insancıl ile cümle
insancıl kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, suçlular için en insancıl ceza değil midir?Isn't that the most humane punishment for criminals?
Tom insancıl.Tom is humane.
Tom bir insancıl.Tom is a humanitarian.
O, insancıl değil.It is not humane.
İnsancıllık ve Ekonomiklik b.Co-operation and goodwill b.
Okullarda insancıl düşüncenin ve eğitimin geliştirilmesine katkıda bulunmak.To improve human rights education in schools.
Sonuç olarak, Jawbone tanıdık olduğunuz bir proje, ve insancıl bir teknolojiye sahip.So Jawbone is a project that you're familiar with, and it has a humanistic technology.
Pekala, verilerin bizi daha insancıl kılabileceğini düşünüyorum.So I think data can actually make us more human.
Eğer daha önce hiç zaptedilmediyseniz, kafanızda bununla ilgili insancıl bir resim canlanır.If you've never been restrained yourself, you may have a benign image of the experience.
Bunun hiç bir insancıl yanı yok.There's nothing benign about it.
İnsancıl biri değil, eğlenceli değil, kadınlara karşı tavırları da hoş değil..He's not humane, he's no fun, and he's not good to the ladies.
İnsancıllığın büyük etki göstermesi için kullanılan kullanıcı dostu bir teknoloji.It is a user-appropriate technology that has been used for humanitarian good to great effect.
Bu, daha umut verici, daha insancıl ve çevremizi anlayabilmemiz için daha faydalı bir tercihtir.It is a more hopeful, it is a more human, and is a more useful way of understanding our environment.
Bu insancıl.Call it human.
Yönetimi daha insancıl olmak istiyoruz.We would like the management to be a bit more humane.
"KSF vatandaşlara yardımcı olmak için sorumlu, vatansever ve insancıl bir biçimde çalışıyor."The KSF is doing responsible work, patriotic and humane to help the citizens.
İyimser ve insancıl bir şekilde, kitap İngiliz şamanik geleneği için güçlü bir dava açıyor.Optimistically and humanely, the book makes its strong case for a British shamanic tradition.
Christy Nicole Turlington Burns (2 Ocak 1969 doğumlu) Amerikalı bir model ve insancıldır.Christy Nicole Turlington Burns[2] (born January 2, 1969)[1] is an American model and humanitarian.
Başlarda cömert, insancıl doktoru oynar.Zunächst spielt sie die großzügige, menschliche Ärztin.
"İnsan Hakları ve İnsancıl Hukuk" (PDF).Full Citizen Rights and Demands“ (Gesetz der Rechte.
Okullarda insancıl düşüncenin ve eğitimin geliştirilmesine katkıda bulunmak.Es geht darum, den Religionsunterricht und die religiöse Wertebildung an Schulen zu stärken.
I. Dünya Savaş sırasında antimilitarist ve insancıl şiirler yazdı.Während des Ersten Weltkriegs schrieb er kriegsbegeisterte, nationalistische Gedichte.
Yanılmak insancıldır, azmetmek şeytanca.Se tromper est humain, persévérer est diabolique.
Hayvan hakları, hayvanların insancıl muamele görmelerini sağlayan haklar.Pour les droits des animaux, voir Droits des animaux.
Anıtsallığın yerine insancıllığı yeğlemiştir.Ma la donna gli preferisce la sua scimmietta.
Şiirlerinde insancıl bir duyarlık ve gözüpek bir gerçekçilik görülür.في هذا الكتاب ستقرأ أسماء وهمية وأحداثًا واقعية.
İnsancıl olmayan hükümdarın "Gök aldığı yetki"yi, yâni hükmetme yetkisini kaybetme tehlikesi vardır.Um governante desumano corre o risco de perder o "Mandato dos Céus", o direito de governar.
Anıtsallığın yerine insancıllığı yeğlemiştir.Dentro da fotografia prefere o erotismo feminino.
Grubun şarkı sözleri çoğu zaman şiirsel bir yapıda olup, siyasi ve insancıl mesajları içermektedir.Hun teksten zijn vaak poëtisch, maar drukken ook politieke en humanitaire boodschappen uit.
Ubıhların tutsaklara karşı davranışları çok insancıldı.Zachowanie dużych kotów jest zrozumiałe.
Tüm insancıl Hristiyan teolojisi ile denkleştirdiği bu alan radikal bir şüphe üstüne oturtulmuştur.Den handlar om hur nästan hela mänskligheten utrotas av en radikal pessimist.
İnsancıllık ve Ekonomiklik b.In Právní a ekonomické problémy V.
Grubun şarkı sözleri çoğu zaman şiirsel bir yapıda olup, siyasi ve insancıl mesajları içermektedir.Banksyho díla jsou často satirická a nesou politické či kulturní poselství.
Yanılmak insancıldır, azmetmek şeytanca.A greși e omenește, a persevera este diabolic.
I. Dünya Savaş sırasında antimilitarist ve insancıl şiirler yazdı.Ensimmäisen maailmansodan aikana hän laati sodanvastaisia runoja.
Hadrianus, köleliği azaltmıştı ancak kaldırmamıştı, kanunları insancıl hale getirdi ve işkenceyi yasakladı.Μείωσε αν και δεν κατάργησε τη δουλεία, εξανθρώπισε τον νομικό κώδικα και απαγόρευσε τα βασανιστήρια.
Grubun şarkı sözleri çoğu zaman şiirsel bir yapıda olup, siyasi ve insancıl mesajları içermektedir.Gruppas tekster er ofte poetisk, men med et tydelig politisk og humanitært budskap.
Anıtsallığın yerine insancıllığı yeğlemiştir.Ia lebih memilih mendalami kehidupan rohani.
"İnsan Hakları ve İnsancıl Hukuk" (PDF).האמנה האפריקאית לזכויות אדם וזכויות עמים (אמנת בנג'ול):.
İnsancıllık ve Ekonomiklik b.הסתגלות אישית וחברתית ג.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Aby povedali, že by to škodilo organizácii a že je to neľudské.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Aby řekli, že to naruší organizaci a že je to nelidské.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Để nói rằng việc này sẽ cản trở phong trào và rằng đó là vô nhân đạo.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Es würde die Vereinigung schädigen und sei außerdem inhuman.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.För att säga att det skulle skada rörelsen och att det var inhumant.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Fueron para decir que lastimaría el movimiento y que era inhumano.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Hogy elmondják, hogy a mozgalomnak árt és embertelen.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.동물보호운동에 피해를 주고 또 비인도적이라는 거였죠.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Li accusavano di danneggiare il movimento e che tutto questo era inumano.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Pentru a spune că ar dăuna mişcării şi că era inuman.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Untuk mengatakan bahwa hal itu merugikan pergerakan dan tidak manusiawi.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Ze zeiden dat het de beweging zou schaden en dat het onmenselijk was.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Zeznawać, że zaszkodziłoby to ruchowi i byłoby niehumanitarne.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Вони казали, що це буде заважати руху, і що це — негуманно.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Да кажат, че това ще навреди на организацията и че е нехуманно.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.Чтобы сказать, что это повредит движению и что это негуманно.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.הם התעקשו. ונתן הלך ישירות לקהילה.
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.ويقولوا أن ذلك سيضر الحركة وان ذلك لا أخلاقي
Acımasız ve insancıl olmayan bir hareket olduğunu söylemek için.彼らは粘り強かった ネイザンは直接コミュニティにかけあった
Ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.Aber Geschichten können auch genutzt werden um zu befähigen und zu humanisieren.