inanmamız ile cümle

inanmamız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Buna inanmamızı bekliyor musun?Do you expect us to believe that?
Ben ona inanmamız gerektiğini düşünüyorum. O, sınavlarını geçecek.I think we must believe in him. He's going to pass his exams.
Neden sana inanmamız gerekiyor?Why should we believe you?
Kime inanmamız lazım?Who should we believe?
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.We don't need a belief in God to be good or to have meaning in us.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.I believe that we must believe, truly believe.
Kendimize inanmamız gerekiyor.We need to believe in ourselves.
Tüm insanların eşit olduğuna inanmamızı zorlaştırır.It makes our recognition of our equal humanity difficult.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Now that's not the only reason that we think this person is an idiot.
Fakat küresel bir krizin önlenebileceğine inanmamızı sağlayacak sebepler de mevcut.However, there are also grounds to believe that a global crisis can be averted.
Erdoğan, "Reformları yapmamızın nedeni, halkımızın yaşam standardını yükselteceklerine inanmamızdır."We are making reforms because we believe they will raise the living standards of our people.
Klipte her zaman yanımızda olan insanlara inanmamız gerektiği işlenmiştir.Kommt immer drauf an, was der Beat mit mir macht.
Klipte her zaman yanımızda olan insanlara inanmamız gerektiği işlenmiştir.על הגמלאים אנחנו תמיד יכולים לסמוך, הם כמונו.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Kita tak perlu percaya Tuhan untuk jadi baik atau menemukan makna diri kita.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.선해지거나 의미를 가지기 위해 신을 믿을 필요는 없습니다.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Meidän ei tarvitse uskoa Jumalaan ollaksemme hyviä tai merkityksellisiä.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Não precisamos de ter fé em Deus para sermos bons ou termos significado.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Nemusíme věřit v Boha, abychom byli dobří nebo v sobě měli smysl.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Nie trzeba wierzyć w Boga, żeby postępować dobrze, czy żeby widzieć sens istnienia.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Nincs szükségünk Istenre ahhoz, hogy jók legyünk, vagy legyen célunk.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Non c'è bisogno di credere in Dio per essere buoni o per sentire uno scopo in noi.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.No necesitamos creer en Dios para ser buenos o tener significado en nuestras vidas.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Nous n'avons pas besoin de croire en Dieu pour être bons et pour faire sens.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Nu avem nevoie de o credință în Dumnezeu ca să fim buni sau să avem o semnificație anume.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.We hebben geen geloof in God nodig om goed of zinvol te zijn.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Wir brauchen keinen Glauben an Gott gut zu sein oder Bedeutung in uns zu finden.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Δεν χρειαάζεται να πιστεύουμε στον θεό για να είμαστε καλοί ή να έχουμε σκοπό.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Мы не нуждаемся в вере в Бога, чтобы быть хорошими или чтобы иметь значении в нас.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.Не ни е нужна вяра в Бог, за да сме добри или да имаме смисъл в себе си.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.איננו זקוקים לאמונה באל כדי להיות טובים או למצוא משמעות,
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.لا نحتاج الى الايمان بالله لنكون خيرون وليكون لحياتنا معنى.
Anlam kazanmamız ve iyi olmamız için Tanrı'ya inanmamız gerekmiyor.でもこれはただの意見の相違です
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Ce n'est pas la seule raison pour laquelle nous pensons qu'elle est stupide.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Das ist nun nicht der einzige Grund, aus dem wir denken, dass diese Person eine Idiotin ist.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Det er nu ikke den eneste grund til at vi synes hun er en idiot.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Însă acesta nu este singurul motiv pentru care considerăm că această persoană este idioată.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.그것만이 이 사람이 백치라고 생각하는것도 아닙니다
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Mas não é por isso que pensamos que ela é idiota.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Namármost, nem ez az egyetlen ok, amiért mi idiótának tartjuk ezt a személyt.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Ngày nay, đó không phải là lý do duy nhất khiến chúng ta nghĩ người này là một kẻ khờ.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Nu är inte detta enbart skälet till att vi tror hon är en idiot.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Nu is dat niet de enige reden waarom we denken dat deze persoon een idioot is.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Pero, no es la única razón por la cual pensamos que esta persona es una idiota.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Questo non è l'unico motivo per cui pensiamo che questa persona sia un'idiota.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Sekarang itu bukan hanya alasan mengapa kita pikir orang ini seorang idiot.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Tohle není jediný důvod, proč si myslíme, že tato osoba je idiot.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.To nie jedyny powód świadczący, że ta osoba jest idiotką.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.To seveda ni edini razlog, zakaj mislimo, da je ta oseba neumna.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Αυτός δεν είναι ο μόνος λόγος που η Μακ Κιθ είναι ηλίθια.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Але це не єдина причина, що ми думаємо, ця людина йолоп.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.И это не единственная причина, почему я считаю её идиоткой.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.Това не е единствената причина да мислим този човек за глупав.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.עכשיו, זו לא הסיבה היחידה שבגללה אני חושב שהיא אידיוטית.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.ليس هذا السبب الوحيد الذي يجعلنا نظن أن هذه الطبيبة حمقاء.
Bu kişinin salağın biri olduğuna inanmamızın tek nedeni bunlar değil elbette.緑葉野菜を多く食べた方がいい
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.Bueno, la historia de la física nos hace creer que la regla para el universo debe ser bastante complicada.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.De geschiedenis van de natuurkunde zegt ons dat de regel voor het universum erg moeilijk moet zijn.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.Ei bine, istoria fizicii ne-a convins că regula ce descrie universul e complicată.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.Historia fizyki mówi nam, że reguła na nasz wszechświat powinna być dość skomplikowana.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.물리학의 역사는 우주를 만든 규칙이 매우 복잡해야만 한다는 것을 믿도록 했죠.

İlgili Sayfalar