Bir fiyat indirimi yapabileceğinize inanıyoruz.We believe that you will be able to make a price concession.
Salı günü yayınlanan planda 54 milyar dolar vergi indirimi duyuruldu.The plan announced Tuesday calls for $54 billion in tax cuts.
Bize %5'lik bir fiyat indirimi vermenizi istiyoruz.We would ask you to give us a price reduction of 5%.
Biz, mevcut koşullar altında daha fazla fiyat indirimi teklif edemeyiz.We cannot offer a further price reduction under the current circumstances.
Bu sigortanın yüksek bir indirimi var.This insurance has a high deductible.
Öğrenci indirimi var mı?Is there a student discount?
Öğrenci indirimi yok.There's no student discount.
Cumhuriyetçiler, zenginler için daha fazla vergi indirimi istiyor.The Republicans want more tax cuts for the rich.
Bu, maliyet indirimi ile ilgili değil.It's not about cost reduction.
Tom yaşlı bir vatandaş indirimi alacak kadar yaşlı.Tom is old enough to get a senior citizen's discount.
Bu yıl tüm çalışanlara asgari geçim indirimi ödemesi yapıldı.All employees received a cost-of-living allowance this year.
Restoran erkenci indiriminden yararlanan pansiyonerlerle doluydu.The restaurant was full of pensioners taking advantage of the early-bird special.
30 milyondan fazla resmi şarkı indirimi gerçekleştirildi.Since then more than 23 million identity cards have been issued.
Hasarsızlık indirimi, sigortalı aracı değil, aracı işleten kişiyi takip eder.They suggest it is the nonconformists, not the conformists, who are driving consumer spending.
Mahkemeden ceza indirimi alabilirsin.We will request a lighter punishment for you in court.
Ben zengin kişiler için vergi indirimi yapma niyetinde değilim.I\'92m not looking to cut taxes for wealthy people.
Ben orta gelirli insanlar için vergi indirimi yapmak istiyorum.I am looking to cut taxes for middle-income people.\
Vergi indirimi demek krediye verdiğim parayı vergilerden düşürebilirim demek. -And what tax deductible means, is that this amount of money that I spend on interest on my mortgage,
Bu bölüm, ürün liste fiyatındaki indirimi temsil ediyor diyelim, mesela %10.So let's assume that this area represents a discount from the list price, let's say 10%.
--Ma, vergi indirimini aldınız.Ma, you get the tax abatement.
Alışveriş için teşekkürler, gelecek sefer için $100 veya $5 indiriminiz var.Maybe now you want to give them discounts on future purchases.
Toplu taşımacılık da KDV indiriminin kapsamına giriyor.Public transportation is also covered by the VAT reduction.
Bu, yıl başından beri yapılan üçüncü ardışık faiz indirimi.This is the third consecutive rate cut since the beginning of the year.
Bağış yapanlara buna karşılık vergi indirimi öngörülüyor.The donors in turn pay lower taxes.
Araç sahiplerine 1.000 avroluk araba hurda indirimi sağlayan program 15 Nisan'da başlamıştı.The programme, which gives owners a 1,000-euro car scrapping bonus, kicked off on April 15th.
Fakat yetkililer, vergi indirimi seçeneğine ilişkin olarak hiçbir şey söylemiyorlar.The authorities have said nothing, however, about the option of lowering excise taxes.
Önerilerden biri, ya benzin ya da gıda fiyatlarında KDV indirimine gidilmesini öngörüyor.One proposal has been to reduce the VAT either for gas or food.
Oran indirimi pazar beklentilerine uygun şekilde gerçekleşti.The rate cut is in-line with market expectations.
Son olarak, Ege adalarına uygulanan KDV indirimine son verilecek.Finally, reduced VAT will no longer apply to the Aegean islands.
Vergi indirimi, buralarda yaşamayı insanlara cazip hale getirmek amacıyla konmuştu.The tax break had been used as an incentive for people to live there.
Erkeklerin sözde hafifletici sebeplerden ötürü ceza indirimi almasını istemiyoruz.We do not want men to get reductions in penalties as a result of alleged extenuating circumstances.
Bir önceki vergi yılına geri taşınabilen% 30 peşin gelir vergisi indirimi.30% up front income tax relief, which can be carried back to the previous tax year.
Bu maddeye göre, seks işçisi kadınlar tecavüze uğrayınca üçte iki ceza indirimi uygulanıyordu.Di coloro che invece avevano specificato un sesso, più dei due terzi erano di sesso femminile.
Fakat eksik teşebbüs indirimi nedeniyle 20 yıl hapis cezasına çevrildi.За побег либо за попытку побега наказывали 20 годами каторги.
Ancak mahkeme yine de “iyi hal indirimi” uyguladı.Je však upozorněn, že případ je již "vyřešen".
Fakat eksik teşebbüs indirimi nedeniyle 20 yıl hapis cezasına çevrildi.A szökési kísérletek miatt azonban a büntetését húsz évre súlyosbították.
Dolayısıyla bu indirimin polinom zamanda yapılmış olduğu anlamına geliyor.A bejegyzés eszerint Polockban történt meg.
2005 yılında ise iyi davranışı ve yapılan ceza indirimiyle serbest kaldı.Hän kuitenkin vapautui hyvän käytöksen vuoksi jo vuonna 2005.
Ancak mahkeme yine de “iyi hal indirimi” uyguladı.בית הדין גזר עליו "לשאת אות קלון".
Bir fiyat indirimi yapabileceğinize inanıyoruz.Вярваме, че ще можете да намалите цената.
2000 - Rusya, nükleer savaş başlığı sayısının indirimini öngören START II anlaşmasını onayladı.1993. - Rusija i SAD potpisale START 2, sporazum o smanjenju nuklearnog naoružanja.
65 yaşını dolduranlar kimlik kartlarını göstererek seyahat indiriminden yararlanabilirler.65 vuotta täyttäneet saavat matka-alennuksen esittämällä henkilötodistuksensa.
65 yaşını dolduranlar kimlik kartlarını göstererek seyahat indiriminden yararlanabilirler.De som fyllt 65 år får reserabatt genom att uppvisa sitt identitetsbevis.
65 yaşını dolduranlar kimlik kartlarını göstererek seyahat indiriminden yararlanabilirler.Los mayores de 65 años perciben estas reducciones para viajes mostrando su documento de identidad.
65 yaşını dolduranlar kimlik kartlarını göstererek seyahat indiriminden yararlanabilirler.По исполнению 65 лет пенсионеру для получения скидки на поездку необходимо предъявить удостоверение личности.
65 yaşını dolduranlar kimlik kartlarını göstererek seyahat indiriminden yararlanabilirler.الذين أتموا 65 سنة من أعمارهم يحصلون على تخفيضات المواصلات بإبراز بطاقتهم الشخصية.
Alışveriş için teşekkürler, gelecek sefer için $100 veya $5 indiriminiz var.Darles las gracias por comprar hacer esto. A propósito, un descuento de $100 o de $5 en la próxima compra.
Alışveriş için teşekkürler, gelecek sefer için $100 veya $5 indiriminiz var.고객에게 고마움을 표하고 새로운 고객을 데리고 오면
Alışveriş için teşekkürler, gelecek sefer için $100 veya $5 indiriminiz var.Ви хочете подякувати їм, і до речі, пропонуєте знижку $ 100 або 5 $ для наступної покупки.
Alışveriş için teşekkürler, gelecek sefer için $100 veya $5 indiriminiz var.عليك أن تشكرهم لفعل ذلك، خصم 100$ أو 5$ على الشراء القادم.
Alışveriş için teşekkürler, gelecek sefer için $100 veya $5 indiriminiz var.現在この手法はとても一般的です
Ben orta gelirli insanlar için vergi indirimi yapmak istiyorum.Ich freue mich auf die um Steuern zu senken, für Personen mit mittlerem Einkommen. \
Ben zengin kişiler için vergi indirimi yapma niyetinde değilim.I\ 92 m nicht auf der Suche zu schneiden Steuern für reiche Leute.
Böylece indirimi basamaklı hale getirebilirsiniz.이러한 할인을 단계적으로 확대 적용해서
Böylece indirimi basamaklı hale getirebilirsiniz.من ثم، يمكنك الاستمرار في زيادة التخفيضات،
Böylece indirimi basamaklı hale getirebilirsiniz.もし100個 1000個 1万個まとめて買うなら
Bu bölüm, ürün liste fiyatındaki indirimi temsil ediyor diyelim, mesela %10.정가에서 할인되는 비율이 10%라고 가정해 보죠
Bu bölüm, ürün liste fiyatındaki indirimi temsil ediyor diyelim, mesela %10.Ahora, algo que deberían considerar es que ningún usuario final paga el precio cobrado.
Bu bölüm, ürün liste fiyatındaki indirimi temsil ediyor diyelim, mesela %10.Отже, давайте припустимо, що ця частина складає знижку від ціни прайс-листа, скажімо, 10%.
Bu bölüm, ürün liste fiyatındaki indirimi temsil ediyor diyelim, mesela %10.لنفترض أن هذه المنطقة تمثل حسم من السعر المقرر، لنقل 10$،