inanmıyor ile cümle

inanmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Neden hiç kimse bana inanmıyor?Why does no one believe me?
Bunun asla bir olasılık olduğuna inanmıyorum.I don't believe that was ever a possibility.
Sana tamamen inanmıyorum.I totally don't believe you.
Söylediğin tek kelimeye inanmıyorum.I don't believe a word you say.
Tom'un bize söylediğine inanmıyorum.I don't believe what Tom told us.
Tom'un hikayesine inanmıyorum.I don't believe Tom's story.
Büyülere ve cazibelere inanmıyorum.I don't believe in spells and charms.
Elbette ona inanmıyorsun.Surely you don't believe that.
Düşük karbonhidrat diyetlerine inanmıyorum.I don't believe in low-carb diets.
Üzgünüm size inanmıyordum.I'm sorry I didn't believe you.
O teoriye inanmıyorsun, değil mi?You don't buy that theory, do you?
Tom o konuda bir sözcüğe bile inanmıyor.Tom isn't buying a word of it.
Senin hakkında bana söylenenin yarısına inanmıyorum.I don't believe half of what I've been told about you.
Beni yeneceğinize inanmıyorum ama cesur bir girişim yapacağınızı inkar etmiyorum.I don't believe you'll defeat me, but I don't deny you'll make a brave attempt.
"Sana inanmıyorum!" "Yemin ederim!"I don't believe you!" "I swear!"
Buna inanmıyorsun, değil mi?You don't believe it, do you?
Ben astrolojiye inanmıyorum ama bu benim burcumu okumamam anlamına gelmez.I don't believe in astrology, but that doesn't mean that I don't read my horoscope.
Onun onu yapabileceğine inanmıyorum.I don't believe he could do that.
Tom'a inanmıyorsun, değil mi?You don't believe Tom, do you?
Tom'un onu yapabileceğine inanmıyorum.I don't believe Tom can do that.
Onun testini geçeceğine inanmıyorum.I don't believe he'll pass his test.
Günümüzde hiç kimse hayaletlere inanmıyor.Nowadays no one believes in ghosts.
Fransızlar hiçbir şeyin imkansız olduğuna inanmıyor.The French believe that nothing is impossible.
Onun doğruyu söylediğine inanmıyorum.I don't believe that he's telling the truth.
İlk başta Tom'a inanmıyordum.At first, I didn't believe Tom.
Tom'un bir katil olduğuna inanmıyorum.I don't believe that Tom is a murderer.
Hatalı olduğuma inanmıyorum.I don't believe I was wrong.
Onu yapabileceğime inanmıyorum.I don't believe I can do that.
Daha önce tanıştığımıza inanmıyorum.I don't believe we've ever met.
Söylediğin hiçbir şeye inanmıyorum.I don't believe anything you say.
Hadi, Mary. Tom'un onu bilerek yaptığına inanmıyorsun, değil mi?Come on, Mary. You don't believe that Tom did that on purpose, do you?
Kimse Tom'un söylediği bir şeye inanmıyor.No one believes anything Tom says.
Bana inanmıyorsan bir de sen bak!Take a look at it if you don't believe me!
Ona inanmıyor musun?Don't you believe him?
Sanırım o zamanda hiçbirimiz zaman makinesine oldukça inanmıyordu.I think that at that time none of us quite believed in the Time Machine.
Senin ruhsal açıdan bir dengesiz olduğuna inanmıyorum.I don't believe that you're mentally unbalanced.
İkinizin tanışık olmasına inanmıyorum.I don't believe you two are acquainted.
Ona bir dakika inanmıyorum.I don't believe that for a minute.
Senin ebeveynlerini tanıdığıma inanmıyorum.I don't believe I know your parents.
Ben ikinize inanmıyorum.I don't believe the two of you.
Ben senin hikayene inanmıyorum.I'm not buying your story.
Buna kendim inanmıyorum.I don't believe it myself.
Tom Mary'nin ona söylediğine inanmıyordu.Tom didn't believe what Mary told him.
Tom'a inanmıyor musun?Don't you believe Tom?
Tom onun bir kaplan olduğuna inanmıyordu.Tom didn't believe it was a tiger.
Söylemek istediğin şeyin o olduğuna inanmıyorum.I don't believe that's what you meant to say.
Demek istediğimin o olduğuna inanmıyorum.I don't believe that's what I meant to say.
Hiç kimse bana inanmıyor.Nobody ever believes me.
Tom Mary'nin ona yalan söyleyeceğine inanmıyordu.Tom didn't believe that Mary would lie to him.
Sana inanmıyorum!I don't believe you!
Neden onlara inanmıyorsun?Why don't you believe them?
Neden ona inanmıyorsun?Why don't you believe her?
Bize inanmıyor musun?Don't you believe us?
Onlara inanmıyor musun?Don't you believe them?
Ona inanmıyor musunuz?Don't you believe her?
Onlara inanmıyorsun, değil mi?You don't believe them, do you?
Ona inanmıyorsun, değil mi?You don't believe him, do you?
Sen ona inanmıyorsun, değil mi?You don't believe her, do you?
Onlara inanmıyorum.I don't believe them.
Ben ona inanmıyorum.I don't believe her.

İlgili Sayfalar