inanmadım ile cümle

inanmadım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kendi ismimi görünce gözlerime inanmadım.פשוט לא יכולתי להאמין למראה עיני.
Bu noktada kalabileceğimize hiçbir zaman inanmadım."Tikiuosi jūs niekada nebūsite tokioje padėtyje".
O sırada Bay Gage'in söylediklerine inanmadım, ona öyle gelmiş olabileceğini düşündüm.Tačiau Richie Sambora nuomonė buvo priešinga, jis tikino, kad tai būsimas hitas.
Açıkçası öyle de kalmasını umuyorum. Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.И надеюсь, в этом плане ничего не изменится. очень долго я не верила, что меня ждет большое приключение.
Bana "Çünkü merkezi inşaa ettiğini duydum, ve bunu yaptığına inanmadım ve kendim görmek istedim.그랬더니 그러더군요, "자네가 무슨 센터를 지었다는데" "도대체 믿을 수 있어야지. 그래서 내 눈으로 직접 보고 싶었다네."
Bana "Çünkü merkezi inşaa ettiğini duydum, ve bunu yaptığına inanmadım ve kendim görmek istedim."Mert hallottam, hogy megépítetted ezt a központot, és nem hittem el, ezért látni akartam a saját szememmel.
Bana "Çünkü merkezi inşaa ettiğini duydum, ve bunu yaptığına inanmadım ve kendim görmek istedim."Porque escuché que construiste el centro y no lo podía creer, y quise verlo yo mismo.
Bana "Çünkü merkezi inşaa ettiğini duydum, ve bunu yaptığına inanmadım ve kendim görmek istedim.Şi mi-a răspuns" Pentru că am auzit că tu ai construit centrul nu am crezut şi am vrut să văd cu ochii mei.
Bana "Çünkü merkezi inşaa ettiğini duydum, ve bunu yaptığına inanmadım ve kendim görmek istedim.והוא אמר, "כי שמעתי שבנית את המרכז "ולא האמנתי שעשית את זה, אז רציתי לראות בעצמי.
Bana "Çünkü merkezi inşaa ettiğini duydum, ve bunu yaptığına inanmadım ve kendim görmek istedim.قال "لانني سمعت انك بنيت المركز ولم اصدق انك فعلت ذلك، فاردت ان اتاكد بنفسي.
Bana "Çünkü merkezi inşaa ettiğini duydum, ve bunu yaptığına inanmadım ve kendim görmek istedim.だから僕は一度自分の目で そいつを見てみたかったんだ
Ben kadere ya da Kurucu'ya asla inanmadım... ancak şunu söyleyebilirim... o bana hiç iyilik göstermedi.Nigdy nie wierzyłem w Los czy Stwórcę, ale można chyba powiedzieć, że nie byłem miły opatrzności.
Ben... Ona bile bile inanmadım.Aku... tidak percaya padanya karena ada tujuan
Ben... Ona bile bile inanmadım.Eu... não acreditei nela de propósito.
Ben... Ona bile bile inanmadım.Yo... decidí no creerle.
Ben... Ona bile bile inanmadım.Я... навмисне не вірив їй.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.9/11에 대한 만화를 그리기 전까지는 저는 전혀 유산이라는 것을 믿지 않았었습니다.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.Anda tahu, saya tidak pernah percaya akan warisan.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.Bạn biết không, tôi đã từng không tin vào di sản.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.En realidad, nunca creí en el legado.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.Ich habe nie wirklich an ein Vermächtnis geglaubt.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.Jestem artystą.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.la care ar trebui să ne direcționăm planul, să ne lăsăm imaginația să zboare.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.Sapete, non ho mai veramente creduto nel retaggio.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.Soha nem hittem igazán a hagyatékban.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.Ξέρετε, ποτέ δεν πίστεψα πραγματικά στην κληρονομιά.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.Знаете ли, никога не съм вярвал в наследство.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.Знаєте, я ніколи по-справжньому не вірив у спадок.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.Я никогда на самом деле не верил в наследие.
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.אתם יודעים, אני אף פעם לא האמנתי במורשת. מה אני
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.كما تعلمون لاأؤمن حقيقة بالإرث
Bilirsiniz, ben aslında mirasa hiç inanmadım.だって 何かを 残すと言っても 私は画家です
Ölümden sonraki hayata ben hiçbir zaman inanmadım.És sosem hittem a halál utáni életben!
Ölümden sonraki hayata ben hiçbir zaman inanmadım.Eu nu am crezut niciodata in viata de dupa moarte!
Ölümden sonraki hayata ben hiçbir zaman inanmadım.Gerade ich, der nicht einmal an ein Leben nach dem Tod glaubte.
Ölümden sonraki hayata ben hiçbir zaman inanmadım.I nigdy nie wierzyłem w życie po śmierci!
Ölümden sonraki hayata ben hiçbir zaman inanmadım.Juste moi qui ne croyais même pas à la vie après la mort.
Ölümden sonraki hayata ben hiçbir zaman inanmadım.Nikdy jsem nevěřil na život po smrti!
Ölümden sonraki hayata ben hiçbir zaman inanmadım.Proprio io, proprio io che neanche credevo nella vita dopo la morte!
Ölümden sonraki hayata ben hiçbir zaman inanmadım.Thực ra thì tôi không tin vào cuộc sống sau cái chết.
Ölümden sonraki hayata ben hiçbir zaman inanmadım.Και ποτέ δεν πίστευα στη ζωή μετά το θάνατο!
Ölümden sonraki hayata ben hiçbir zaman inanmadım.И я никогда не верил в жизнь после смерти!
Ona bile bile inanmadım.일부러 안 믿었던 거예요
Ona bile bile inanmadım.لم اصدقهـا متعمداً ذلك
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.Có thời tôi đã không tin rằng tôi sẽ có một cuộc phiêu lưu lớn
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.Dalam waktu yang lama, saya tidak percaya saya bisa mengalami petualangan besar.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.Dlouhý čas jsem nevěřila, že bych mohla zažít velké dobrodružství.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.Durante mucho tiempo yo no pensaba que podría tener una gran aventura.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.Heel lang heb ik geloofd dat ik geen groot avontuur kon hebben.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.Ho vissuto molti anni nella convinzione di non essere all'altezza di vivere una grande avventura.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.오랫동안 저는 큰 모험을 할 수 있는 사람이라고 믿지 않았습니다
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.Lange Zeit glaubte ich nicht, dass ich ein großes Abenteuer erleben könnte.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.Pendant longtemps j'ai cru que je ne pourrais pas vivre la grande aventure.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.Pentru mult timp nu am crezut că pot trăi o mare aventură.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.Przez długi czas nie wierzyłam, że mogę przeżyć wielką przygodę.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.Sokáig nem hittem, hogy részem lehet egy nagy kalandban.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.Για καιρό δεν πίστευα ότι θα μπορούσα να έχω μια μεγάλη περιπέτεια.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.От много време не съм вярвала, че мога да преживея едно голямо приключение.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.לאורך זמן רב, לא האמנתי שתיפול בחלקי הרפתקאה גדולה.
Uzun süre, büyük bir macera yaşayabileceğime inanmadım.لفترة طويلة, لم أعتقد أن بإمكانى تحقيق مغامرة كبيرة

İlgili Sayfalar