insancıl ile cümle

insancıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Nó chẳng biết thương người, chẳng vui vẻ, mà cũng chẳng ga lăng với con gái.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Non é umano, non é divertente e non é gentile con le donne.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Δεν είναι ανθρώπινος, δεν έχει πλάκα, και δεν είναι καλός στις γυναίκες.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..Он не человечный, не веселый и совсем плохо общается с девушками.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..הוא לא אנושי, לא כיף איתו, והוא לא נחמד לנשים.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..هو ليس من البشر , وليس مرح , وهو ليس جيد مع السيدات
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..おじさんの具合いはどうですか?
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Det är en användarvänlig teknologi som har använts för humanitärt bistånd med stor framgång.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Este o tehnologie adecvată pentru utilizator care a fost folosită în mod eficient în scop umanitar.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Es una tecnología fácil de manejar que se ha usado eficazmente para el bien de la humanidad.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Es verfügt über eine nutzergerechte Technologie, die für humanitäre Hilfe effektiv eingesetzt werden konnte.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.É uma tecnologia apropriada para todos os utlizadores que foi usada para bem humanitário com grande efeito.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.È una tecnologia di facile uso che è stata utilizzata efficacemente per il bene dell'umanità.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Ez egy felhasználóbarát technológia, amit nagyon hatékonyan alkalmaztak humanitárius célokra.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Het is een gebruiksvriendelijke technologie met grote voordelen bij humanitaire toepassingen.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Nó là một công nghệ phù hợp với người sử dụng mà đã được sử dụng cho mục đích nhân đạo tối đa.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.테라(TERA)는 사용자에게 적합한 기술입니다. 인도주의적으로 올바르게 사용되어 좋은 결과를 이끌어왔죠.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Това е лесна за ползване технология, която се използва за хуманитарни цели с огромен ефект.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Ця дружня для користувача технологія є дуже ефективною в гуманітарній допомозі.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.Это подходящая для пользователя технология, и хорошо себя зарекомендовала.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.זהוי טכנולוגיה המתאימה למשתמש שנעשה בה שימוש למטרות הומנטריות ולטובת הכלל.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.إنها تكنولوجيا مناسبة للمستخدم والتي تم استمعالها في خير الأعمال الإنسانية بتأثير عظيم.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.ユーザーの使いやすさを追求しました テクノロジーには 変化を起こす力があります
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Acho que os dados podem realmente tornar-nos mais humanos.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Cred că informația ne poate umaniza.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Creo que los datos realmente nos pueden hacer más humanos.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Ich denke Daten können uns tatsächlich noch menschlicher machen.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Ik denk dat data ons menselijker kunnen maken.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Jadi Saya pikir, data sebenarnya bisa membuat kita lebih menjadi manusia.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.자, 전 데이터가 실제로 우리를 더 인간적으로 만들수 있다고 생각합니다.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Moi je pense que les données peuvent en fait nous rendre plus humains.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Myślę, że dane mogą uczynić nas bardziej ludzkimi.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Myslím si, že nás data mohou učinit lidštějšími.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Nos, én úgy gondolom, hogy az adatok képesek emberibbé tenni bennünket.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Penso davvero che i dati possano renderci più umani.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Tôi nghĩ rằng số liệu có thể làm cho chúng ta trở nên con người hơn
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Πιστεύω πως τα ηλεκτρονικά δεδομένα μας κάνουν πιο ανθρώπινους.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.И така, аз мисля, че данните могат, всъщност, да ни направят по-човечни.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.На мою думку, дані можуть зробити нас людянішими.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.Я думаю, что информация может сделать нас более человечными.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.אז אני חושב שנתונים יכולים ממש לעשות אותנו יותר אנושיים.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.اعتقد ان البيانات يمكنها حقا ان تجعلنا اكثر انسانية
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.私達は人生に関する あらゆるデータの収集作成を続けていますが
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.De risico's zijn enorm, maar de winst - economische, humanitaire, motiverende winst- is absoluut enorm.
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.Die Risiken sind gewaltig, aber der Lohn - wirtschaftlich, humanitär, motivational - ist absolut riesig.
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.위험성이 엄청납니다 하지만 성공한다면 경제적 측면, 인도주의적 측면, 동기부여적 측면에서
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.Los peligros son numerosos, pero la recompensa (económica, humanitaria, motivacional) es incalculable.
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.Resikonya sangat besar, namun imbalannya -- dalam hal ekonomi, kemanusiaan, motivasi -- sangat besar.
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.Rizika jsou obrovská, ale výnos -- ekonomický, humanitární, motivační -- je neskutečně velký.
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.Ryzyko jest ogromne, ale korzyści - ekonomiczne, humanitarne, motywacyjne są naprawdę ogromne.
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.Το ρίσκο είναι τεράστιο, αλλά το κέρδος -- οικονομικό, ανθρωπιστικό, ως κίνητρο -- είναι απόλυτα τεράστιο.
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.Риски огромны, но компенсация: экономическая, гуманитарная, мотивационная - также огромна.
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.Рисковете са огромни, но възвращаемостта -- икономическа, хуманитарна, мотивационна -- е огромна.
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.הסיכונים עצומים, אבל התמורה -- כלכלית, הומניטרית, והמניע --
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.الأخطار كبيرة ، و لكن المردود الاقتصادي ، الانساني و الانجاز
Riskler çok büyük, ama ekonomik, insancıl, güdüsel kazanç kesinlikle büyük.見返り、 つまり経済的、人道的な見返りや波及効果は 間違いなく莫大です。
San Francisco'ya akın ettiler. Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Para dizer que prejudicaria o movimento e que era desumano.
Şey, tüm dünyada işbirliği yoluyla geliştirilmekte olan şaşırtıcı yeni insancıl tasarımların her türü var.Beh, ci sono nuovi design "umanitari" sviluppati collaborativamente in tutto il mondo.
Şey, tüm dünyada işbirliği yoluyla geliştirilmekte olan şaşırtıcı yeni insancıl tasarımların her türü var.Det finns mängder av nya, häpnadsväckande, humanitära lösningar som utvecklas kollaborativt över hela världen.
Şey, tüm dünyada işbirliği yoluyla geliştirilmekte olan şaşırtıcı yeni insancıl tasarımların her türü var.Er zijn allerlei nieuwe soorten humanitair design die collaboratief worden ontwikkeld over de hele planeet.
İlgili Sayfalar