Boşuna inkâr etme.Don't bother denying it.
Bunu inkâr etmenin faydası yok.It's useless to deny it.
Litvanya'da Nazi ya da Sovyet suçlarını tasvip veya inkâr etmek yasaktır.In Lithuania, approval and denial of Nazi or Soviet crimes is prohibited.
Ama kesin bir dille inkâr etmek... ...daha kötü bir etki yapacaktır.But to deny with a certain motive in mind, that will bring an even worse impact.
Belki de onlar benimle atýţmýţtýr. Bunu inkâr etmeyeceđim.Não creio que eu seja bem-vindo.
Yemin olsun, biz sana açık-seçik ayetler indirdik. Onları, sapmış olanlardan başkası inkâr etmez.We have sent clear signs to you, such as none can deny except those who transgress the truth.
O halde, inkâr etmekte olduğunuz için tadın azabı.So they have to taste the punishment for disbelief.
Bunlar daha önce Mûsa'ya verileni inkâr etmemişler miydi?Did they not disbelieve before in what was given to Moses?
Bizim ayetlerimizi, zalimlerden başka kimse inkâr etmez.No one denies Our revelations except those who are unjust.
Peki daha önce Musa'ya verileni de inkâr etmemişler miydi?Did they not disbelieve before in what was given to Moses?
Gerçekten insanların çoğu, Rablerine kavuşmayı inkâr etmektedirler.But many men reject the meeting with their Lord.
O zaman beni inkâr etmek nasıl oldu?How great was the change I wrought in their condition then!
Biz sana apaçık âyetler indirdik. Onları yoldan çıkan sapıklardan başkası inkâr etmez.We have sent clear signs to you, such as none can deny except those who transgress the truth.
Şunlardan da ona iman edenler vardır.Bizim âyetlerimizi kâfirlerden başkası inkâr etmez.Only those who are infidels will deny it.
Evet, Bizim âyetlerimizi zalimlerden başkası inkâr etmez. [10,96 - 97]No one denies Our revelations except those who are unjust.
Ne var ki sen onların haşri inkâr etmelerine şaşırıyorsun, onlar ise seninle alay ederler.Yet while you are filled with wonder, they just scoff;
Fakat insan suç işleyip durmak için önündeki kıyameti inkâr etmek ister de,Yet man is sceptical of what is right before him.
Öyle ise inkâr etmenize karşılık azabı tadın" (denecektir).Therefore now taste the punishment, the result of your disbelief.”
Sonra ben o inkâr edenleri tutup yakaladım. O zaman beni inkâr etmek nasıl oldu?Then I seized the disbelievers; so how did denial My rejection turn out?
Bizim âyetlerimizi öyle nankör gaddarlardan başkası inkâr etmez.And none denies Our signs, except every ungrateful traitor.
Bizim âyetlerimizi gaddar ve nankör olandan başkası inkâr etmez. [17,67; 29,65; 35,32]And none denies Our signs, except every ungrateful traitor.
Hayır! Hileye sapmayın, âhireti inkâr etmeyin!By no means!
Bu, onların Allah'ı ve Resulünü inkâr etmelerinden dolayı böyledir.That is because they disbelieved in God and His Messenger.
Çünkü onlar âyetlerimizi inkâr etmeyi âdet edinmişler ve onlardan hep gafil olagelmişlerdir.This is because they rejected Our signs as false and were heedless to them.
Onları, sapmış olanlardan başkası inkâr etmez.Only the wicked sinners deny it.
Öyle ki, iman sahasından uzaklaşmış fasıklardan başkası onları inkâr etmez.Only the wicked sinners deny it.
Onları yoldan çıkan sapıklardan başkası inkâr etmez.Only the wicked sinners deny it.
Fakat sorunu inkâr etmeyi bırakmak bu yolda atılması gereken adımlardan yalnızca biri.But ending denial is just one step.
Çok az kişi yeteneklerini inkâr etmesine karşın, Maior'un atamasına şiddetle karşı çıkıldı.Although few deny his qualifications, Maior's appointment was strongly resisted.
Bilimsel birer kanıt olmadan atomların varlığını inkâr etmek kolaydı.Without scientific proof, the existence of atoms was easy to deny.
Gizlilik içinde çalışmalarının, temel prensipleridir (ancak bunu reddetmeleri, inkâr etmeleri).De aanvallers nemen hun startpositie (in gevechtshouding) in bij hun partners (uitvoerder).
Çek Cumhuriyeti'nde Holokost ve komünist mezalimini inkâr etmek yasa dışıdır.フランスとドイツの法の下では、ヘイトスピーチの否定と、ホロコーストの事実を否定することは違法である。
Gizlilik içinde çalışmalarının, temel prensipleridir (ancak bunu reddetmeleri, inkâr etmeleri).」其馭屬吏寬平忠厚,務安上全下,使各稱其職而止。
Ancak, bu iddiayı inkâr etmek için nedenler vardı.한편, 이 주장이 부정확하다는 다른 주장도 있다.
Ama kesin bir dille inkâr etmek... ...daha kötü bir etki yapacaktır.Mais nier avec une idée derrière la tête, pourrait avoir des conséquences plus graves.
Ama kesin bir dille inkâr etmek... ...daha kötü bir etki yapacaktır.لكن تكذيب انكم سوية للفوز بشيء يمكنه ان يضعنا في وضعية اسوء مما نتصور
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin a dit, "Je n'ai jamais été athée au sens de nier l'existence d'un Dieu.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin a spus, "N-am fost niciodată un ateu în sensul de a nega existența lui Dumnezeu.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin řekl, "Nikdy jsem nebyl ateista v tom smyslu, že bych popíral existenci Boha.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin sagde, "Jeg har aldrig været en ateist i forstanden at benægte Guds eksistens.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin sa, "Jag har aldrig varit en ateist i den meningen att förneka existensen av en gud.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin zei, "Ik ben nooit een atheïst geweest in de zin dat ik het bestaan van een god ontken.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Darwin zei, "Ik ben nooit een atheïst geweest in de zin dat ik het onstaan van God ontken.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""En ole koskaan ollut ateisti siinä mielessä että kieltäisin Jumalan olemassaolon.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Eu nunca fui um ateu no sentido de negar a existência de Deus.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Io non sono mai stato un ateo, nel senso di negare l'esistenza di un Dio.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Kata Darwin, "Saya tak pernah menjadi ateis dalam arti menyangkal eksistensi Tuhan.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Nikoli nisem bil ateist v smislu zanikanja obstoja boga.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Ο Δαρβίνος είπε, "Δεν ήμουν ποτέ άθεος με την έννοια της άρνησης ύπαρξης του Θεού.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Дарвин е казал, "Аз никога не съм бил атеист в смисъл да отричам съществуването на един бог.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Я никогда не был атеистом в смысле отрицания самого существования Бога.
Darwin, "Ben, hiçbir zaman ateist olmadım; "şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Я ніколи не був атеїстом в якості заперечення існування Бога.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Ich war nie ein Atheist im dem Sinne, dass ich die Existenz eines Gottes bestreite.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."부정한다는 의미에서 무신론자였던 적은 없다.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Nigdy nie byłem ateistą w znaczeniu: kimś, kto zaprzecza istnieniu boga.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa."Nikdy som nebol ateista v tom zmysle, že by som popieral existenciu Boha.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Nunca he sido un ateo en el mismo sentido de negar la existencia de Dios,
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa." "Sanıyorum 'bilinemezci', benim hâlimiבמובן של התכחשות לקיומו של אלוהים.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""Sosem voltam ateista, abban az értelemben, hogy tagadom egy Isten létezését.
"şayet bu bir tanrının varlığını inkâr etmek anlamına geliyorsa.""במובן של התכחשות לקיומו של אלוהים.