Famine caused great distress among the people.
Açlıktan ölen insanlara yiyecek sağla.Provide starving people with food.
Hemşireler, hasta insanlarla ilgilenirler.Nurses attend sick people.
Tam din özgürlüğü tüm insanlar için güvence altına alınmıştır.Full religious freedom is assured to all people.
O, okul dışında, evi olmayan, karton kutularda yaşayan insanları gördü.Outside the school, she saw people with no homes living in cardboard boxes.
Bilgili insanlar cahil insanları küçümseme eğilimindedir.The learned are apt to despise the ignorant.
Genellikle insanlar tüketim vergisine karşıdırlar.In general, people were against the consumption tax.
Bazı insanlar sadece zevklerinin peşine düşerler.Some people pursue only pleasure.
Borçlarını ödemiş olan insanların isimlerini listeden silin.Cross off the names of the people who have paid their dues.
Bu salon insanlarla doluydu.This hall was full of people.
Şirket insanların gönüllü olarak istifa etmeleri için yalvardı.The company appealed for people to take voluntary resignation.
Başka insanların yaptığını yapsan iyi olur.We had better do what other people do.
Yaşlı insanlara hürmet göstermeliyiz.We should hold old people in reverence.
Biz sakin duramayız ve insanların açlıktan ölmesini izleyemeyiz.We cannot stand quiet and watch people starve.
Biz bugünün genç insanlarına vatanseverlik aşılamalıyız.We must instill patriotism into the young people of today.
Bazı insanlara göre teknolojinin olumsuz etkileri var.Some people argue that technology has negative effects.
Bazıları insanlar yaz mevsimini, diğerleri ise kışı sever.Some people like summer, and others like winter.
Yazın, Avrupalı insanlar uzun tatilin keyfini çıkarıyor.In summer, European people enjoy long holidays.
Bazı insanların caddeyi yürüyerek geçtiğini görebiliyorum.I can see some people walking across the street.
Konuşmacı insanları isyana teşvik etmeye çalıştı.The speaker tried to incite the people to rebellion.
İngilizler genel olarak tutucu insanlardır.The English are generally a conservative people.
Duydum ki İngiliz insanlarla arkadaşlık kurmak zaman alıyor.I hear it takes time to make friends with the English people.
Bazı insanlar Japonya'nın her şeyde 1 numara olduğuna inanıyor.Some people believe that Japan is No.1 in everything.
Genellikle genç insanlar formaliteden hoşlanmazlar.In general, young people dislike formality.
Genel olarak, Amerika'daki insanlar büyük arabaları tercih etme eğiliminde.In general, people in America tend to prefer bigger cars.
Doktorlar ve hastaneler tekrar sağlıklı olabilecek insanlara yardım etmelidir.Doctors and hospitals should help the people who can get healthy again.
Diğer kültürlerden insanlarla iletişim kurmak çok zordur.It's very difficult to communicate with people from other cultures.
Onun Londra'da birlikte yaşadığı insanlar beni görmeye geliyorlar.The people he is living with in London are coming to see me.
Richard sevmediği insanlara karşı bile adildir.Richard is fair, even to people he does not like.
Avrupa enerjik insanların kıtasıdır.Europe is a continent of energetic peoples.
Son analizlerde, metotlar çocukları eğitmezler; insanlar eğitir.In the last analysis, methods don't educate children; people do.
Bazı insanlar kilo vermek için öğün atlarlar.In order to lose weight some people skip meals.
Umutsuz insanlar çoğu kez korkunç şeyler yaparlar.Desperate men often do desperate things.
Su olmasa insanlar yaşayamaz.If it were not for water, humans could not survive.
Bazı insanlar korku filmlerini izlemekten zevk alırlar.Some people derive pleasure from watching horror movies.
Ispanaktan hoşlanmayan insanlar var.There are people who don't like spinach.
Şu insanlara helikopterin inebilmesi için geri çekilmelerini söyleyin.Tell those people to back off so that the helicopter can land.
Bazı insanlar evcil hayvanlar olarak nadir bulunan hayvanları beslerler.Some people keep rare animals as pets.
Beth'in, insanlar konuşurken onların sözünü kesme gibi güçlü alışkanlığı var.Beth has a strong habit of interrupting people while they are talking.
Brezilya'daki insanlar onunla gurur duyuyordu.People in Brazil were proud of him.
Bill diğer insanlarla asla tartışmaz.Bill never argues with other people.
Parti başka insanlarla arkadaş olmak için elverişli bir yerdir.A party is a good place to make friends with other people.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod