Bilimsel bir tadda incelediđinde, ne derece etkisi olduđunu ölçtü ve mümkün olduđunu gördü."Přemýšlím o tom v takovém vědeckém duchu měření mého působení, a tohle je důkaz, že je to možné."
Bilimsel bir tadda incelediđinde, ne derece etkisi olduđunu ölçtü ve mümkün olduđunu gördü."أتعاطى مع الموضوع بصفة علمية حين أقيس أثري" "وهذا يظهر أنه ممكن"
Bilimsel bir tadda incelediđinde, ne derece etkisi olduđunu ölçtü ve mümkün olduđunu gördü.それは実現可能だと示された」 「僕の人生の目的は実現可能だ」
Bir başka veriyi daha inceledik.Abbiamo guardato anche un altro dato.
Bir başka veriyi daha inceledik.Ada satu bagian lain dari data yang kami amati.
Bir başka veriyi daha inceledik.Có một phần dữ liệu khác mà chúng tôi nghiên cứu.
Bir başka veriyi daha inceledik.Der var et andet stykke data vi kiggede efter.
Bir başka veriyi daha inceledik.Det fanns en annan del av datamängden som vi tittade på.
Bir başka veriyi daha inceledik.Es gab noch eine andere Angabe, die wir betrachtet haben.
Bir başka veriyi daha inceledik.Ez volt az egyik adat, amit megvizsgáltunk.
Bir başka veriyi daha inceledik.Hay otra porción de información que revisamos.
Bir başka veriyi daha inceledik.Il y a un autre paramètre que nous avons étudié.
Bir başka veriyi daha inceledik.우리가 지켜본 다른 데이터가 있습니다.
Bir başka veriyi daha inceledik.Ne-am mai uitat la niște date.
Bir başka veriyi daha inceledik.Nós examinámos ainda um outro tipo de dados.
Bir başka veriyi daha inceledik.Przebadaliśmy jeszcze inne dane.
Bir başka veriyi daha inceledik.We keken nog naar iets.
Bir başka veriyi daha inceledik.Zaměřili jsme se ještě na další údaje.
Bir başka veriyi daha inceledik.Υπήρχε και μια άλλη πλευρά των στοιχείων που εξετάσαμε.
Bir başka veriyi daha inceledik.Был ещё один набор данных, который мы рассматривали.
Bir başka veriyi daha inceledik.Има още едни данни, които разгледахме.
Bir başka veriyi daha inceledik.Також ми придивлялись і до іншої інформації.
Bir başka veriyi daha inceledik.היתה פיסת מידע נוספת שבדקנו.
Bir başka veriyi daha inceledik.قد كان هنالك قسم آخر من المعلومات تطرقنا إليه .
Bir başka veriyi daha inceledik.よく考えてみると レゴが大好きな人と そうでない人がいます
Birbirimizi kabul ettik, inceledik.Ci osservavamo, scrutavamo l'uno con l'altra.
Birbirimizi kabul ettik, inceledik.우리는 서로를 주시했고, 속속들이 검사했지.
Birbirimizi kabul ettik, inceledik.Mierzyliśmy się wzrokiem, badaliśmy nawzajem
Birbirimizi kabul ettik, inceledik.Ne priveam reciproc, ne examinam amănunţit.
Birbirimizi kabul ettik, inceledik.Nos mirábamos, nos escrutamos el uno al otro.
Birbirimizi kabul ettik, inceledik.We staarden, namen elk detail van de ander in ons op.
Birbirimizi kabul ettik, inceledik.Wir betrachteten einander, musterten einander.
Birbirimizi kabul ettik, inceledik.Мы смотрели друг на друга, изучали друг друга.
Birbirimizi kabul ettik, inceledik.Наблюдавахме се един друг, изследвахме се един друг.
Birbirimizi kabul ettik, inceledik.התבוננו זה בזו, בחנו זו את זה.
Birbirimizi kabul ettik, inceledik.نظرنا واحدنا للآخر , تفحصنا بعضنا البعض بدقة
Bir çok Afrika ülkesini incelediğimizC'est pourquoi j'étais particulièrement content
Bir çok Afrika ülkesini incelediğimizDeshalb freute mich unsere Serie
Bir çok Afrika ülkesini incelediğimiz이것이 바로 제가 수많은 아프리카의 나라들을 조사한
Bir çok Afrika ülkesini incelediğimizלכן הייתי נרגש במיוחד
Bir çok Afrika ülkesini incelediğimizهذا السبب الذي كنت متحمساً لأجله
Bir çok Afrika ülkesini incelediğimizアフリカ諸国を調査することに なったときは
Bir doktor seni incelediğinde, aklında daha önce öğrendiği şeyleri düşünüyor.Cuando un médico te examina, todo lo que está haciendo es mentalmente referenciar lo que ya ha aprendido.
Bir doktor seni incelediğinde, aklında daha önce öğrendiği şeyleri düşünüyor.Het enige dat een arts doet als zij jou onderzoekt is het mentaal herinneren wat zij geleerd heeft.
Bir doktor seni incelediğinde, aklında daha önce öğrendiği şeyleri düşünüyor.Quando un medico ti visita,tutto ciò che fa è riferirsi a ciò che ha imparato.
Bir doktor seni incelediğinde, aklında daha önce öğrendiği şeyleri düşünüyor.Quand un docteur vous examine, tout ce qu'il fait est se reporter mentalement à ce qui a été appris.
Bir doktor seni incelediğinde, aklında daha önce öğrendiği şeyleri düşünüyor.Wenn ein Arzt sie untersucht, erwägt er geistig ab was er gelernt hat.
Bir doktor seni incelediğinde, aklında daha önce öğrendiği şeyleri düşünüyor.Когато докторът ви преглежда, той се обръща мислено към наученото.
Bir doktor seni incelediğinde, aklında daha önce öğrendiği şeyleri düşünüyor.腕に癌があるかも知れないと思って他の医師のところへ行くと、
Bir düzgün beşgeni incelediğinizde, tüm açıların ve kenarların eşit olduğu bir beşgen. - -Keď sa pozriete na nejaký päťuholník, pravidelný päťuholník, v ktorom sú všetky uhly a všetky strany rovnaké.
Bir düzgün beşgeni incelediğinizde, tüm açıların ve kenarların eşit olduğu bir beşgen. -이제 오각형을 생각합시다 정오각형입니다
Bir düzgün beşgeni incelediğinizde, tüm açıların ve kenarların eşit olduğu bir beşgen. -Vi kan også se på en regulær pentagon. En pentagon er en femkant.
Bir düzgün beşgeni incelediğinizde, tüm açıların ve kenarların eşit olduğu bir beşgen. -黄金比が見られます。 すべての角度が同じで、すべての辺が同じの
Birleşik Devletlerde 23.000 şirketi inceledik.2만 3천개의 회사를 조사했습니다
Birleşik Devletlerde 23.000 şirketi inceledik.בארה"ב, צריך לומר.
Birleşik Devletlerde 23.000 şirketi inceledik.في الولايات المتحدة , إن صح القول
Birleşik Devletlerde 23.000 şirketi inceledik.お見せしているのは その全データのほんの一部です
Bir popülasyonu incelediğimizi düşünelim.Laten we zeggen dat in een populatie gaan.
Bir popülasyonu incelediğimizi düşünelim.Nehmen wir an, dass wir eine konkrete Bevölkerung haben.
Bir popülasyonu incelediğimizi düşünelim.Řekněme, že máme populaci.