insan ile cümle
insan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bazı insanlar arkadaşlar arasında herhangi bir sır olmaması gerektiğini söylüyorlar.Some people say there shouldn't be any secrets between friends.
Bu insanların nesi var?What's wrong with these people?
Hayatta, çalışkan insanlar başarılı oldu.Hardworking people succeed in life.
Söylendiğine göre Japonya'da evcil hayvan olarak bir penguen besleyen insanlar var.Supposedly there are people in Japan who keep a penguin as a pet.
Japonya'da evcil hayvan olarak penguen bakan insanlar var gibi görünüyor.It seems that there are people in Japan who keep penguins as pets.
İnsanlar konuştular.The people have spoken.
İnsanlar Tom 'a manyetik olarak çekilmiş gibi görünüyor.People seem to be magnetically attracted to Tom.
“Yaşamak dünyadaki en nadir şeydir. Birçok insan sadece var olur, hepsi bu.”"To live is the rarest thing in the world. Most people exist, that is all."
Bir insanın hayatı kolay değildir.The life of a human isn't easy.
Evli insanların birbirlerinden sırları olması gerektiğini düşünmüyorum.I don't think married people should have secrets from each other.
Uygar bir insanın derisinin altına bakın ve bir barbar bulacaksınız.Look under the skin of a civilized man and you will find a barbarian.
Bir insanın dövüşmesi gereken zamanlar vardır.There are times when a man must fight.
Salon insanlarla doluydu.The hall was jammed with people.
Eski çağlardan beri insanlar şurup yapmak için avokadonun taşını kullanılmışlar.The people from ancient times used the stone of the avocado fruit to make syrup.
İnsanlar da dağın ardında yaşıyor.People also live behind the mountain.
İnsan ölümlü müdür?Is a human being mortal?
İnsanlar biri öldükten sonra genellikle siyah giyer.People usually wear black after someone has died.
Burada çok nazik insanlar bulacaksınız.You'll find the people here very kind.
Kasabamızda sizin gibi insanları istemiyoruz.We don't want people like you in our town.
Biz bu şehirde sizin gibi insanları istemiyoruz.We don't want people like you in this town.
Şehirde bir sürü insan var.There are a lot of people in the city.
Japon kültürü ve insanlar gerçekten benzersizdir.Japanese culture and people are really unique.
Almanya'da insanlar haftada kaç saat çalışıyorlar?How many hours do people work in Germany per week?
Müşterilerinin çoğunluğu yoksul insanlardır.Majority of his clientele are poor people.
Çalışmayı sergiye koyarsak, daha fazla insan onu dikkatle izleyebilecek.By putting the work on exhibit, more people will be able to contemplate it.
Birçok masum insan rehine alanlardan kurtarıldı.Many innocent people were saved from the hostage takers.
Hala yerel pirinç kekleri yemeyi seven insanlar var.There are still people who love eating native rice cakes.
Çok kötü! Çok az sayıda zengin insan yetimhaneye bağış yapıyor.Too bad! Too few rich people donate to the orphanage.
Hayırsever, servetini muhtaç insanlara yardımcı olmak için kullanmaya çalıştı.The philanthropist tried to use her wealth to help people in need.
Birçok insanın önünde konuşmak seni heyecanlandırdı mı?Does it make you nervous to speak in front of a lot of people?
Her insan kendi gözünde önemlidir.Every man is important in his own eyes.
Hala birçok insan Zamboanga'yı Çiçekler Kenti olarak düşünür.Still, many people consider Zamboanga as the City of Flowers.
Golf zengin insanlar içindir.Golf is for rich people.
İnsanlar neden golfü sever?Why do people like golf?
Tom insanların düşündüğünden çok daha iyidir.Tom is a lot better than people think.
Ofisteki insanların sesleri yumuşaktır.The voices of the people who are in the office are soft.
Savaşın kötüleşmesi nedeniyle insani yardım ekibi tahliye edildi.Humanitarian personnel were evacuated as the fighting worsened.
Genç insanlar okumamalıdır.Young people must not study.
Affetmeyecek olan insanlar vardır. Onlar senin geçmişte yaptıklarını asla unutmaz.There are people who will be unforgiving. They never forget what you did in the past.
İnsanların zorlukları bizim zorluklarımızdır.The people's hardships are our hardships.
O çok tuhaf bir insandır.He's a very strange person.
Mary bir anatomi uzmanıdır ve insan vücudundaki her kemiği bilir.Mary is an expert in anatomy and knows every bone in the human body.
O, masasında bir insan kafatası tutuyor.She keeps a human skull on her desk.
Sen tamamen doğru söylüyorsun; alışkanlıklar insanların hayatında çok büyük rol oynar.You are entirely correct; habits play a very large role in people's lives.
Japonya'da penguenleri evcil hayvanlar olarak tutan insanlar olduğunu duyuyorum.I hear that there are people in Japan who keep penguins as pets.
Sokakta çok insan vardı.There were a lot of people on the street.
Sokak insanlarla doluydu.The street was teeming with people.
Şu insanları tanıyor musun?Do you know those people?
İnsanların artık gerçekten bu şekilde söylediklerini sanmıyorum.I don't think people actually say it that way anymore.
Gittikçe daha fazla insan doğal tıp yöntemleri arıyor.More and more people search methods of natural medicine.
Buranın ilk insanları kimlerdi?Who were the original people here?
Futbol beyin hasarlı insanlar için beyin hasarlı bir spordur.Football is a brain damaging sport for a brain damaged people.
Yaşamayı sürdürmek için tek yolumuz insani dayanışmadır.Human interdependence is our only way to survive.
Fotoğraflardaki insanlara bak.Look at the people in the photos.
Kaç tane insan getirmeyi planlıyorsun?How many people were you planning to bring?
İnsan bu kötü yılı unutmak zorunda.One has to forget this bad year.
Arkadaşın iyi bir insan.Your friend is a good person.
İnsanın tercüme edemiyeceği hiçbir şey yoktur.There is nothing that one cannot translate.
Ben zengin insanlardan hoşlanmıyorum.I don't like rich people.
Afrika insanlığın beşiğidir.Africa is the cradle of humanity.