Biz asansörle yukarı çıktık ve indik.We went up and down by elevator.
Chamonix'ye kayarak indik.We skied down to Chamonix.
Biz trenden indik.We got off the train.
Narita'ya biraz rötarlı indik.We landed at Narita a little behind schedule.
Ben uçaktan indikten sonra benim bagajım görünmüyorsa ne yaparım?What do I do if my luggage doesn't appear after I get off the plane?
Asansörle aşağıya indik.We went down by elevator.
Kahvaltı yapmak için aşağıya indik.We went downstairs to have breakfast.
Kahvaltı yapmak için aşağı kata indik.We went downstairs to have breakfast.
Asansörle zemin kata indik.We took the elevator down to the basement.
Tom ve ben yanlış ayakla indik.Tom and I got off on the wrong foot.
Biz sadece indik.We just landed.
Tom hem Mary'nin hem de John'un arabalarından indiklerini gördü.Tom saw both Mary and John getting out of their cars.
Uçağın indikten sonra bana mesaj at.Text me after your flight lands.
İstasyonda otobüsten indik.We got off the bus at the station.
Tren istasyonunda otobüsten indik.We got off the bus at the train station.
Merdivenlerden indik.We went down the stairs.
Anzak örtü kuvvetlerinin ilk kademesi kıyılara indikten sonra ileri hareketlenmiştir.After the first thunder, they return to their rivers or rise to the skies.
Bu zirvelerin şekli ve alanı indikatörlerin kimyasal yapısıyla aynıdır.The shape and area of peaks are indicators of chemical structure too.
Folluren indikatörü olarak.Humanities Indicators.
Ve siz aşağı indikçe, yüzeydeki çamaşır makinası sakinleşir.And as you go down, the washing machine at the surface calms down.
Bir başka örnek, aşağı indikçe , karbon. Elektronlar çekirdeğe çok yakın.So for example, as you go down, carbon, those electrons are very close to the nucleus.
Fakat indikten sonra, düşündüğümden daha derin olduğunu gördüm.But after coming in, I realized it is deeper than I had thought.
Peki, Bay Truman, diyelim ki oraya gerçekten indik.Okay, Mr. Truman, let's say that we actually do land on this.
Başarıyla indik.- We have landed safely.
Kardeşim ve ben arabadan aşağı indik.My brother and I stepped out of the car.
Yani iyonlaştırma enerjisi aşağı indikçe azalır.Right? So ionization energy decreases as you go down.
Aşağıya, bodruma indik.And we went down to the basement.
Sonra bir basamak daha aşğıya indik.And then we went down one more step.
Bugün ben bir mikrodalga kullandım çünkü buraya sahne üzerine büyük indiksiyon makinesi alamam.Today I use a microwave because I cannot take the big induction machine here onstage.
Hepimiz buzun üzerine indik, ve ben sonra yüzüş kıyafetimi giydim ve suya daldım.We all got down onto the ice, and I then got into my swimming costume and I dived into the sea.
Daha düşük enerji seviyelerine indikçe, iki şey gerçekleşti.As they went into lower and lower energy states, two things happened.
Dört ülkeye kadar indik. (Alkışlar)(Applause)
40 kiloyla indik.We landed with 40 kilos.
Rift Vadisi'nin içine indik, bu bir şey hariç tamamiyle net -- orası zifiri karanlık.We went down into the Rift Valley. This is all accurate except for one thing -- it's pitch black.
Evrenin daha derinine indikçe bulduğumuz herşey daha şaşırtıcı görünüyor.The further we probe into the universe, the more remarkable are the discoveries we make.
Tapınma yerinden kente indikten sonra Samuel evinin damında Saulla konuştu.When they had come down from the high place into the city, he talked with Saul on the housetop.
Metil sarısı, veya C.I. 11020, pH indikatörü olarak da kullanılabilen bileşik.Methyl yellow, or C.I. 11020, is a chemical compound which may be used as a pH indicator.
Cerrah Christian C. Kramer (1732-1763) de Bombay'a indikten kısa bir süre sonra öldü.The surgeon Christian C. Kramer (1732-1763) also died, soon after landing in Bombay.
Folluren indikatörü olarak.Nutzerindikatoren.
Trenden indik.Nous sommes descendues du train.
Ama indikleri bölge dikenli telli idi.Le contraire signifiait que les terres seraient stériles.
Bunun amacı indikatörü her yere dağıtmaktır.Agregar en cada recipiente el indicador.
Anzak örtü kuvvetlerinin ilk kademesi kıyılara indikten sonra ileri hareketlenmiştir.Éstos constaban, en primer lugar, en extraer los corazones de los cautivos del pecho.
Daha iyi sonuç almak içinse karışık indikatörler hazılanabilir.Para desarrollar la inteligencia exitosa, pueden existir obstáculos.
Her indikatörün kendine has hazırlanma şekilleri vardır.Cada nacionalidad indígena tiene su forma de prepararlo.
Ama indikleri bölge dikenli telli idi.La pista però presentava dei tratti scivolosi.
Yere indiklerinde iki ayak üzerinde yürürler.По земле перемещаются, прыгая на двух ногах.
Pilotlar, 13.500 feet'e (4.100 m) indiklerinde uçağın tamamen kontrolden çıktığını rapor ettiler.Тогда диспетчер передал: Срочно набирайте 15 500 футов (4700 м).… Какой у вас курс?.
Boşluk indikatörü vardır.Есть индикатор.
Boşluk indikatörü vardır.يوجد به مؤشر مساحة.
Boşluk indikatörü vardır.Tem indicador de espaço.
Doktor ve Rose, indikleri alanı araştırırken TARDIS'in tercüme edemediği çok eski yazılar keşfederler.O Doutor e Rose exploram a área, descobrindo uma escrita alienígena que a TARDIS não é capaz de traduzir.
Kislamak icin kisin dere kenarina indikleri icin Kisla denmistir.Niet ten onrechte worden de schachten dan ook de slagaders van een mijn genoemd.
Trenden indiklerinde, Tenten, Milu'nun sarhoş olduğunu görür ve çok kızar.Volgens de aanklager was Letho dronken en voer hij te snel.
Her indikatörün kendine has hazırlanma şekilleri vardır.Alle landschapsvormen hebben een Saaminaam.
Bunun amacı indikatörü her yere dağıtmaktır.Na każdej osi zamontowano stabilizator przechyłu.
Her indikatörün kendine has hazırlanma şekilleri vardır.Każdy człowiek ma w sobie potencjał do samodoskonalenia.
Bu hava- çekirdek indikatörlerini ve hava-çekirdek transformatörlerini de kapsar.Se även sug- och autotransformatorer nedan.
Yere indiklerinde iki ayak üzerinde yürürler.De står med båda fötterna på jorden.
10 Haziran 2014'te, beşinci uçan öncül üretim, T-50-5, indikten sonra ciddi bir motor yangınında hasar gördü.10. června 2014 byl pátý prototyp, letounT-50-5, vážně poškozen požárem motoru po přistání.