inanmıyorlar ile cümle

inanmıyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
Onlar o saçmalığa gerçekten inanmıyorlar, değil mi?They don't really believe that nonsense, do they?
Latin Amerikalılar Batı medyasına inanmıyorlar.Latin Americans don't believe Western media.
Düşünürler artık dünyanın sürekli daha iyiye yol aldığına inanmıyorlardı.Intellectuals no longer believed the world was automatically getting better and better.
-Çünkü inanmıyorlar.- They don't believe it.
-Çünkü gerçek olduğuna inanmıyorlar- They don't believe it's real.
Gerçek olduğuna inanmıyorlarThey don't believe it's real.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.because they didn't believe in God, and didn't trust in his salvation.
(Fakat onlar) önce yalanlamış oldukları şeye bir türlü inanmıyorlardı.But they were not prepared to believe what they had once denied.
Herhalde sen, onlar bu söze inanmıyorlar diye, peşlerinde üzüntüden kendini helak edeceksin!Will you kill yourself for grief of them if they do not believe in this presentation?
Hala inanmıyorlar mı?Will they not believe even then?
Herhalde sen, inanmıyorlar diye neredeyse kendini helak edeceksin!You may perhaps wear out your heart because they do not come to belief.
Hayır, onlar inanmıyorlar.In fact, they will never believe.
Onların nesi var ki inanmıyorlar?So, wherefore do they not believe?
Hayır; onlar, kesin bir bilgiyle inanmıyorlar.In fact they are certain of nothing.
İnanmıyorlar mı?Will they not believe even then?
İnanmıyorlar diye nerdeyse kendini mahvedeceksin.You may perhaps wear out your heart because they do not come to belief.
Hayır, inanmıyorlar.In fact, they will never believe.
Hayır, Allah'a kesin olarak inanmıyorlar.In fact they are certain of nothing.
Onlara ne oluyor da inanmıyorlar?So, wherefore do they not believe?
Kendine kıyacaksın inanmıyorlar diye adeta.You may perhaps wear out your heart because they do not come to belief.
Artık ne oldu onlara da inanmıyorlar.So, wherefore do they not believe?
Öncekilerin başına gelenlerden ders almaları gerekirken onlar hala buna (Kur'an'a) inanmıyorlar.So, they will not believe in it: The example of former people is there.
Hâlâ inanmıyorlar mı?Will they not believe even then?
Hayır onlar inanmıyorlar.In fact, they will never believe.
Aslında onlar yeniden dirilmeye inanmıyorlardı.Still they do not dread the Resurrection.
İnanmıyorlar diye kendini kahrediyor olabilirsinYou may perhaps wear out your heart because they do not come to belief.
Peki onlar neden inanmıyorlar?So, wherefore do they not believe?
Ondan asla kuşkuya düşme; o Rabbinden bir haktır ama insanların çokları inanmıyorlar.So be thou not in doubt of it; it is the truth from thy Lord, but most men do not believe.
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır, onlar inanmıyorlar.Or say they: he hath fabricated it: aye they will not believe.
Yahut: "Onu kendi uydurdu" diyorlar öyle mi? Hayır, inanmıyorlar.Or say they: he hath fabricated it: aye they will not believe.
Hayatı olan her şeyi sudan yarattık. Hâlâ inanmıyorlar mı?And We have made of water everything living; will they not then believe?
Yoksa "Onu uydurdu" mu diyorlar? Hayır onlar inanmıyorlar.Or say they: he hath fabricated it: aye they will not believe.
Onlar hâlâ aymazlık içinde inanmıyorlar.Yet they are heedless, and they do not believe.
Yargının noktalanacağı Keder Günü hakkında onları uyar. Onlar hâlâ aymazlık içinde inanmıyorlar.Warn them of that Day of Anguish, when the matter is determined whilst heedlessly they disbelieve.
Kimi insanlar ona dokunamadıkları için Allah'a inanmıyorlar.Algunos hombres no creen en Dios porque no pueden tocarlo.
Düşmanlarımız bu zamanda bu seferi gerçekleştirebileceğimize inanmıyorlar.Противник не ждал наступления в этот день.
Düşünürler artık dünyanın sürekli daha iyiye yol aldığına inanmıyorlardı.Sedan dess har människorna levt i tron att det onda aldrig mer kan återvända.
Düşmanlarımız bu zamanda bu seferi gerçekleştirebileceğimize inanmıyorlar.Я не можу очікувати, що ти чи хто інший повірите у це зараз.
Bu 6 özellik arasında hiyerarşi olduğuna inanmıyorlar.Mineraaliperäisissä aineissa hän katsoi olevan kuusi ominaisuuksiltaan eroavaa alaluokkaa.
Düşmanlarımız bu zamanda bu seferi gerçekleştirebileceğimize inanmıyorlar.Не е лесно да повярваме, че подобно постижение може да бъде осъществено в днешно време.
-Çünkü gerçek olduğuna inanmıyorlar- Nie wierzą, że to prawda.
-Çünkü gerçek olduğuna inanmıyorlar- Non credono sia vera.
-Çünkü gerçek olduğuna inanmıyorlar- Nu cred că e adevărată.
-Çünkü gerçek olduğuna inanmıyorlar- Prý tomu nevěří.
-Çünkü gerçek olduğuna inanmıyorlar- Почему? - Никто не поверил.
Çünkü gerizekalı ev arkadaşlarım sana inanmıyorlar.おかしいのよ、あたしは無実を信じてる
-Çünkü inanmıyorlar.- Nevěří tomu.
-Çünkü inanmıyorlar.- Nie wierzą w to.
-Çünkü inanmıyorlar.- Non ci credono.
-Çünkü inanmıyorlar.- No se la creen.
-Çünkü inanmıyorlar.- Nu cred în ea.
-Çünkü inanmıyorlar.- Не поверили.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.(77:22) за то, что не веровали в Бога и не уповали на спасение Его.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Bởi vì chúng nó không tin Ðức Chúa Trời, Cùng chẳng nhờ cậy sự cứu rỗi của Ngài.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Bởi_vì chúng_nó không tin Ðức_Chúa_Trời , Cùng chẳng nhờ_cậy sự cứu_rỗi của Ngài .
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.daß sie nicht glaubten an Gott und hofften nicht auf seine Hilfe.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.eftersom de icke trodde på Gud och ej förtröstade på hans frälsning.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.fordi de ikke trodde på Gud og ikke stolte på hans frelse.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.fordi de ikke troede Gud eller stolede på hans Frelse.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Ker niso verovali v Boga in niso upali v rešenje njegovo.

İlgili Sayfalar