Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Ali Faraon je zakrknil srce svoje tudi takrat in ni izpustil ljudstva.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Dar Faraon, şi de data aceasta, şi -a împietrit inima, şi n'a lăsat pe popor să plece.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.De a Faraó ezúttal is megkeményíté az õ szívét és nem bocsátá el a népet.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.그러나 바로가 이 때에도 마음을 완강케 하여 백성을 보내지 아니하였더라
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Maar toch liet Farao zich ook deze keer niet vermurwen; opnieuw weigerde hij het volk te laten gaan.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Mas endureceu Faraó ainda esta vez o seu coração, e não deixou ir o povo.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Men Farao forhærdede også denne Gang sit Hjerte og lod ikke Folket rejse.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Men Farao forherdet sitt hjerte også denne gang; han lot ikke folket fare.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Men Farao tillslöt sitt hjärta också denna gång och släppte icke folket.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Mutta farao kovensi sydämensä tälläkin kerralla eikä päästänyt kansaa.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Nhưng lần nầy , Pha-ra-ôn lại cứng lòng nữa , không cho dân_sự đi .
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Nhưng lần nầy, Pha-ra-ôn lại cứng lòng nữa, không cho dân sự đi.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Pero el faraón endureció también esta vez su corazón, y no dejó ir al pueblo
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Tetapi kali ini pun raja berkeras kepala dan tidak mengizinkan bangsa itu pergi
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Πλην ο Φαραω και ταυτην την φοραν εσκληρυνε την καρδιαν αυτου και δεν εξαπεστειλε τον λαον.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Но Фараон и тоя път закорави сърцето си и не пусна людете.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.Но фараон ожесточил сердце свое и на этот раз и не отпустил народа.
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.ויכבד פרעה את לבו גם בפעם הזאת ולא שלח את העם׃
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.ولكن اغلظ فرعون قلبه هذه المرة ايضا فلم يطلق الشعب
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.這 一 次 法 老 又 硬 著 心 、 不 容 百 姓 去
Öyleyken, firavun bir kez daha inatçılık etti ve halkı salıvermedi.這 一 次 法老 又 硬 著心 、 不 容 百姓 去
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Aber der HERR verstockte das Herz Pharaos, daß er sie nicht hörte, wie denn der HERR gesagt hatte.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Ale Hospodin zatvrdil srdce faraonovo, a neposlúchol ich, tak ako hovoril Hospodin Mojžišovi.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.De az Úr megkeményíté a Faraó szívét, és nem hallgata reájok, a mint megmondotta vala az Úr Mózesnek.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.GOSPOD pa je otrdil srce Faraonovo in ni ju slušal, kakor je bil govoril GOSPOD Mojzesu.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.I zatwardził Pan serce Faraonowe, i nie usłuchał ich, jako był powiedział Pan Mojżeszowi.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.I zsilil Hospodin srdce Faraonovo, a neposlechl jich, tak jakž byl mluvil Hospodin k Mojžíšovi.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.그러나 여호와께서 바로의 마음을 강퍅케 하셨으므로 그들을 듣지 아니하였으니 여호와께서 모세에게 말씀하심과 같더라
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Mas o Senhor endureceu o coração de Faraó, e este não os ouviu, como o Senhor tinha dito a Moisés.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Men HERREN forhærdede Faraos Hjerte, så han ikke hørte på dem, således som HERREN havde sagt til Moses.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Men Herren forherdet Faraos hjerte, så han ikke hørte på dem, således som Herren hadde sagt til Moses
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Men HERREN förstockade Faraos hjärta, så att han icke hörde på dem, såsom HERREN hade sagt till Mose.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Mutta Herra paadutti faraon sydämen, niin ettei hän kuullut heitä, niinkuin Herra oli sanonutkin Moosekselle.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Pero Jehovah endureció el corazón del faraón. Y éste no los escuchó, tal como Jehovah lo había dicho a Moisés
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Но Господ закорави сърцето на Фараона, та не ги послуша, според както Господ беше говорил на Моисея.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.Но Господь ожесточил сердце фараона, и он не послушал их, как и говорил Господь Моисею.
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.ויחזק יהוה את לב פרעה ולא שמע אלהם כאשר דבר יהוה אל משה׃
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.ولكن شدّد الرب قلب فرعون فلم يسمع لهما كما كلم الرب موسى
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.耶 和 華 使 法 老 的 心 剛 硬 、 不 聽 他 們 、 正 如 耶 和 華 對 摩 西 所 說 的
RAB firavunu inatçı yaptı, RABbin Musaya söylediği gibi, firavun Musayla Harunu dinlemedi.耶和華 使 法老 的 心剛硬 、 不 聽 他 們 、 正如 耶和華 對 摩西 所 說的
RAB Mısır Firavununu inatçı yaptı. Firavun zafer havası içinde ilerleyen İsraillilerin peşine düştü.여호와께서 애굽왕 바로의 마음을 강퍅케 하셨으므로 그가 이스라엘 자손의 뒤를 따르니 이스라엘 자손이 담대히 나갔음이라
RAB Mısır Firavununu inatçı yaptı. Firavun zafer havası içinde ilerleyen İsraillilerin peşine düştü.ויחזק יהוה את לב פרעה מלך מצרים וירדף אחרי בני ישראל ובני ישראל יצאים ביד רמה׃
RAB Mısır Firavununu inatçı yaptı. Firavun zafer havası içinde ilerleyen İsraillilerin peşine düştü.وشدّد الرب قلب فرعون ملك مصر حتى سعى وراء بني اسرائيل وبنو اسرائيل خارجون بيد رفيعة.
RAB Mısır Firavununu inatçı yaptı. Firavun zafer havası içinde ilerleyen İsraillilerin peşine düştü.耶 和 華 使 埃 及 王 法 老 的 心 剛 硬 、 他 就 追 趕 以 色 列 人 、 因 為 以 色 列 人 是 昂 然 無 懼 的 出 埃 及
RAB Mısır Firavununu inatçı yaptı. Firavun zafer havası içinde ilerleyen İsraillilerin peşine düştü.耶和華 使 埃及 王法 老的 心剛硬 、 他 就 追趕 以色列人 、 因為 以色列人 是 昂然 無懼 的 出 埃及
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,A Hospodin riekol Mojžišovi: Videl som tento ľud, a hľa, je to ľud tvrdej šije.
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,Aku tahu bahwa bangsa itu amat keras kepala
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,Disse mais o Senhor a Moisés: Tenho observado este povo, e eis que é povo de dura cerviz.
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,Domnul a zis lui Moise: ,,Văd că poporul acesta este un popor încăpăţînat.
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,Ðức Giê-hô-va cũng phán cùng Môi-se rằng: Ta đã xem thấy dân nầy, kìa là một dân cứng cổ.
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,Ðức_Giê - hô-va cũng phán cùng Môi-se rằng : Ta đã xem thấy dân nầy , kìa là một dân cứng_cổ .
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,Il Signore disse inoltre a Mosè: «Ho osservato questo popolo e ho visto che è un popolo dalla dura cervice
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,In reče GOSPOD Mojzesu: Videl sem to ljudstvo, in glej, trdovratno ljudstvo je;
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,Ja Herra sanoi vielä Moosekselle: "Minä näen, että tämä kansa on niskurikansa.
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,여호와께서 또 모세에게 이르시되 내가 이 백성을 보니 목이 곧은 백성이로다
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,--Le dijo, además, a Moisés--: Yo he visto a este pueblo, y he aquí que es un pueblo de dura cerviz
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,L`Éternel dit à Moïse: Je vois que ce peuple est un peuple au cou roide.
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,Monda ismét az Úr Mózesnek: Látom ezt a népet, bizony keménynyakú nép.
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,Och HERREN sade ytterligare till Mose: »Jag ser att detta folk är ett hårdnackat folk.
RAB Musaya, ‹‹Bu halkın ne inatçı olduğunu biliyorum›› dedi,Og HERREN sagde til Moses: "Jeg har iagttaget dette Folk og set, at det er et halsstarrigt Folk.