Sigara içmenin zararlı olduğu gerçeğini inkar etmek yok.There is no denying the fact that smoking is harmful.
Dünyada İngilizce'nin en yaygın şekilde konuşulan dil olduğunu inkar etmek yok.There is no denying that English is the most widely spoken language in the world.
Onun çok verimli olduğunu inkar etmek yok.There is no denying that she is very efficient.
Hem Fransız hem de İran hükümetleri, iki meselenin birbirine bağlı olduğunu inkar etmektedirler.Both the French and Iranian governments deny the two affairs are linked.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Real security is contemplating death, not pretending it doesn't exist.
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir.It is a denial that a monetary value can be ascribed to everything.
Eğer inkar etmek yerine itiraf ederse 10 yıl yerine sadece 3 yıl ceza alacak.If he goes from denying to confessing he goes from 10 years in prison to 3 years in prison.
İnsanlardan çoğu, Rabblerine kavuşmayı inkar etmektedirler.But many men reject the meeting with their Lord.
Böyleyken peygamberlerimizi yalanladılar; Beni inkar etmek nasıl olur?How great was the change that I wrought in their condition then!
Beni inkar etmek nasıl olur?How great was the change I wrought in their condition then!
Beni inkar etmek nasılmış?And how was My punishment then!
Doğrusu onlar Rablerine kavuşmayı inkar etmektedirler.In fact they deny the meeting with their Lord.
Rahman'ın mesajını tümüyle inkar etmektedir onlar.Yet in Ar-Rahman they disbelieve!
Buna rağmen, insanların çoğunluğu Rab'leriyle karşılaşmayı inkar etmektedirler.But many men reject the meeting with their Lord.
Sonra Ben, inkar edenleri yakaladım. Beni inkar etmek nasıl olur?Then I seized the disbelievers; so how did denial My rejection turn out?
And olsun ki, bunlardan öncekiler de yalanlamışlardı. Beni inkar etmek nasılmış?And indeed those before them had denied – therefore how did My rejection turn out!
Oysa onu inkar etmekle emredilmişlerdi; fakat şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.And Satan seeks to make them drift far away from the right way.
Thaci, suçlamaları inkar etmekle birlikte, soruşturmada tam işbirliği sözü verdi.While denying the accusations, Thaci has pledged full co-operation in the probe.
Teorinizi inkar etmek gibi bir niyetim yok.Je n'ai pas l'intention de contester votre théorie.
O dönemde Kuzey Vietnam güçlü bir şekilde Güney Vietnam'a silah ve asker gönderdiğini inkar etmekteydi.El Vietnam del Norte siempre ha negado rotundamente haber mandado tropas o equipo para el Vietnam del Sur.
ABD ve İngiltere bu iddiaları ne kabul etmek ne de inkar etmek için pek çaba sarfetmedi.Realmente los británicos no desaprobaban ni reconocían aquella conquista.
Hem Fransız hem de İran hükümetleri, iki meselenin birbirine bağlı olduğunu inkar etmektedirler.И французское, и немецкое правительства взаимно обвиняли друг друга.
O dönemde Kuzey Vietnam güçlü bir şekilde Güney Vietnam'a silah ve asker gönderdiğini inkar etmekteydi.O Vietnã do Norte sempre negou veementemente ter mandado tropas ou equipamento para o Vietnã do Sul.
Hem Fransız hem de İran hükümetleri, iki meselenin birbirine bağlı olduğunu inkar etmektedirler.Fransmän och tyskar, liksom deras regeringar, misstrodde varandra ömsesidigt.
ABD ve İngiltere bu iddiaları ne kabul etmek ne de inkar etmek için pek çaba sarfetmedi.Spojené státy nebyly schopny nebo ochotny tyto důkazy dodat.
Felsefi incelemelerini ve düşüncelerini kaleme aldığı eser, Allah'ı inkar etmek mümkün mü? adlı kitabıdır.Освен своята писателска и издателска дейност е бил учител по философия в Истанбулският университет.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Adevărata securitate este să priveşti moartea, nu să pretinzi că ea nu există.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.An toàn thực sự là cái chết đáng cân nhắc, không giả vờ như nó không tồn tại.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.A valódi biztonság számol a halállal, nem tetteti hogy ilyen nincs is.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.A verdadeira segurança é contemplar a morte não é fingir que a morte não existe.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Echte Sicherheit ist den Tod akzeptieren, nicht vorzugeben er existiere nicht.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Echte veiligheid is hunkeren naar verbinding in plaats van macht.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Keamanan yang nyata adalah merenungi kematian, bukan berpura-pura itu tidak ada.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.진짜 안전함은 죽음에 대해 성찰할 수 있는 것이지 죽음이 존재하지 않은 척 사는 것이 아니에요
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.La seguridad real es contemplar la muerte, no pretender que no existe.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.La sicurezza reale è meditare sulla morte, non fingere che non esista.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.La vraie sécurité, c'est de regarder la mort en face, pas de prétendre qu'elle n'existe pas.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Prawdziwe poczucie bezpieczeństwa, to myślenie o śmierci zamiast udawania, że jej nie ma.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Πραγματική ασφάλεια είναι να στοχάζεσαι πάνω στο θάνατο, όχι να προσποιείσαι ότι δεν υπάρχει.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.Истинската сигурност е да размишляваш върху смъртта, а не да се преструваш, че тя не съществува.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.ביטחון אמיתי מתייחס אל המוות, לא מתעלם ממנו.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.الأمن الحقيقي هو التفكير في الموت، ليس التظاهر بعد وجوده.
Gerçek güvenlik ölümü temaşa etmektir, ölümün varlığını inkar etmek değil.損失から逃げず 悲しみを受け入れ 降伏することなのです
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir.Het is een ontkenning van het idee dat alles een financiële waarde heeft. "Hoi."
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir."Hola." "¿Como se comportó?" "Muy bien,"
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir.Je to popieranie toho, e peňaná hodnota môe by priradená na vetko. "Ahoj."
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir."Bună." "A fost cuminte?"
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir.É a negação de que um valor monetário pode ser adicionado a tudo. "Então?"
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir.Είναι μια άρνηση στο ότι η χρηματική αξία μπορεί να αποδοθεί στα πάντα. -"Γειά"
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir."أهلاً."
Parasal değerin her şeye atfedilebileceğini inkar etmektir.「ハイ」
Şu anda kim olduğumu inkar etmek, abimi ve simyayı inkar etmek olur.At fornægte den, som jeg er nu, er at fornægte min bror og alkymi.
Şu anda kim olduğumu inkar etmek, abimi ve simyayı inkar etmek olur.Att förneka den jag är nu är att förneka min bror och alkemi.
Şu anda kim olduğumu inkar etmek, abimi ve simyayı inkar etmek olur.Jos torjun ruumiini, torjun myös veljeni ja alkemian.
Şu anda kim olduğumu inkar etmek, abimi ve simyayı inkar etmek olur.Renegar de mi cuerpo, sería renegar de mi hermano y de la alquimia.
Şu anda kim olduğumu inkar etmek, abimi ve simyayı inkar etmek olur.Repudiar quem eu sou, seria repudiar o Irmão e a alquimia.
Şu anda kim olduğumu inkar etmek, abimi ve simyayı inkar etmek olur.Rinnegare ciò che sono significa rinnegare mio fratello e l'alchimia.
Şu anda kim olduğumu inkar etmek, abimi ve simyayı inkar etmek olur.Wypierając się tego, kim jestem, wyparłbym się brata i alchemii.
Şu anda kim olduğumu inkar etmek, abimi ve simyayı inkar etmek olur.Αν αποκηρύξω αυτό που είμαι, αποκηρύττω αδελφό και αλχημεία.
Şu anda kim olduğumu inkar etmek, abimi ve simyayı inkar etmek olur.Отречься от себя значило бы отречься от брата и от алхимии.