inanmamı ile cümle

inanmamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Çünkü Nollywood'un Afrika'dan çıkabileceğine kimse inanmamıştı.Pues nadie creía que Nollywood podía salir de África.
Çünkü Nollywood'un Afrika'dan çıkabileceğine kimse inanmamıştı.Защото никой не вярваше, че Ноливуд може да излезе от Африка.
Çünkü Nollywood'un Afrika'dan çıkabileceğine kimse inanmamıştı.потому что никто не верил, что в Африке может быть Нолливуд".
Çünkü Nollywood'un Afrika'dan çıkabileceğine kimse inanmamıştı.בגלל שאף אחד לא האמין שנוליווד יכולה לצאת מאפריקה.
Çünkü Nollywood'un Afrika'dan çıkabileceğine kimse inanmamıştı.لأنه لم يكن هنالك من يؤمن بأن نوليود يمكن أن تولد في إفريقيا.
Çünkü Nollywood'un Afrika'dan çıkabileceğine kimse inanmamıştı.イマセン:ここで作られる映画は
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.Bueno, la historia de la física nos hace creer que la regla para el universo debe ser bastante complicada.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.De geschiedenis van de natuurkunde zegt ons dat de regel voor het universum erg moeilijk moet zijn.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.Ei bine, istoria fizicii ne-a convins că regula ce descrie universul e complicată.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.Historia fizyki mówi nam, że reguła na nasz wszechświat powinna być dość skomplikowana.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.물리학의 역사는 우주를 만든 규칙이 매우 복잡해야만 한다는 것을 믿도록 했죠.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.Lịch sử vật lý sẽ cố gắng thuyết phục ta tin rằng công thức cho vũ trụ quả sẽ phải phức tạp lắm.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.Sejarah fisika membuat kita percaya bahwa aturan alam semesta kita ini pasti rumit.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.Вся история физики вроде бы учит нас, что правила в основе вселенной должны быть очень сложны.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.Е, историята на физиката ни кара да вярваме, че правилото на вселената трябва да е доста сложно.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.ובכן, ההיסטוריה של הפיסיקה אולי גרמה לנו להאמין כי הכלל ליקום הוא משהו מאד מורכב.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.حسن، تاريخ الفيزياء يدفعنا للإعتقاد أنّ قاعدة تأسيس الكون يجب ان تكون معقدة إلى حد ما.
Fizik tarihi bizden, evrenin kuralının son derece karmaşık olduğuna inanmamızı isteyecektir.すごく込み入ったものに違いないと私たちは思っています しかし計算の宇宙では
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Cred că trebuie să credem, să credem cu adevărat.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Credo che dobbiamo credere, credere veramente.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Creo que debemos creer, verdaderamente creer.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.E acredito que devemos ter fé. Acredito que devemos acreditar, acreditar realmente.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Hiszek abban, hogy hinnünk kell, igazán hinni.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Je crois que nous devons croire, vraiment croire.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Jeg mener at vi skal tro, virkelig tro.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.제가 믿는것은 우리가 반드시 믿어야 됩니다. 진실로 믿어야한다는 것입니다. 단지 언어로 서비스를 하는게 아니라
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Musimy wierzyć tak naprawdę.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Saya percaya bahwa kita harus percaya, benar-benar percaya.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Tôi tin rằng ta phải thực sự tin Không chỉ nói mà phải thực tin
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Verím, že musíme veriť, skutočne veriť.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Πιστεύω πως πρέπει να πιστεύουμε, αληθινή πίστη.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Вярвам, че трябва да вярваме, наистина да вярваме.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Я верю, что мы должны искренне верить.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.Я вірю, що ми повинні вірити, по-справжньому вірити.
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.אני מאמין שאנחנו חייבים להאמין, להאמין באמת. לא רק כמס שפתיים;
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.اعتقد انه علينا بالإيمان , الإيمان الحقّ , لا مجرد كلمات مكرورة
İnanmamız gerektiğine, gerçekten inanıyorum.本当に信じる 口先だけでなく 全ては上手くいくと信じること
Kendimize inanmamız gerekiyor.Chúng ta cần tin tưởng vào bản thân.
Kendimize inanmamız gerekiyor.Debemos creer en nosotros.
Kendimize inanmamız gerekiyor.Dobbiamo credere in noi stessi.
Kendimize inanmamız gerekiyor.Hinnünk kell magunkban.
Kendimize inanmamız gerekiyor.우리는 우리 자신을 믿어야 하는데
Kendimize inanmamız gerekiyor.Musíme veriť v seba samých.
Kendimize inanmamız gerekiyor.Musimy wierzyć w siebie.
Kendimize inanmamız gerekiyor.Nous devons croire en nous-mêmes.
Kendimize inanmamız gerekiyor.Trebuie să credem în noi înşine.
Kendimize inanmamız gerekiyor.We moeten in onszelf geloven.
Kendimize inanmamız gerekiyor.Wir müssen nur an uns selbst glauben.
Kendimize inanmamız gerekiyor.Нам нужно поверить в себя.
Kendimize inanmamız gerekiyor.Нужно е да вярваме в себе си.
Kendimize inanmamız gerekiyor.עלינו להאמין בעצמנו.
Kendimize inanmamız gerekiyor.نحتاج ان نؤمن بانفسنا.
Kendimize inanmamız gerekiyor.今こそが その時です
Onun buyruğu Oğlu İsa Mesihin adına inanmamız ve İsanın buyurduğu gibi birbirimizi sevmemizdir.그의 계명은 이것이니 곧 그 아들 예수 그리스도의 이름을 믿고 그가 우리에게 주신 계명대로 서로 사랑할 것이니라
Onun buyruğu Oğlu İsa Mesihin adına inanmamız ve İsanın buyurduğu gibi birbirimizi sevmemizdir.Og dette er hans bud at vi skal tro på hans Sønn Jesu Kristi navn og elske hverandre, således som han bød oss.
Onun buyruğu Oğlu İsa Mesihin adına inanmamız ve İsanın buyurduğu gibi birbirimizi sevmemizdir.А заповедь Его та, чтобы мы веровали во имя Сына Его Иисуса Христа и любили друг друга, как Он заповедал нам.
Onun buyruğu Oğlu İsa Mesihin adına inanmamız ve İsanın buyurduğu gibi birbirimizi sevmemizdir.А се заповідь Його, щоб вірували в імя Сина Його Ісуса Христа, й любили один одного, яко ж і дав заповідь нам.
Onun buyruğu Oğlu İsa Mesihin adına inanmamız ve İsanın buyurduğu gibi birbirimizi sevmemizdir.В това се яви Божията любов към нас, че Бог изпрати на света Своя еднороден Син, за да живеем чрез Него.
Onun buyruğu Oğlu İsa Mesihin adına inanmamız ve İsanın buyurduğu gibi birbirimizi sevmemizdir.וזאת היא מצותו להאמין בשם בנו ישוע המשיח ולאהבה איש את רעהו כאשר צונו׃
Onun buyruğu Oğlu İsa Mesihin adına inanmamız ve İsanın buyurduğu gibi birbirimizi sevmemizdir.وهذه هي وصيته ان نؤمن باسم ابنه يسوع المسيح ونحب بعضنا بعضا كما اعطانا وصية.

İlgili Sayfalar