Ana içeriğe geç
Sözlük

ingilizce ile cümle

ingilizce kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Alman bir magazin, Alman Vikipedisini ki bu Ingilizcesinden cok cok daha kucuk,그래서 독일 잡지에서 독일 위키백과를 다른 것과 비교했을 때, 영어 위키백과보다 그 규모는 훨씬 작지만
Alman bir magazin, Alman Vikipedisini ki bu Ingilizcesinden cok cok daha kucuk,אז מגזין גרמני השווה את הוויקיפדיה הגרמנית, שהיא הרבה, הרבה יותר קטנה מהאנגלית,
Alman bir magazin, Alman Vikipedisini ki bu Ingilizcesinden cok cok daha kucuk,عندما قامت مجلة المانية بمقارنة ويكيبيديا الالمانية، التي هي أصغر بكثير جداً جداً من الإنجليزية،
Alman bir magazin, Alman Vikipedisini ki bu Ingilizcesinden cok cok daha kucuk,独語のウィキペディアをエンカルタや ブロックハウスと比べたところ
Ama bu olanı engelleyemiyorum. Eğer paranız yoksa, ingilizce bilmiyorsanız ne olacak peki?יש לי גישה לסנאטורים ומנכ"לים.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.Eu sunt Eric Dishman. Vorbesc engleză,
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.Ik ben Eric Dishman. Ik spreek Engels.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum. Intel'de çalışıyorum, iyi bir maaşım var.שזו סבתה של אשתי.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.자, 저는 에릭 디시먼입니다. 저는 영어를 하죠.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.Maintenant, je m'appelle Eric Dishman. Je parle Anglais.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.Nun, ich bin Eric Dishman.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.Ora, sono Eric Dishman. Parlo Inglese.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.Teraz, Nazywam się Eric Dishman. Mówię po angielsku.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.Veamos, yo soy Eric Dishman. Hablo inglés.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.Τώρα, εγώ είμαι ο Έρικ Ντίσμαν. Μιλώ Αγγλικά.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.Аз съм Ерик Дишман. говоря английски.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.Меня зовут Эрик Дишман. Я говорю по-английски.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.الآن, أنا إيريك ديشمان, أتحدث الإنجليزية.
Bakın, benim adım Eric Dishman, ingilizce biliyorum.インテルの社員で いい給料をもらっています
Bak, su yoldan gidersen bir køy var Orada muhtemelen ingilizce bilen birine rastlarsinAle půl míle od sud je vesnice možná tam někdo mluví anglicky.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Én beszélek kicsit angol.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Eu falo um pouco Inglês.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Eu vorbesc pic engleză.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Govorim malo angleško.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Hablo poquito Inglés.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Hovorím trochu po anglicky.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Ich spreche etwas Englisch.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Ik spreek klein beetje Engels.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Jeg taler lidt engelsk.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Je parle petit peu anglais.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Mluvím trochu anglicky.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Mówię trochę po angielsku.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Parlo poco po 'inglese.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Puhun vähän Englanti.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Saya berbicara sedikit sedikit bahasa inggris.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Tôi nói một chút tiếng Anh.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Μιλάω λίγο αγγλικά.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Аз говоря малко английски.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Я говорю немного английски.
Ben biraz ingilizce konuşuyoruz.Я кажу трохи англійською.
Ben ingilizce biliyorum BendeEu sei falar inglês.
Ben ingilizce biliyorum BendeIch kann Englisch sprechen.
Ben ingilizce biliyorum BendeJá mluvím anglicky.
Ben ingilizce biliyorum BendeJe sais parler anglais.
Ben ingilizce biliyorum BendeΜπορώ να μιλήσω αγγλικά.
Ben ingilizce biliyorum BendeЯ говорю по-английски.
Ben ingilizce biliyorum Bendeلا أستطيع التحدث انجليزية
Ben ingilizce biliyorumJa umiem mówić po angielsku.
Birtanesinin fermuarlı iç cebine baktığımda şöyle yazılı ingilizce bir kart gördüm :저는 그녀가 가져온 한 가방 주머니 안에 있던
Birtanesinin fermuarlı iç cebine baktığımda şöyle yazılı ingilizce bir kart gördüm :הצצתי בכיס בעל הרוכסן של אחד מהם,
Birtanesinin fermuarlı iç cebine baktığımda şöyle yazılı ingilizce bir kart gördüm :نظرت في جيب سحاب شنطة واحدة،
Birtanesinin fermuarlı iç cebine baktığımda şöyle yazılı ingilizce bir kart gördüm :カードが入っていました カードには英語でこうありました
Bu bir hareket değildir ama ingilizcede aynı zamanda bir eylem anlamına da geliyor.Az nem egy tett, bár az angol nyelvben cselekedetet is jelöl.
Bu bir hareket değildir ama ingilizcede aynı zamanda bir eylem anlamına da geliyor.Bukan suatu tindakan, namun dalam Bahasa Inggris, cinta juga suatu tindakan.
Bu bir hareket değildir ama ingilizcede aynı zamanda bir eylem anlamına da geliyor.Ce n'est pas une action, mais dans la langue anglaise, c'est aussi une action.
Bu bir hareket değildir ama ingilizcede aynı zamanda bir eylem anlamına da geliyor.Đó không phải là hành động, nhưng trong tiếng Anh, điều đó cũng được xem là một hành động.
Bu bir hareket değildir ama ingilizcede aynı zamanda bir eylem anlamına da geliyor.Es ist keine Handlung, aber in der englischen Sprache ist es auch eine Handlung.
Bu bir hareket değildir ama ingilizcede aynı zamanda bir eylem anlamına da geliyor.Het is geen handeling, maar in de Engelse taal is het ook een handeling.
Bu bir hareket değildir ama ingilizcede aynı zamanda bir eylem anlamına da geliyor.행위가 아닙니다. 하지만, 영어에서는 행위도 되지요.
Bu bir hareket değildir ama ingilizcede aynı zamanda bir eylem anlamına da geliyor.Není to úkon, i když v anglickém jazyce je to též úkon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod