inanmıyor ile cümle

inanmıyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Ben buna inanmıyorum, ve durumun değiştiğini düşünüyorum.Δεν το πιστεύω αυτό, και νομίζω ότι η κατάσταση αλλάζει.
Ben buna inanmıyorum, ve durumun değiştiğini düşünüyorum.Аз не вярвам в това и мисля, че ситуацията се променя.
Ben buna inanmıyorum, ve durumun değiştiğini düşünüyorum.Я іншої думки, і гадаю, що ситуація змінюється.
Ben buna inanmıyorum, ve durumun değiştiğini düşünüyorum.Я так не считаю и думаю, что ситуация сдвинулась с мёртвой точки.
Ben buna inanmıyorum, ve durumun değiştiğini düşünüyorum.אני לא מאמין בכך, ואני סבור שהמצב משתנה.
Ben buna inanmıyorum, ve durumun değiştiğini düşünüyorum.انا لا اؤمن بذلك, و اظن ان الوضع يتغير.
Ben buna inanmıyorum, ve durumun değiştiğini düşünüyorum.状況も変わりつつあると思います 意識が脳の中で
- Ben gökyüzünde görünmez bir adama inanmıyorum.[Donna] Non credo inun uomo invisibile in cielo
- Ben gökyüzünde görünmez bir adama inanmıyorum. - Neden tanrı kelimesine ihtiyaç duyuyorsun.Всъщност не ми е нужна думата "Бог".
- Ben gökyüzünde görünmez bir adama inanmıyorum.¿Qué es la palabra dios?
Ben inanmıyorum ki..Ich dont\ ' 92t believe...\
Ben personel den sordum heryeri cotrol etmeye, ama burada oldugna inanmiyorum.Aku meminta staff untuk mencari kemanapun, tapi aku pikir tidak di sini.
Ben personel den sordum heryeri cotrol etmeye, ama burada oldugna inanmiyorum.Am rugat pe toata lumea sa caute peste tot, dar cred ca nu-i aici.
Ben personel den sordum heryeri cotrol etmeye, ama burada oldugna inanmiyorum.Ho chiesto a tutto il personale di controllare da per tutto, ma non credo che sia qui.
Ben personel den sordum heryeri cotrol etmeye, ama burada oldugna inanmiyorum.Ich fragte alle Mitarbeiter überall zu überprüfen, <br />aber ich glaube nicht, dass es hier ist.
Ben personel den sordum heryeri cotrol etmeye, ama burada oldugna inanmiyorum.J'ai demandé aux employés de regarder partout, mais je ne crois pas qu'elle soit ici.
Ben personel den sordum heryeri cotrol etmeye, ama burada oldugna inanmiyorum.Prosiłem, żeby obsługa sprawdziła wszędzie, ale nie myślę, żeby to tutaj było.
Ben personel den sordum heryeri cotrol etmeye, ama burada oldugna inanmiyorum.Ζήτησα από όλο το προσωπικό να ψάξει παντού, αλλά δεν νομίζω πως είναι εδώ.
Ben personel den sordum heryeri cotrol etmeye, ama burada oldugna inanmiyorum.Я попросил персонал проверить здесь все, но мне кажется, что их здесь нет.
Biraz cebir, bana inanmıyorsanız kendiniz deneyebilirsiniz. -Delta s t j, mais z.
Biraz cebir, bana inanmıyorsanız kendiniz deneyebilirsiniz. -Wenn Sie ein wenig Algebra mit dem tun, und wenn Sie nicht glauben Sie mir, probieren Sie es aus.
Biraz cebir, bana inanmıyorsanız kendiniz deneyebilirsiniz. -Wystarczy wykonać parę działań, jeśli nie wierzysz, spróbuj.
Birincisi, kimsenin inanacağı bir piyasa fiyatı oluşturulabileceğine inanmıyorum.Zaprvé nemyslím si, že by to opravdu vytvořilo skutečnou tržní cenu, které by všichni věřili.
Birincisi, kimsenin inanacağı bir piyasa fiyatı oluşturulabileceğine inanmıyorum.誰もが信じるとは思いません。 そして、それは誰もが突然、市場の中に飛び込むとは、
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler."한 때, 뭐랄까, 우리는 사실 당신들이 정말로 달에 갔다는 걸 믿지 않았어요. 하지만 그건 진짜였죠.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.My, tak naprawdę, nie wierzymy, że polecieliście na Księżyc, a jednak to zrobiliście.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.Până la un moment nu prea vă credeam că ați fost pe Lună, însă voi ați fost.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.Sie sagten: "Einerseit glauben wir nicht wirklich, dass Ihr auf dem Mond wart, aber Ihr wart es.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler."Tulajdonképpen nem igazán hisszük el nektek, hogy jártatok a holdon, pedig ezt állítjátok.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler."Мы не очень-то верим, что вы были на луне, но вы там были.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.הם אמרו בשלב מסוים: "איננו באמת מאמינים שהגעתם אל הירח, "אבל עשיתם זאת.
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler.يقولون من ناحية نحن لا نصدق أننا وصلنا إلى القمر، لكننا فعلنا
Bir noktada, biliyorsunuz, sizin gerçekten aya gittiğinize inanmıyoruz, ama gittiniz dediler."私たちは 皆さんが月にいったなんて 信じないけど事実でしょう 皆さんは私たちが生涯に悟りを開くなんて 信じないけど これも事実です"
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Anda percaya sebuah dalil, P, dan saya tidak.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Bạn có tin vào lời đề nghị, P, và tôi thì không.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Jij gelooft propositie P, en ik niet.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.여러분은 명제 P를 믿고 저는 믿지 않습니다.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Pと考える理由を聞くと あなたは説明してくれます
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Sie glauben eine Behauptung B und ich nicht.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Te elhiszed a P állítást, és én nem.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Tu crezi propoziţia P iar eu nu.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Ty wierzysz w twierdzenie P, a ja nie.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Uds. creen una proposición, P, y yo no.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Věříte návrhu P a já mu nevěřím.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Voi credete all'affermazione P e io non ci credo.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Vous croyez en une proposition P, et pas moi.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Εσείς πιστεύετε μια πρόταση και εγώ όχι.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Ви вірите в судження, назвемо його П, а я ні.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Вие вярвате в твърдение P, а аз не.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.Вы придерживаетесь суждения А, а я нет.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.אתם מאמינים בהנחה א', ואני לא.
Bir önermeye inanıyorsunuz, P'ye, ama ben inanmıyorum.أنت تؤمنين بالاقتراح "ب" و أنا لا أصدقه.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.C'est inconfortable de ne pas croire aux choses.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Det är inte komfortabelt att inte tro på saker.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Det er ubehageligt ikke at tro på ting.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.É desconfortável não acreditar nas coisas.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.È scomodo non credere in qualcosa.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Es incómodo no creer en cosas.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Es ist unbequem nicht zu glauben.
Bir şeylere inanmıyor olmak çok rahatsız edici.Je to nepohodlné neveriť veciam.

İlgili Sayfalar