inanmıyoruz ile cümle
inanmıyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Tom'un, Mary'nin yaptığını söylediği şeyi yaptığına inanmıyoruz.We don't believe that Tom did what Mary said he did.
Biz ona inanmıyoruz.We don't believe that.
Bu yüzden inanmıyoruz.We don't believe so.
Biz sadece buna inanmıyoruz.We just don't believe it.
Sadece buna inanmıyoruz.We simply don't believe it.
Buna inanmıyoruz.We don't believe it.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.They said, at one point, you know, we don't really believe you went to the moon, but you did.
Onun şehirli olduğuna inanmıyoruz.We don't believe he's from the city.
(Çocuklara baskı yapmaya inanmıyoruz. Doğru zaman gelince uygun cinsiyeti seçeceklerdir.)We don't inherit an identity; we get to invent it.
"Biz sana inanmıyoruz."We don't believe you.
Bunu yapabilecek nesnelerin ya da insanların varlığına inanmıyoruz.So our best guess right now is no, there are no timeless zones in the universe.
Evlerde kameraların bir şey yaptıklarına pek inanmıyoruz.We don't really believe in cameras to do things in homes.
"Böyle bir pazar olduğuna inanmıyoruz."We don't even believe that there's market here.
Ve alaycı çoğunluk dedi ki: "Biz sana inanmıyoruz.And the cynical majority said, "We don't believe you.
Şiddete inanmıyoruz.We do not believe in violence.
De ki: "Özür belirtmeyiniz, size kesin olarak inanmıyoruz.Tell them: "Make no excuses; we do not believe you.
Biz size inanmıyoruz" dediler.We shall not believe in what you say.
Biz, ikinize de inanmıyoruz."We shall not believe in what you say.
Sizin bize hiçbir üstünlüğünüzün olduğuna inanmıyoruz. Aksine, sizi yalancılar sayıyoruz."In fact, we think you are a liar."
Senin sözünle ilahlarımızı terk edecek değiliz. Zaten biz sana inanmıyoruz."We shall not abandon our gods because you say so, nor believe in you.
"O, yalan düzüp Allah'a iftira eden bir adamdan başkası değil. Biz ona inanmıyoruz."He is just a man who invents a lie about God; we cannot believe in him."
Sadece bir şeyler var sanıyoruz; kesin bir bilgimiz olmadığı için inanmıyoruz."We have only a vague idea, but are not certain.'
"Bu adam, sadece Allah hakkında yalan uyduran bir kimsedir; biz ona inanmıyoruz."He is just a man who invents a lie about God; we cannot believe in him."
Bundan ötürü sizin getirdiğiniz mesaja inanmıyoruz," dediler.We reject what is sent with you."
Ve dediler: "Biz bunların ikisine de inanmıyoruz."They said, 'We disbelieve both.'
Zaten biz sana inanmıyoruz."And we are not believers in you.
De ki: "Özür belirtmeyiniz, size kesin olarak inanmıyoruz. Allah bize, durumunuzu haber vermiştir.Say, “Do not offer excuses; we do not trust you; God has informed us of you.
Sizin bize hiçbir üstünlüğünüzün olduğuna inanmıyoruz.And we see that you have no advantage over us.
Biz ona inanmıyoruz."We have no faith in him.”
Babacan, "Yaptırımlara inanmıyoruz." dedi. (Hürriyet, Reuters, Press TV - 21/10/10)"We don't believe in sanctions," he said. (Hurriyet, Reuters, Press TV - 21/10/10)
Bu yüzden inanmıyoruz.우린 그렇게 믿지 않습니다.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler."한 때, 뭐랄까, 우리는 사실 당신들이 정말로 달에 갔다는 걸 믿지 않았어요. 하지만 그건 진짜였죠.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.My, tak naprawdę, nie wierzymy, że polecieliście na Księżyc, a jednak to zrobiliście.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.Până la un moment nu prea vă credeam că ați fost pe Lună, însă voi ați fost.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.Sie sagten: "Einerseit glauben wir nicht wirklich, dass Ihr auf dem Mond wart, aber Ihr wart es.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler."Tulajdonképpen nem igazán hisszük el nektek, hogy jártatok a holdon, pedig ezt állítjátok.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler."Мы не очень-то верим, что вы были на луне, но вы там были.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.הם אמרו בשלב מסוים: "איננו באמת מאמינים שהגעתם אל הירח, "אבל עשיתם זאת.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.يقولون من ناحية نحن لا نصدق أننا وصلنا إلى القمر، لكننا فعلنا
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler."私たちは 皆さんが月にいったなんて 信じないけど事実でしょう 皆さんは私たちが生涯に悟りを開くなんて 信じないけど これも事実です"
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.Chúng tôi không tin vào quy mô bởi vì chúng tôi tin vào chất lượng, và quy mô và số lượng sẽ tự nhiên đến.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.Kami tidak yakin dengan skala karena kami yakin pada kualitas, dan skala serta jumlah secara otomatis terjadi.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.우리는 규모에 구애받지 않습니다. 중요한 건 그 질이라는 걸 믿기 때문이죠. 그러면 규모와 숫자는 저절로 해결될 것이니까요.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.Nem hiszünk a mennyiségben, mert mi a minőségben hiszünk, és a mennyiség automatikusan meg fog történni.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.Nevěříme ve škálování, protože věříme v kvalitu, a škálování a čísla pak přijdou samy.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.Nie wierzymy w skalę, ponieważ wierzymy w jakość, a skala i statystyki do niej dorównają.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.No creemos en escalas porque creemos en la calidad, y las escalas y los números ocurrirán automáticamente.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.Nu credem în măsurători pentru că noi credem în calitate iar măsurătorile şi numerele se vor întâmpla automat.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.We geloven niet in kwantiteit want we geloven in kwaliteit, en kwantiteit en cijfers zullen automatisch komen.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.Wir glauben nicht an Menge, denn wir glauben an Qualität, und Menge und Zahlen werden automatisch entstehen.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.Мы не верим в количество, потому что мы верим в качество, а количество и масштаб просто придут в свой черед.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.Не вярваме в мащаба, защото вярваме в качеството, а мащабът и цифрите ще се случат автоматично.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.אנחנו לא מאמינים בדירוג כי אנחנו מאמינים באיכות, ודירוג ומספרים יקרו בצורה אוטומטית.
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.لا نؤمن بالتسلق لأننا نؤمن بالمساواة والأحجام والأرقام حتما ما ستحدث تلقائيا
Biz ölçeklere inanmıyoruz çünkü biz kaliteye inanıyoruz, ve ölçekler ve sayılar otomatik olarak gerçekleşiyor.そうすれば 数字は勝手についてきます 現在 企業の協力のおかげで
"Biz sana inanmıyoruz. Bizim ihtiyacımız yok. Hoşlanmadık."No te creemos; no lo necesitamos; no nos gusta; nos están asustando".
"Biz sana inanmıyoruz."Chúng tôi không tin anh.
"Biz sana inanmıyoruz."Kami tidak percaya pada Anda.
"Biz sana inanmıyoruz."우리는 당신을 믿지 않습니다.
"Biz sana inanmıyoruz."My vám nevěříme.