inanmıyor ile cümle

inanmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.אני לא מאמין שכימיקלים הם לא טבעיים.
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.لا أؤمن بان المواد الكيميائية غير طبيعية
Kimyasalların doğal olmadıklarına inanmıyorum.不愉快な話をすると先に言いました
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.A Vörös Khmer nem hitt a pénzben.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.Červení Khméri neverili v peniaze.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.De røde Khmerer troede ikke på penge.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.De Rode Khmer geloofde niet in geld.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.Die Roten Khmer hielten nichts vom Geld.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.El Jemer Rojo no creía en el dinero.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.I Khmer Rossi non credevano nel denaro.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.Khmerii Roşii nu credeau în bani.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.크메루즈는 돈의 가치를 믿지 않았기 때문에
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.Les Khmers rouges ne croyaient pas à l'argent.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.O Khmer Vermelho não acreditava em dinheiro.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu. O yüzden, Federal Rezerv BankasınınVà cái cơ quan tương tự như "Ngân hàng Dự trữ Liên bang" của Cam-pu-chia đã bị đánh bom.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.Rejim Khmer Merah tidak percaya pada uang.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.Rudí Khmerové nevěřili v peníze.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.Οι Ερυθροί Χμερ δεν πίστευαν στο χρήμα.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.Красные кхмеры не верили в деньги.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.Червените кхмери не вярваха в парите.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.Червоні кхмери не вірили в гроші.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.הקמר רוז' לא האמין בכסף.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.لم يكن الخمير الحمر يؤمنون بالمال.
Kızıl Kmerler paraya inanmıyordu.連邦準備銀行に相当する
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Bohužel já osobně nevěřím v Marshallův plán.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Đáng tiếc, cá nhân tôi không tin vào kế hoạch Marshall.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Din pacate, eu personal nu cred in planul Marshall.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Infelizmente, não acredito no Plano Marshall.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.유감스럽게도 저는 개인적으로 마샬 플랜을 신뢰하지 않습니다.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Leider glaube ich nicht an den Marshall-Plan.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Malheureusement, personnellement, je ne crois pas au plan Marshall.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Niestety, ja w to nie wierzę.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Persoonlijk geloof ik niet in het Marshall Plan.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Por desgracia, yo no creo en el Plan Marshall.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Sajnos, én személyesen nem hiszek a Marshall Tervben.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Sayangnya, saya pribadi tidak percaya dengan Marshall Plan ini.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Sfortunatamente, io, personalmente, non credo nel piano Marshall.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.Δυστυχώς, εγώ προσωπικά δεν πιστεύω στο Σχέδιο Μάρσαλ.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.За съжаление, аз не вярвам в Плана Маршал.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.К сожалению, лично я не верю в План Маршала.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.למרבה הצער, אני אישית לא מאמין בתוכנית מרשל.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.وللأسف، انا شخصياً لا أؤمن بخطة مارشال.
Maalesef, ben kişisel olarak Marshall Planı'na inanmıyorum.まず、マーシャルプランがもたらす利益は大げさに言われているからです。
Monet'nin tüm bunlara, bir öncü olmak için, tüm kuralları değiştirmek için giriştiğine inanmıyorum."Аз ще съм авангард и ще наруша правилата." просто е искал да направи нещо, което е смятал за завладяващо.
Monet'nin tüm bunlara, bir öncü olmak için, tüm kuralları değiştirmek için giriştiğine inanmıyorum.أتوقع أنه كان يقول "أنا سأكون في الطليعة و سأكسر كل القواعد"
Müslüman'ların büyük çoğunluğunun fikirlerini temsil ettiğine inanmıyoruz.أي أكثر من وجهة نظر الشعب الذي أنتج هذا الفيديو تمثل تلك من الأميركيين.
Müslüman'ların büyük çoğunluğunun fikirlerini temsil ettiğine inanmıyoruz.しかし すべての国の すべての首脳に
Ne, bana inanmıyor musun?O que foi, não acreditas em mim?
-Neden? -Çünkü gerçek olduğuna inanmıyorlar- No creen que sea verdadera.
-Neden? -Çünkü gerçek olduğuna inanmıyorlar- Πως κι΄έτσι; - Δεν πιστεύουν πως αληθεύει.
-Neden? -Çünkü gerçek olduğuna inanmıyorlar>なるほど、ああ、助かった。
-Neden? -Çünkü inanmıyorlar.- Γιατί όχι; - Δεν το πιστεύουν.
-Neden? -Çünkü inanmıyorlar.>そう。悪い知らせというのは、情報が漏れてしまったというとで、
Neden? Gerçek olduğuna inanmıyorlarNu cred că e adevărată.
O doğruyu konuşan inanmıyordu. >Cô không tin rằng cô ấy đã nói sự thật. >
O doğruyu konuşan inanmıyordu. >Dia tidak percaya bahwa ia sedang berbicara kebenaran. >
O doğruyu konuşan inanmıyordu. >Ea nu credea ea a fost vorbind adevărul. >
O doğruyu konuşan inanmıyordu. >Ela não acreditava que ela estava falando a verdade. >
O doğruyu konuşan inanmıyordu. >Ella no creía que ella estaba diciendo la verdad. >
O doğruyu konuşan inanmıyordu. >Elle ne croyait pas qu'elle disait la vérité. >

İlgili Sayfalar