insan ile cümle
insan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, fakir insanlara asla tepeden bakmaz.He never looks down on poor people.
O sözünden dönecek son insandır.He is the last person to break his promise.
Aya ayak basan ilk insandı.He was the first man to land on the moon.
O, bilgili bir insandır.He is a well informed person.
Oradaki insanlar tarafından sıcak karşılandı.He was welcomed by the people there.
Onun siyahi insanlara tepeden bakma alışkanlığı vardı.He has a habit of looking down on coloured people.
O şu ana kadar yaşamış cesur bir insandır.He is as brave a man as ever lived.
O her zaman başı dertte olan insanlara yardım etmeye hazırdı.He was always ready to help people in trouble.
Pasifik'i geçen ilk insandı.He was the first man to cross the Pacific.
Kendisi gördüğüm en uzun boylu insan.He is the tallest man that I have ever seen.
Görmek istediğim son insandır.He's the last man that I want to see.
Köydeki insanlar birbiri ardına hastalandılar.The people in the village fell ill one after another.
O tüm hayatını fakir insanlara yardım etmeye adadı.He dedicated his whole life to helping poor people.
O, insanları ezmeyi sever.He just loves to bully people.
O, bir yetenek insanı.He is a man of ability.
Ona mevcut bütün insanlar tarafından gülündü.He was laughed at by all the people present.
O her zaman insanların tarafındaydı.He was always on the people's side.
O bir inanç insanıdır.He is a man of faith.
Kibar olduğu için insanlar onu seviyor.People like him because he is kind.
İnsanlar ona karşı geldiği zaman o sinirlenmek eğilimindedir.He tends to get angry when people oppose him.
O, insanlarla oldukça ilgilenir.He deals fairly with people.
İnsanların isimlerini unutmaya eğilimlidir.He is apt to forget people's name.
O, insanları izlemekten zevk alır.He finds pleasure in watching people.
O kişilikli bir insandır.He is a man of character.
İnsanlar çoşkuluyken, o her zaman uzak durur.He always stands off when people are enthusiastic.
O hoş bir insandır.He is an agreeable person.
Dünyadaki en büyük bilim insanları arasında sayılıyor.He is numbered among the greatest scientists in the world.
Yumuşak tabiatlı bir insandır.He has a mild nature.
O, büyük bir insan oldu.He grew up to be a great person.
Yaratılıştan çok sessiz bir insandır.He is by nature a very quiet person.
O, hayatını fakir insanlara yardım etmeye adadı.He dedicated his life to helping the poor.
Hayatı boyunca fakir insanlara yardım etti.He helped poor people all his life.
Ona hem bir öğretmen hem de bir insan olarak saygı duyuluyordu.He was respected both as a teacher and as a man.
O hem bir öğretmen olarak hem de bir insan olarak saygı görüyordu.He was respected both as a teacher and as a man.
Diğer insanların duygusu ne olursa olsun, o düşündüğünü söyler.He says what he thinks regardless of other people's feelings.
O, pek çok insana aynı soruyu sordu.He asked the same question of many people.
O, etrafındaki insanlardan farklı.He is different from the people around him.
O tembel insanlara karşı çok serttir.He is very hard on lazy people.
İnsanlarla arkadaşlık kurma konusunda çok tutuk.He is very slow at making friends with anybody.
Kendisi partinin gelecek vaadeden genç insanlarından birisidir.He is one of the up and coming young men of the party.
O, kışın Fuji Dağına tırmanan ilk insandı.He was the first man to climb Mt. Fuji in winter.
O, çalan insan türü değil.He isn't the kind of person who steals.
O, çok unutkan bir insandır.He is a very forgetful fellow.
O, bilinen bir insan tipi.He is a common sort of man.
O, yoksul insanlar için pek çok şey yaptı.He has done many things for poor people.
Onun gücü, sıradan bir insanınkinden çok daha büyüktür.His strength is much greater than that of an ordinary man.
O sadece sıradan bir insan.He's just an ordinary man.
Refah içinde yaşayan insanları küçümsedi.He despised those who lived on welfare.
O hoş bir insan.He is a nice person.
O aslında nazik bir insandır.He is basically a nice man.
O neşeli bir genç insan.He is a cheerful young man.
O, seyahatleri sırasında çok sayıda etkileyici insanlarla tanıştı.He met many fascinating people in the course of his travels.
İnsanların ne dediği umurumda değil.I don't care about what they say.
Onlar tipik genç insanlar.They are typical young people.
Aslında onların hepsi iyi insanlar.They are all good men at heart.
Onlar tembel. Böyle insanları anlayamıyorum.They are lazy. I can't understand such people.
Onlar yaşlı insanlara karşı nazikler.They are kind to old people.
Onlar barışsever insanlardır.They are a peace-loving people.
Onlar bitişikte yaşayan insanlardır.They are the people who live next door.
Onlar yaşlı insanların özel ihtiyaçlarını dikkate alamadılar.They failed to take into account the special needs of old people.