inanmıyor ile cümle
inanmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.왜냐면 전 제 자신을 믿지 않았거든요. 진정한 저, 제 모든 것을 그리고 우리의 모든 것을요.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Nem magamban hittem, igazán magamban, minden apró részemben -- mindannyiunk apró részeiben.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Nie wierzyłam w siebie, prawdziwą siebie, we wszystkie części siebie, wszystkie części nas wszystkich.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Parce que je ne croyais pas en moi - à l'entièreté de moi, à tout ce que je suis - à tout ce que nous sommes.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Pentru că nu credeam în mine - cu adevărat în mine, în ceea ce sunt - în ceea ce suntem cu toţii.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Perché non credevo in me -- la vera me stessa, tutti i miei lati -- tutti i lati di tutti noi.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Porque no estaba creyendo en mí -- realmente yo, todo mi ser -- cada parte de todo nuestro ser.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Pretože som neverila v seba -- naozaj v seba, v každý kúsok mňa -- každý kúsok nás všetkých.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Protože jsem nevěřila sama sobě - mému skutečnému já se vším všudy - a všech nás okolo.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Want ik geloofde niet in mijzelf -- echt mij, alles van mij -- alles van ons allemaal.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Διότι δεν πίστευα σε μένα -- αληθινά σε μένα, όλα τα κομμάτια του εαυτού μου -- όλα τα κομμάτια όλων μας.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Защото не вярвах в себе си -- наистина себе си, всички части от мен -- всички части от всички нас.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Потому что я не верила в себя -- в настоящую себя, во все части себя -- все части нас всех.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.Я не вірила в себе - справжню себе, в кожну частину себе - всі часточки всіх нас.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.מכיוון שלא האמנתי בעצמי -- באני האמיתית, בכל החלקים שלי -- בכל החלקים של כולנו.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.لأنني لم أكن أومن بنفسي.. أنا الحقيقية، أنا بكل أجزائي.. كل الأجزاء مننا جميعا.
Çünkü kendime inanmıyordum, gerçek kendime, tüm parçalarıma hepimizin tüm parçalarına.自分も他人も 信じていなかったのでしょう よその誰かになろうとしてる人が 大勢います
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.(77:22) за то, что не веровали в Бога и не уповали на спасение Его.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Bởi vì chúng nó không tin Ðức Chúa Trời, Cùng chẳng nhờ cậy sự cứu rỗi của Ngài.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Bởi_vì chúng_nó không tin Ðức_Chúa_Trời , Cùng chẳng nhờ_cậy sự cứu_rỗi của Ngài .
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.daß sie nicht glaubten an Gott und hofften nicht auf seine Hilfe.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.eftersom de icke trodde på Gud och ej förtröstade på hans frälsning.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.fordi de ikke trodde på Gud og ikke stolte på hans frelse.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.fordi de ikke troede Gud eller stolede på hans Frelse.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Ker niso verovali v Boga in niso upali v rešenje njegovo.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.이는 하나님을 믿지 아니하며 그 구원을 의지하지 아니한 연고로다
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.koska he eivät uskoneet Jumalaan eivätkä luottaneet hänen apuunsa.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Mert nem hittek Istenben, és nem bíztak az õ segedelmében,
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Parce qu`ils ne crurent pas en Dieu, Parce qu`ils n`eurent pas confiance dans son secours.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.pentrucă n'au crezut în Dumnezeu, pentrucă n'au avut încredere în ajutorul Lui.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.perché non ebbero fede in Dio né speranza nella sua salvezza
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.porque não creram em Deus nem confiaram na sua salvação.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Porque no creyeron a Dios, ni confiaron en su liberación
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.pretože neverili Bohu a nenadejali sa na jeho spasenie,
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Proto že se nedověřili Bohu, a neměli naděje v spasení jeho,
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Przeto, iż nie wierzyli Bogu, a nie mieli nadziei w zbawieniu jego.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.sebab mereka tidak percaya kepada Allah, pada kuasa-Nya yang dapat menyelamatkan mereka
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Want zij geloofden niet in Hem en vertrouwden niet op Zijn hulp.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.διοτι δεν επιστευσαν εις τον Θεον, ουδε ηλπισαν επι την σωτηριαν αυτου
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.Защото не повярваха в Бога, Нито Му уповаваха, че ще ги избави.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.כי לא האמינו באלהים ולא בטחו בישועתו׃
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.لانهم لم يؤمنوا بالله ولم يتكلوا على خلاصه.
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.因 為 他 們 不 信 服 神 、 不 倚 賴 他 的 救 恩
Çünkü Tanrıya inanmıyorlardı, Onun kurtarıcılığına güvenmiyorlardı.因為 他 們 不 信服 神 、 不 倚賴 他 的 救恩
Doğrusu-- Romney: Ve yanıt şu ki, ben inanmıyorum ki insanlar böyle hareket edeceğinize inanmıyor.Gut--\ ROMNEY: und die Antwort ist ich dont\ ' 92t glauben
Duyduklarma inanmıyorum.- Ik geloof niet wat ik hoor.
Duyduklarma inanmıyorum.-Ne morem verjet svojim ušesom.
Duyduklarma inanmıyorum.Nevìøím tomu, co slyším.
Duyduklarma inanmıyorum.No puedo creer Io que estoy oyendo.
Duyduklarma inanmıyorum.Nu-mi vine să cred ce aud.
Duyduklarma inanmıyorum.Tôi không tin những gì tôi nghe.
Duyduklarma inanmıyorum.Δεν τα πιστεύω αυτά που ακούω.
Eğer bana inanmıyorsanız deneyin.못 믿으시겠다면
Eğer bana inanmıyorsanız deneyin.واذا كنت لا تصدقني، اعني، جربوها
Eğer bana inanmıyorsanız, hidrojen bakmak.Jeśli mi nie wierzycie, spójrzcie na wodór.
Eğer bana inanmıyorsanız, hidrojen bakmak.Jestli mi nevěříte, mrkněte na vodík.
Eğer bana inanmıyorsanız, hidrojen bakmak.믿지 못하겠다면, 수소를 보십시오.
Eğer bana inanmıyorsanız, hidrojen bakmak.Se você não acredita em mim, olhe para o hidrogênio.
Eğer bana inanmıyorsanız, hidrojen bakmak.Si no me creen, miren de hidrógeno.
Eğer bana inanmıyorsanız, hidrojen bakmak.Wenn Sie mir nicht glauben, schau auf Wasserstoff.