inanmayı ile cümle

inanmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Su takside kac kisi var sizce? ister inanin ister inanmayin, bu Nijerya'da bir taksi断っておきますがナイジェリアではこれがタクシーです ここはナイジェリア最大の都市で旧首都のラゴスです
Todd Lütfen sana inanmayı reddeden Wood adına, senden özür dilememe izin ver.Тодд, позволь мне извиниться за то, что мы не верили тебе.
UFO'lara inanmayı kimler istiyor? Evet, hepimiz istiyoruz.누가 UFO의 존재를 믿고 싶어 할까요? 글쎄요, 우리 모두 믿고 싶어하죠.
UFO'lara inanmayı kimler istiyor? Evet, hepimiz istiyoruz.שרוצה להאמין בחייזרים, כך גם כולנו.
UFO'lara inanmayı kimler istiyor? Evet, hepimiz istiyoruz.من يريد ان يعتقد بوجود الاطباق الطائرة؟ حسنا كلنا نريد
UFO'lara inanmayı kimler istiyor? Evet, hepimiz istiyoruz.そのわけは 脳の中には
UFO'lara inanmayı kimler istiyor?¿quién quiere creen en los OVNIs?
UFO'lara inanmayı kimler istiyor?Wie wil geloven in UFO's?
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Anda harus memilih untuk meyakini sebuah harapan.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Bạn phải chọn lựa để tin vào hy vọng.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Devi scegliere tu di credere nella speranza.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Je moet ervoor kiezen om in hoop te geloven.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.희망을 믿기로 스스로 결정을 내려야 해요.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Man muss sich dazu entscheiden, an die Hoffnung zu glauben.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Musisz chcieć mieć nadzieję.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Musíte si zvolit v naději věřit.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Neked kell eldöntened, hogy hiszel benne.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Temos que escolher acreditar na esperança.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Tienes que elegir creer en la esperanza.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Trebuie să alegi să crezi în putera de a spera
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Ty si musíš vybrať, že v nádej chceš veriť.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Vous devez choisir de croire en l'espoir.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Πρέπει να αποφασίσεις ότι θα πιστέψεις στην ελπίδα.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Вам придётся выбрать веру в надежду.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Да вярваш в силата на надеждата е личен избор.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.Ти мусиш вибрати вірити надії.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.אתה צריך לבחור להאמין בתקווה.
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.لديك الخيار بالايمان بالأمل
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.你必須要相信希望
Umuda inanmayı seçmek zorundasınız.希望を自分のものにするのです
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Ale nie uwierzycie, bronili go bibliotekarze. Mówili:
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu. Dediler ki,하지만 재밌는 사실은, 도서관 측에서 저희를 대변해 주었다는 것입니다. 그들이 말하길
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu. Dediler ki,Quem o defendeu, acreditem, foram os bibliotecários que disseram:
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu. Dediler ki,והוא הוגן, תאמינו או לא, על ידי הספרנים. הם אמרו,
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu. Dediler ki,وهو كان الدافع , صدقوا او لا , عن امناء المكتبة انهم قالوا
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Ed è stato difeso, che ci crediate o no, dai bibliotecari.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Et il fut défendu, croyez-le ou non, par les bibliothécaires.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Geloof het of niet, maar het werd verdedigd door de bibliothecarissen.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Şi a fost apărată, vă vine să credeţi sau nu, de către bibliotecari.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Y fue defendido, créase o no, por los bibliotecarios.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Беше защитена, вярвате или не, от библиотекарите.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Вірите чи ні, але бібліотекарі стали на наш бік.
Ve bu, ister inanın ister inanmayın, kütüphaneciler tarafından savunuldu.Но на защиту встали, верьте или нет, библиотекари.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.Acreditem ou não, houve vaias na assistência.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.Croyez-le ou non, il y a eu des sifflements dans le public.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.E, credeteci o no, dalla platea sono arrivati dei fischi.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.En, geloof het of niet, er werd gesist in het publiek.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.És hiszik, vagy nem, felszisszent a hallgatóság.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.I, wierzcie albo nie, były gwizdy na widowni.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.믿기 힘드시겠지만 청중들이 야유를 했습니다.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.Şi - credeţi sau nu - dar au fost fluierături dezaprobatoare în audienţă.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.Und ob Sie es glauben oder nicht, es gab Pfiffe aus dem Publikum.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.Y aunque no lo crean, se hicieron siseos en la audiencia.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.И верьте или нет, но были те, кто освистал меня.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.И, вярвате или не, публиката ме освирка.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.ותאמינו או לא, היו לחשושים בקהל.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.و صدقوا او لا تصدقوا سمعت أصوات استهجان من الجمهور
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.皆 うろたえました でもこれは前進のため 避けられないのです
Yani ben size şunun gibi şeyler söylediğimde inanmayın: Bu bir kare.Så tro mig absolut inte när jag säger saker som: den här är en kvadrat.
Yani ben size şunun gibi şeyler söylediğimde inanmayın:Takže mi jen tak nevěřte když vám říkám věci jako:
İlgili Sayfalar