inanmayacaksın ile cümle

inanmayacaksın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
14
HARF
6
HECE
4
ORT. KELİME
Az önce gördüğüme inanmayacaksın.You won't believe what I just saw.
Tom'un yaptığına inanmayacaksın.You won't believe what Tom just did.
Az önce kimi gördüğüme inanmayacaksın.You won't believe who I just saw.
Tom'un bana eski arabam için ne kadar para verdiğine inanmayacaksın.You won't believe how much money Tom gave me for my old car.
Tom ve Mary'nin balayları için nereye gittiklerine inanmayacaksın.You won't believe where Tom and Mary went for their honeymoon.
Benim yanımda kimin oturduğuna inanmayacaksın.You won't believe who sat down next to me.
Ne olduğuna inanmayacaksın!You won't believe what just happened!
Buna inanmayacaksın.You're not going to believe this.
Sen buna inanmayacaksın.You won't believe this.
Belki bana inanmayacaksın.Maybe you won't believe me.
Bana inanmayacaksın.You won't believe me.
Neden bana inanmayacaksın?Why won't you believe me?
Gözlerinize inanmayacaksınız.You won't believe your eyes.
Ne olduğuna asla inanmayacaksın!You'll never believe what happened!
Tom'un nasıl popüler olduğuna inanmayacaksın.You won't believe how popular Tom has become.
Tom'un bana az önce söylediğine inanmayacaksın.You won't believe what Tom just said to me.
Bugüne kadar kimlerin geldiğine inanmayacaksın.You won't believe who came by today.
Sahip olduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I've got.
Duyduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I heard.
Bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I found.
Ne bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I found.
Sen buna asla inanmayacaksın.You'll never believe it.
Bugün beni kimin aradığına inanmayacaksın.You won't believe who called me today.
Bugün beni kimin aradığına inanmayacaksınız.You won't believe who called me today.
Ne olduğuna inanmayacaksın.You won't believe what happened.
Siz arkadaşlar ne olduğuna inanmayacaksınız.You guys won't believe what happened.
Bugün ne olduğuna inanmayacaksın.You're not going to believe what happened today.
Bugün başıma gelenlere inanmayacaksın.You won't believe what happened to me today.
Ne bulduğuma asla inanmayacaksın.You'll never believe what I found.
Tom'a ne olduğuna inanmayacaksın.You're not going to believe what happened to Tom.
Onun bana ne söylediğine inanmayacaksın!You won't believe what she told me!
Bugün ne olduğuna asla inanmayacaksın.You're never going to believe what happened today.
Hey, buna inanmayacaksın.Hey, you're not going to believe this.
Buna asla inanmayacaksın.You're never going to believe this.
Buna hiç inanmayacaksın.You're never going to believe this.
Buradan, manzaraya inanmayacaksın.You won't believe the view from here.
Tom'un bana söylediğine inanmayacaksın.You won't believe what Tom told me.
Siz arkadaşlar buna inanmayacaksınız.You guys are not going to believe this!
Fiyata inanmayacaksın.You won't believe the price.
Çamaşır makinesinde ne bulduğuma inanmayacaksın.You won't believe what I have found in the washing machine.
Bu öğleden sonra ne olduğuna inanmayacaksın.You won't believe what happened this afternoon.
Bugün bulduğum şeye inanmayacaksın.You won't believe what I found today.
Yanıma kimin oturduğuna inanmayacaksın.You won't believe who sat next to me.
Yani, inkar bile etsem, bana inanmayacaksınız ?That means, even if I deny it, you wouldn't believe me?
Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Houston, you're not gonna believe this, but the other Armadillo has arrived.
Nasılsa bana inanmayacaksın!You won't believe me anyways!
Sana söyleyeceklerime inanmayacaksınYou wont believe what I tell you
Bana inanmayacaksın.You won't believe me.
Birincisi - Incil'e harfi harfine inanmayacaksin.The first is, thou shalt not take the Bible literally.
Şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmayacaksın."But you will not believe us even though we tell the truth."
Şimdi biz doğru da söylesek sen bize inanmayacaksın!”But you will not believe us even if we spoke truly.’
Tom'un bana söylediğine inanmayacaksın.Du wirst nicht glauben, was Tom mir gesagt hat!
Buna inanmayacaksın.No te lo vas a creer.
Tom'un bana az önce söylediğine inanmayacaksın.¡No te vas a creer lo que me acaba de decir Tom!
Yanıma kimin oturduğuna inanmayacaksın.No te vas a creer quién está sentado a mi lado.
Sizin gününüzde öyle işler yapacağım ki, Anlatsalar inanmayacaksınız.Ze vertelt dit aan Dag, die het niet gelooft.
Açılacak bir deliğimiz var! Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Avem o gaură de făcut! <i>Houston, n-o să vă vină să credeţi, dar celălalt Armadillo a sosit.</i>
Açılacak bir deliğimiz var! Houston, buna inanmayacaksınız, ama... ...diğer Armadillo geldi.Nem fogják elhinni, de megjött a másik Armadillo.
Bana inanmayacaksın.Bạn vẫn không tin tưởng tôi.
Bana inanmayacaksın.Je zal me niet geloven

İlgili Sayfalar