ing ile cümle
ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İngilizcede bu çiçeğe ne dersiniz?What do you call this flower in English?
Nihayet bu Yaz İngiltere'ye gittim.I finally went to England this summer.
Bu İngilizce kompozisyon mükemmel olmaktan uzak.This English composition is far from perfect.
Bu İngilizce kitabı okuması benim için çok zor.This English book is too difficult for me to read.
Bu İngilizce roman, bir haftada okunacak kadar basit değil.This English novel is not easy enough for you to read in a week.
Kitap düz İngilizce ile yazıldığı için yeni başlayanlar için uygundur.Written as it is in plain English, the book is suitable for beginners.
Olduğu gibi, kolay İngilizce ile yazılırsa, kitap yeni başlayanlar için uygundur.Written, as it is, in easy English, the book is suitable for beginners.
Bu ders kitabı basit İngilizce ile yazılmıştır.This textbook is written in simple English.
Bu teyp İngilizce öğrenmemizi kolaylaştıracaktır.This tape recorder will make it easier for us to learn English.
Ben bu dört yıldır İngilizce öğreniyorum.I have been learning English these four years.
Burada iklim İngiltere'ninkinden daha hafif.The climate here is milder than that of England.
İşte bugünkü İngilizce hakkında beş inanılmaz gerçek.Here are five amazing facts about English today.
Burada İngilizce konuşmak zorundasın.You have to speak English here.
Burada ingilizce konuşmalısın.You have to speak English here.
Ken dün gece İngilizce çalıştı.Ken studied English last night.
Ken onun İngilizcesini tazelemeyi istemektedir.Ken wishes to brush up his English.
Kenya bir İngiliz sömürgesiydi.Kenya used to be a British colony.
Kate İngilizceyi çok hızlı konuşur.Kate speaks English very fast.
Bayan Green bana İngilizce öğretti.Miss Green taught me English.
Bu öğleden sonra bir İngilizce sınav olacağız.We will have an English test this afternoon.
Bugün İngilizce sınıfını özleyeceğim.I'll miss the English class today.
İngilizceni geliştirmek zorundasın.You have to polish your English.
Dün trende bir yabancı benimle İngilizce konuştu.Yesterday a foreigner spoke to me in English on the train.
Gülliver'in Gezileri ünlü bir İngiliz yazar tarafından yazılmıştır.Gulliver's Travels was written by a famous English writer.
Onlar Kanada'da İngilizce ve Fransızca konuşurlar.They speak English and French in Canada.
Kanada'da hem Fransızca hem de İngilizce konuşulur.Both French and English are spoken in Canada.
Teyzem hem Çince hem de İngilizce konuşur.My aunt speaks Chinese as well as English.
Avustralya'da konuşulan dil İngilizcedir.The language spoken in Australia is English.
Avustralya'da İngilizce konuşulur.English is spoken in Australia.
Ellen İngilizce konuşmaz.Ellen does not speak English.
Emi İngilizce eğitimi alacak.Emi will study English.
Emi İngilizce çalışacak.Emi will study English.
İyi İngilizce konuşabilen hiç öğrenci yok.There are no students who can speak English well.
İngilizceyi iyi konuşabilen öğrenci yok.There are no students who can speak English well.
Hindistan İngiltere'den bağımsızlığını 1947 yılında kazandı.India gained independence from Britain in 1947.
Hindistan'ın İngiltere'den farklı bir iklimi var.India has a different climate from England.
İngiltere'yi ilk kez ziyaret ettim.This is the first time I have visited England.
İngiltere Danimarkalılar tarafından işgal edildi.England was invaded by the Danes.
İngiltere maçı kazanacak.England is going to win the match.
İngiltere, yarışı kazanacak.England is going to win the race.
Bir gün İngiltere'yi ziyaret etmek istiyorum.I'd like to visit England someday.
Bir gün İngiltere'ye gitmek istiyorum.Someday I'd like to go to England.
İngiliz hükümeti plana karşı.The British government is against the plan.
İngilizlerin tutucu olduğu söyleniyor.The English are said to be conservative.
İngilizler becerikli bir millettirler.The English are a practical people.
İngiltere şairleriyle gurur duyar.England is proud of her poets.
İngiltere şairleri ile iftihar etmektedir.England is proud of her poets.
İngilizler asansörlere "lift" diye seslenir.English people call elevators "lifts".
İngilizler Amerika'da koloniler kurdu.The English established colonies in America.
Bir İngiliz erkeğinin evi, onun kalesidir.An Englishman's home is his castle.
Bir İngiliz farklı bir şekilde hareket ederdi.An Englishman would act in a different way.
Bir İngiliz böyle bir kelime kullanmazdı.An Englishman would not use such a word.
İngilizlerle karşılaştırıldığında biz çok miyobuz.Compared with the English, we are too near-sighted.
Bütün İngilizler balık ve cips sevmezler.Not all English people like fish and chips.
İngiliz Parlamentosu, Avam Kamarası ve Lordlar Kamarasına bölünmüştür.The British Parliament is divided into the House of Commons and the House of Lords.
Manş denizi İngiltere'yi ve Fransa'yı ayırmaktadır.The English Channel separates England and France.
İngiliz İngilizcesi ve Amerikan İngilizcesi arasında bazı farklar vardır.There are some differences between British English and American English.
Örneğin İngiltere'yi al.Take England for example.
İngiltere uzun zamandır ziyaret etmek istediğim bir ülkedir.England is a country that I've wanted to visit for a long time.
İngiltere'nin iklimi İskoçya'nınkinden daha yumuşaktır.The climate of England is milder than that of Scotland.