ing ile cümle
ing kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Fransızca ve İngilizce konuşur.Tom speaks French and English.
Bu, Fransızca değil. İngilizcedir.This isn't French. It's English.
İngiltere, uluslararası ilişkilerde Avrupa'dan çok Atlas Okyanusuna yönelmektedir.Britain leans to the Atlantic rather than Europe in international relations.
İngilizce, Mandarin ve İspanyolca'dan sonra dünyadaki en çok konuşulan üçüncü dildir.English is the third most spoken language in the world, after Mandarin and Spanish.
Burada sadece İngilizce değil, aynı zamanda Rusça da konuşulur.Not only English is spoken here, but also Russian.
Fransızca'ya ek olarak Tom İngilizce de konuşabilir.In addition to French, Tom can speak English.
Tom Fransızca bilmektedir ve ayrıca İngilizce bilmektedir.Tom speaks French and also speaks English.
İngilizce, Latin ve Yunan kökenli birçok kelimeye sahiptir.English has many words of Latin and Greek origin.
İngilizce, Latince ve Yunanca kökenli birçok kelimeye sahiptir.English has many words of Latin and Greek origin.
İngilizce, Latin ve Yunan kökenli birçok sözcüğe sahiptir.English possesses many words of Latin and Greek origin.
Normanlar 1066'da İngiltere'yi istila ettiler.The Normans invaded England in 1066.
Ben akıcı biçimde kırık İngilizce konuşuyorum.I speak broken English fluently.
Bu bir İngiliz ismi.It's an English name.
Bu dili öğrenmek için İngilizce bilmek zorundasın.You have to know English to learn this language.
Hem Fransızca hem de İngilizce konuşabilirim.I can speak both French and English.
İngilizcenin birçok Latince sözcükleri var.English has many Latin words.
İngilizcenin birçok Fransızca sözcükleri var.English has many French words.
İngilizce, dünyanın şimdiki lingua frankasıdır.English is the world's current lingua franca.
O bir İngiliz aksanı.That's a British accent.
Bir İngilizce öğretmeniyle evli olduğu için İngilizceyi ücretsiz olarak öğrenebilir.Since she was married to an English teacher, she could learn English for free.
Matematiğe İngilizce'den daha ciddi olarak çalışıyorum.I study maths more seriously than English.
İngilizcem çok kötüdür.My English is terrible.
Tom mükemmel İngilizce konuşur.Tom speaks impeccable English.
İngilizcen kusursuz.Your English is impeccable.
İngilizcen nasıl?How's your English?
İngilizcen harika.Your English is great!
İngilizcemi pratik yapmak istiyorum.I want to practise my English.
İngiltere'den yeni geldim.I just arrived from Great Britain.
İngiltere'de doğmuş ve bu nedenle İngilizce konuşuyor.He was born in England, and therefore speaks English.
İngilizcenin yanısıra Almanca da konuşur.Besides English, she also speaks German.
Hayır, İngilizce bilmiyorum.No, I don't speak English.
Hayır, İngilizce konuşmuyorum.No, I don't speak English.
Bu kütüphanenin İngilizce olmayan kitapları yok.This library has no books that are not in English.
Bu kütüphanede İngilizce olmayan kitap yok.This library has no non-English books.
İngilizce kelimelerin yüzde sekseni diğer dillerden geliyor.Eighty percent of English words come from other languages.
İrlanda ve İngiltere denizle ayrılmıştır.Ireland and England are separated by sea.
Annemle Fransızca ve babamla İngilizce konuşarak büyüdüm.I grew up speaking French to my mother and English to my father.
Leyla, İngiltere kırsalında yaşıyordu.Layla lived in rural England.
Leyla, İngiltere kırsalında büyüdü.Layla grew up in rural England.
Leyla bir İngiliz aristokratın kızıydı.Layla was the daughter of an English aristocrat.
İngilizceye ek olarak, Almanca ve Fransızca biliyor.In addition to English, he knows German and French.
İngilizcenin yanı sıra, Almanca ve Fransızca biliyor.In addition to English, he knows German and French.
İngilizce, Latince kökenli kelimelerle doludur.English is full of Romance words.
İngilizcedeki akıcılığınızı artırabilirsiniz.You can improve your fluency in English.
İngilizce konuşurken kendimi gergin hissediyorum.I feel nervous when I speak English.
İngilizce konuştuğumda kendimi gergin hissediyorum.I feel nervous when I speak English.
İngilizce konuşmak özel bir şey değildir.Speaking English isn't something special.
Anadili İngilizce olan kişiler sadece normal insanlardır.Native English speakers are just normal people.
Anadili İngilizce olan birçok kişi İngilizcede hatalar yapar.Many native English speakers make errors in English.
O, İngilizce ve Çince öğreniyor.She is learning English and Chinese.
İngilizce yavaşça ama emin adımlarla Avrupa'da önemini yitiriyor.Slowly but surely English is losing importance in Europe.
Çok iyi İngilizce konuşuyorsun.You speak English very well.
İngilizceyi çok iyi konuşuyorsun.You speak English really well.
İngilizceyi gerçekten iyi konuşuyorsun.You speak English really well.
Leyla'nın İngilizce'si çok daha iyi hale geliyor.Layla's English is getting much better.
İngilizce öğretmeninin benim hakkımda düşündüğü umurumda değil.I don't give a fuck about what the English teacher thinks about me.
O dili öğrenmeye hiç gerek yok. Hepsi İngilizce konuşuyor.There's no need to learn that language. They all speak English.
Bazen bana dünyadaki herkes İngilizce konuşuyormuş gibi geliyor.Sometimes it seems to me as though everybody in the world speaks English.
"Nerelisin?" "İngiltere'den geliyorum.""Where are you from?" "I come from England."
İngiltere'de solda araba sürersin.In Britain you drive on the left.