inanmayın ile cümle
inanmayın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
İster inanın ister inanmayın, onun üç çocuğu var.Believe it or not, she has three children.
İster inanın ister inanmayın, ben aslında resim çizebilirim.Believe it or not, I can actually draw.
Ona ister inanın ister inanmayın.Believe it or not.
Asla ona inanmayın, o bir yalancı.Never believe him, he's a liar.
Asla kimseye inanmayın.Never trust anybody.
Ona inanmayın.Don't believe him.
Ona inanmayın, o yalan söyler.Don't believe her, she tells lies.
Duyduğunuz her şeye inanmayın.Don't believe everything that you hear.
Onlara inanmayın.Don't believe them.
Benim hakkımda duyduğunuz her şeye inanmayın.Don't believe everything you hear about me.
Siz bakanlara inanmayınız."Don't believe your eyes!
İster inanın ister inanmayın eğer annenizin resmini gösterirsemAnd, believe it or not, if I show you a picture of your mother --
İster inanın ister inanmayın, iç organlarımızla bile.Believe it or not, even with internal viscera.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.And it was defended, believe it or not, by the librarians.
İster inanın ister inanmayın, bazı ışık türleri kiral vidalar gibi davranabilir.And believe it or not, certain types of light can behave like chiral screws.
"Kimsenin lafına inanmayın.""Take no one's word for it."
Bana inanmayın?Okay? Don't believe me?
Bütün paramı savurdum, inanın ya da inanmayınI pissed away all my money, believe it or not.
Su takside kac kisi var sizce? ister inanin ister inanmayin, bu Nijerya'da bir taksiVery interesting. How many people do you think are on that taxi?
Soguk agda ya da tras, ister inanın ister inanmayın, tras etme bir yetenektir.Even is it is a cold wax and shaving, shaving is a skill believe it or not.
İster inanın ister inanmayın bunu zaman kazandıran bir yöntem olarak düşünmüştüm.Believe it or not, I devised this as a timesaving method.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.And, believe it or not, there were hisses in the audience.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.But Moses, if you saw the movie, "The Ten Commandments,"
İster inanın ister inanmayın, doğada yakıt üreten mikroplar var.There are microbes out there that actually make gasoline, believe it or not.
Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da ‹İşte şurada› derse, inanmayın."Then if any man tells you, 'Behold, here is the Christ,' or, 'There,' don't believe it.
Eğer o zaman biri size, ‹İşte Mesih burada›, ya da, ‹İşte şurada› derse, inanmayın.Then if anyone tells you, 'Look, here is the Christ!' or, 'Look, there!' don't believe it.
Dininize uyandan başkasına inanmayın." Söyle onlara: "Hidâyet, Allah'ın kılavuzlamasıdır."And do not believe those who do not belong to your faith."
Sizin dininize uyanlardan başka hiçbir kimseye inanmayın. " (Resulüm!)"And do not believe those who do not belong to your faith."
"Ve kendi dininize uyanlardan başkasına inanmayın" (dediler)."And do not believe those who do not belong to your faith."
Ve dininize uyan kişiden başkasına inanmayın.and believe not any but him who follows your religion.'
Dininize uyandan başkasına inanmayın."and believe not any but him who follows your religion.'
Sizin dininize uyanlardan başka hiçbir kimseye inanmayın. "And believe not save one who followeth your religion.
De ki: "İster inanın ona, ister inanmayın.Say (O Muhammad SAW to them): "Believe in it (the Quran) or do not believe (in it).
De ki: “İster inanın ona, ister inanmayın.Say (O Muhammad SAW to them): "Believe in it (the Quran) or do not believe (in it).
De ki: "Ona ister inanın, ister inanmayın!"Say (O Muhammad SAW to them): "Believe in it (the Quran) or do not believe (in it).
Siz bakanlara inanmayınız.Traue deinen Augen nicht.
Şoförüm, "Ateş ettiler," derse inanmayın.Al rendirse exclamó: "¡No disparen!
Şoförüm, "Ateş ettiler," derse inanmayın.Essendo disarmato, avrebbe detto: «Non sparate.
Siz bakanlara inanmayınız.Не верь своим глазам!
Şoförüm, "Ateş ettiler," derse inanmayın."Wilk" odkrzyknął "nie strzelajcie, zdajemy się!".
Siz bakanlara inanmayınız.Не жалійте сметани.
Siz bakanlara inanmayınız.Nu confundați cu Țuțulești.
Şoförüm, "Ateş ettiler," derse inanmayın.Elfogatásakor állítólag azt mondta: „Ne lőjenek!
Siz bakanlara inanmayınız.Μή σε διαβαλλέτω λόγος πρὸς τοὺς πίστεως κεκοινωνηκότας.
Siz bakanlara inanmayınız.観念論者では駄目だ。
Siz bakanlara inanmayınız.別稱信濃眾。
Siz bakanlara inanmayınız.אל תאמינו לדברי הבוגדים.
İster inanın ister inanmayın, ben aslında resim çizebilirim.Norite tikėkite, norite netikėkite, bet aš tikrai galiu piešti.
İster inanın ister inanmayın, onun üç çocuğu var.Norite tikėkite, norite ne, bet jis turi tris vaikus.
İster inanın ister inanmayın, onun üç çocuğu var.Norite tikėkite, norite ne, bet ji turi tris vaikus.
Şoförüm, "Ateş ettiler," derse inanmayın.Erinõupidamise otsus kõlas: "Maha lasta!
Aslında vücudunuzun her parçasından hayalet olabilir. İster inanın ister inanmayın, iç organlarımızla bile.Dit kan gebeuren met vrijwel alle delen van het lichaam, zelfs met inwendige organen.
Aslında vücudunuzun her parçasından hayalet olabilir. İster inanın ister inanmayın, iç organlarımızla bile.Puteţi avea o fantomă cu aproape orice parte a corpului, chiar şi cu organele interne.
Aslında vücudunuzun her parçasından hayalet olabilir. İster inanın ister inanmayın, iç organlarımızla bile.Zjawisko może dotyczyć każdej części ciała, nawet wnętrzności.
Bana inanmayın?Geloven jullie met niet?
Bana inanmayın?Glauben Sie mir nicht?
Bana inanmayın?Ko tin tôi?
Bana inanmayın?Não acreditam em mim?
Bana inanmayın?Nem hisznek nekem?
Bana inanmayın?Nevěříte mi?