inanmayı ile cümle
inanmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bizim denizci şeye inanmayı ruh, diyordu, ama bu biraz oldu çok sert.Нашият моряк е бил в настроение да вярвам на нищо, заяви той, но това е малко прекалено твърда.
Bizim denizci şeye inanmayı ruh, diyordu, ama bu biraz oldu çok sert.Наш моряк був в настрої, щоб повірити у що завгодно, заявив він, але це було трохи занадто жорсткою.
Bizim denizci şeye inanmayı ruh, diyordu, ama bu biraz oldu çok sert.Наш моряк был в настроении, чтобы поверить во что угодно, заявил он, но это было немного слишком жесткой.
Bizim denizci şeye inanmayı ruh, diyordu, ama bu biraz oldu çok sert.أعلن لدينا مارينر كان في مزاج لتصديق أي شيء ، لكن ذلك كان قليلا
Bizim denizci şeye inanmayı ruh, diyordu, ama bu biraz oldu çok sert.硬すぎる。その後、しかし、彼は考えるようになった
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.Ako vam torej reko: Glej, v puščavi je! ne hodite ven; glej, v hramih je! ne verujte.
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.Azért ha azt mondják majd néktek: Ímé a pusztában van; ne menjetek ki. Ímé a belsõ szobákban; ne higyjétek.
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.Derfor, om de sige til eder: Se, han er i Ørkenen, da går ikke derud; se. han er i Kamrene, da tror det ikke!
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.Jeźliby wam tedy rzekli: Oto na puszczy jest, nie wychodźcie; oto w komorach, nie wierzcie.
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.그러면 사람들이 너희에게 말하되 보라 그리스도가 광야에 있다 하여도 나가지 말고 보라 골방에 있다 하여도 믿지 말라
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.Protož řeknou-liť vám: Aj, na poušti jest, nevycházejte. Aj, v skrýších, nevěřte.
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.Se dunque vi diranno: Ecco, è nel deserto, non ci andate; o: E' in casa, non ci credete
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.Tedy keď vám povedia: Hľa, je na púšti! nevychádzajte! Hľa, vo vnútorných chyžiach! neverte!
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.Εαν λοιπον ειπωσι προς υμας, Ιδου, εν τη ερημω ειναι, μη εξελθητε, Ιδου, εν τοις ταμειοις, μη πιστευσητε
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.Итак, если скажут вам: „вот, Он в пустыне", - не выходите; „вот, Он в потаенных комнатах", - не верьте;
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.Коли ж скажуть вам: Ось він у пустині; не виходьте; Ось він у коморах; не діймайте віри.
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.Прочее, ако ви кажат: Ето, Той е в пустинята; не излизайте; или: Ето Той е във вътрешните стаи; не вярвайте.
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.לכן כי יאמרו אליכם הנו במדבר אל תצאו הנו בחדרים אל תאמינו׃
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.فان قالوا لكم ها هو في البرية فلا تخرجوا. ها هو في المخادع فلا تصدقوا.
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.若 有 人 對 你 們 說 、 看 哪 、 基 督 在 曠 野 裡 . 你 們 不 要 出 去 . 或 說 、 看 哪 、 基 督 在 內 屋 中 . 你 們 不 要 信
‹‹Bunun için size, ‹İşte Mesih çölde› derlerse gitmeyin. ‹Bakın, iç odalarda› derlerse inanmayın.若有 人 對 你 們說 、 看 哪 、 基督 在 曠野裡 . 你 們不要 出去 . 或說 、 看 哪 、 基督 在 內屋 中 . 你 們 不 要 信
Bütün paramı savurdum, inanın ya da inanmayınElbasztam az összes pénzem, akár hiszik, akár nem.
Bütün paramı savurdum, inanın ya da inanmayınIk heb al m'n geld verspild, geloof het of niet.
Bütün paramı savurdum, inanın ya da inanmayınSaya membuang semua uang saya, percaya atau tidak.
Bütün paramı savurdum, inanın ya da inanmayınЯ просрал все мое бабло, верьте или нет.
Bütün paramı savurdum, inanın ya da inanmayınאני הפסדתי את כל הכסף שלי תאמינו או לא
Bu ulusun büyük fırsat mahzeninin miktarının yetersiz olduğuna inanmayı reddediyoruz.Ci rifiutiamo di credere che mancano fondi nelle casseforti delle opportunità di questa nazione.
Bu ulusun büyük fırsat mahzeninin miktarının yetersiz olduğuna inanmayı reddediyoruz.이나라의 거대한 기회의 금고에 나라에서 자금이 부족하다는 것을 믿지 않겟습니다.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Che ci crediate o meno, per me non fa differenza.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Điều đó thực sự không là vấn đề gì với tôi cả.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Indiferent dacă crezi că e adevărată sau nu -- chiar nu contează pentru mine.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Jestli tomu věříte nebo ne, na tom mi moc nezáleželo.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.여려분이 사실이라고 믿거나 말거나 -- 저는 상관하지 않습니다.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.la verdad no importa mucho aquí.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Nie zależnie czy wierzyć czy nie -- właściwie to nie ma znaczenia.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Ob Sie sie glauben oder nicht, macht für mich jetzt keinen Unterschied.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Of je het gelooft of het waar is of niet -- dat maakt niet zo veel uit.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Que vous pensiez que ça soit vrai ou pas -- cela n'a pas vraiment d'importance pour moi.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Tidak peduli anda mempercayainya atau tidak -- hal ini tidak terlalu Saya pedulikan.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Είτε πιστεύετε αν είναι αλήθεια είτε όχι -- δεν με αφορά.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Верите вы в нее или нет -- мне это было не важно.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Вірите ви в це чи ні — насправді це не важливо для мене.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.Независимо дали вярвате в нея или не -- за мен няма значение.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.אם תאמינו שזה אמת או לא -- זה לא משנה לי.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.سواء صدقتوا أنها صحيحة أم لا -- لا يهم الأمر بالنسبة لي.
Doğru olduğuna inanın ya da inanmayın -- gerçekten benim için sorun değildi.映画『十戒』を ご覧になったことはあるでしょうか
Eğer bunlardan bir tanesine inanmayı seçerseniz,Si vous voulez en croire une en particulier,
Eğer bunlardan bir tanesine inanmayı seçerseniz,אם אתה רוצה להאמין במשהו מסוים מהם -
Eğer bunlardan bir tanesine inanmayı seçerseniz,אם רוצים להאמין במשהו מסוים מהם,
Eğer bunlardan bir tanesine inanmayı seçerseniz,إذا أردت الإيمان بأي منها..
Eğer bunlardan bir tanesine inanmayı seçerseniz,ユニコーンでも歯の妖精でもティーポットでも ヤハウェでもかまいませんが
Eğer bunlardan bir tanesine inanmayı seçerseniz,Ha te ki akarsz választani egy konkrétat közülük,
Eğer bunlardan bir tanesine inanmayı seçerseniz,만일 여러분이 유니콘이나 이빨요정, 찻주전자 혹은 야훼 중
"Eğer hayalin aptalca değilse, inanmayı bırakma."Don't stop believing ... außer dein Traum ist dumm".
"Eğer hayalin aptalca değilse, inanmayı bırakma.""Duas estradas divergiam na floresta ..."
"Eğer hayalin aptalca değilse, inanmayı bırakma."Đừng ngừng tin tưởng... trừ khi ước mơ của bạn là ngốc nghếch".
"Eğer hayalin aptalca değilse, inanmayı bırakma." Eğer aptalcaysa başka bir hayal seç."Continua a crederci, sempre che il tuo sogno non sia stupido." allora dovresti sceglierti un sogno migliore.
"Eğer hayalin aptalca değilse, inanmayı bırakma."Ik wil op de weg wandelen die leidt naar geweldig.
"Eğer hayalin aptalca değilse, inanmayı bırakma.""Neprestávajte veriť ... iba že by bol vás sen hlúpy."
"Eğer hayalin aptalca değilse, inanmayı bırakma.""Nie przestawaj wierzyć... chyba, że twoje marzenie jest głupie."
İlgili Sayfalar