insan ile cümle

insan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanın doğasında var.It's human nature.
Tom diğer insanların tenis oynamalarını izlemekten hoşlanır.Tom likes to watch other people play tennis.
Neden insanlar sizden korkuyor?Why are people scared of you?
Neden insanlar sizden korkar?Why are people scared of you?
Neden insanlar senden korkar?Why are people scared of you?
İnsanlar neden Tom'dan korkuyorlar?Why are people scared of Tom?
İnsanlar neden polisten korkar?Why are people scared of the police?
Neden insanlar senden korkuyor?Why are people afraid of you?
İnsanlar neden Tom'dan korkarlar?Why are people afraid of Tom?
Neden insanlar polisten korkuyor?Why are people afraid of the police?
Tom gibi insanlardan nefret ediyorum.I hate people like Tom.
Tom kazara takım elbise giyen insanlarla dolu bir odaya yürüdü.Tom accidentally walked into a room full of people wearing suits.
Öyle insanlarla tanıştım.I've met people like that.
İnsanlar sana tamamen doğru olmayan birçok şey söyleyebilir.People tell you a lot of things that aren't quite true.
Onunla geçinmek zor olduğu için insanlar Tom'la çalışmayı sevmiyor.People don't like working with Tom because he's hard to get along with.
Herkes Tom'un yoksul insanların yeteneklerine sahip olduğunu biliyor.Everyone knows Tom has poor people skills.
Tom'un insanlarla ilişkilerinin kötü olduğunu herkes biliyor.Everyone knows Tom has poor people skills.
Bir sürü insan sinemadan çıkıyor.A lot of people are coming out of the movie theater.
Tom güvenebileceğiniz bir insan türü.Tom is the kind of man you can trust.
İnsanlarla kendi ana dillerinde konuşmaktan hoşlanırım.I like to talk to people in their native languages.
Bir kütüphanede yüksek sesle konuşan insanları dinlemek sinir bozucu.It's annoying to hear people talking loudly in a library.
Siz ikiniz şimdiye kadar karşılaştığım en can sıkıcı insanlarsınız.The two of you are the most annoying people I've ever met.
Sana sizin için çalışan insanların bazıları hakkında bazı sorular sormak istiyorum.I'd like to ask you some questions about some of the people you have working for you.
Facebook'taki insan sayısı Abd nüfusundan daha fazladır.The number of people on Facebook is greater than the population of the United States.
İnsanların gerçekten o şeyi yediğine inanamıyorum.I can't believe people really eat that stuff.
İnsanların Tom'un zeki olduğunu düşündüklerine inanamıyorum.I can't believe that people think Tom is intelligent.
İnsanları değiştiremezsin. Onlar kendileri değişmek zorundalar.You can't change people. They have to change themselves.
Son dakikada insanlar üzerinde planları değiştiremezsin.You can't change plans on people at the last minute.
Akşam yemeğine bütün bu insanları ağırlayamayız.We can't have all those people over for dinner.
Onlara bir uyarı vermeksizin insanların maaşlarını kesemeyiz.We can't just cut people's salaries without giving them some warning.
Tom'un bu dört insanı öldürmekten kurtulmasına izin veremeyiz.We can't let Tom get away with murdering those four people.
Hayır için insanlara bağış yaptırtamayız.We can't make people donate to charity.
İnsanlar bizi ayırt edemez.People can't tell us apart.
Papağanlar insanların sözlerini taklit ederler.Parrots imitate the words of humans.
Benden hoşlanmayan çok insan var.There are many people who don't like me.
İnsanlar gerçekten hâlâ o kelimeyi kullanıyor mu?Do people still actually use that word?
Bu birçok insanı kızdırdı.This got many people angry.
İnsanlara dik dik bakmak hoş bir davranış değildir.It's not polite to stare at others.
Bu temel bir insan hakkıdır.It's a basic human right.
Bugünlerde yaşlı insanları kastetmek için "kıdemli vatandaş" terimini sıklıkla kullanırız.Nowadays, we often use the term "senior citizen" to refer to old people.
Bu kadar aptalca bir şey yaparsan insanlar sana gülerler.People will laugh at you if you do something as stupid as that.
Tom'un insanlarla kaynaşma sorunu var.Tom has trouble socializing with people.
Tom'un diğer insanlarla geçinme sorunu var.Tom has trouble getting along with other people.
Tom normal olarak diğer insanlarla geçinemiyor gibi görünüyor.Tom seems to be unable to interact normally with other people.
Tom'un bazen diğer insanların güdülerini ve isteklerini anlama sorunu var.Tom sometimes has trouble understanding other people's motives and desires.
Tom'un bazen diğer insanların duygularını anlama sorunu var.Tom sometimes has trouble understanding other people's feelings.
İnsanlar sadece yaklaşık 70 yıl yaşar.People live only about 70 years.
Bazı insanlar Tom'un şizofrenik olduğunu düşünüyor.Some people think Tom is schizophrenic.
Başı dertte insanların çoğunlukla dönecek yeri yoktur.People in trouble often have nowhere to turn.
İnsan ayıkken düşündüğünü sarhoşken söylermiş.The words of a drunk man are the thoughts of a sober man.
Eğer çok fazla yalan söylersen insanlar sana asla inanmazlar.If you tell too many lies, people won't ever believe you.
Bazı insanlar balığın beyin gıdası olduğunu söylüyor.Some people say that fish is brain food.
Ona inanabilirsin. O güvenilmez bir insan değil.You can believe him, he's not an untrustworthy person.
Ordu çıkınca birçok yaralı insan geride kaldı.When the military pulled out, many injured people were left behind.
Genç insanlar yasaya uymalıdır.Young people must respect the law.
İnsanlar kendilerini güvende hissetmek isterler.People want to feel safe.
Ben sadece insanların beni sevmesini istiyorum.I just want people to like me.
İnsanların benden nefret etmesini istemiyorum.I don't want people to hate me.
İnsanlar bunu duymak istemiyor.People don't want to hear that.
İnsanların gerçeği bilmesini istiyorum.I want people to know the truth.

İlgili Sayfalar