inandı ile cümle
inandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Joseph Cambpell inandı.Joseph Cambpell , oui.
Joseph Cambpell inandı.Joseph Campbell glaubte es.
Joseph Cambpell inandı.Joseph Campbell sì.
Joseph Cambpell inandı.Joseph Campbell tomu věřil.
Joseph Cambpell inandı.Joseph Campbell
Joseph Cambpell inandı.Joseph Campbell wel.
Joseph Cambpell inandı.Joseph Campbell wierzył.
Joseph Cambpell inandı.조셉 캠벨은 그랬습니다.
Joseph Cambpell inandı.Ο Τζόζεφ Κάμπελ το πίστεψε.
Joseph Cambpell inandı.Джозеф Кемпбелл повірив.
Joseph Cambpell inandı.Джозеф Кэмпбелл верил.
Joseph Cambpell inandı.ג'וסף קמפבל האמין.
Joseph Cambpell inandı.جوزيف كامبل.
Joseph Cambpell inandı.彼は世界中の神話を研究し
(Kahkaha) (Alkış) Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Köszönöm.
(Kahkaha) (Alkış) Steve Jobs her zaman basitliğe, zarafete ve güzelliğiye inandı.Obrigado.
Kendini, her şeye baştan başlayacağına inandır!Allora facciamo finta che sei morta e che stai ricominciando tutto da capo!
Kendini öldüğüne inandır. Kendini, her şeye baştan başlayacağına inandır!Denk einfach das du gestorben bist und fang einfach nochmal von vorne an!"
Kendini öldüğüne inandır.Ok!
Kendini yanıltma. Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Penipuan diri sendiri adalah saat kita meyakinkan diri kita bahwa kebohongan adalah kebenaran.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar. İnandıkları şey, %24Ei estimează că 24% din americanii de pe Twitter sunt afro-americani.
Kendi yerel nüfuslarına baktılar. İnandıkları şey, %24Jsou přesvědčeni, že 24 procent amerických uživatelů Twitteru jsou černoši.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.A könyv áttekinthető, színes, hozzáférhető, szépen megszerkesztett.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.Buku ini jelas, terang, mudah dibaca, dan ditata dengan baik.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.Cartea este clară, vie, accesibilă și arhitectural vorbind, frumoasă.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.Das Buch ist klug, lebhaft, zugänglich, wunderschön gestaltet.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.El libro es claro, intenso, accesible, con un bello formato.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.Het boek is helder, levendig, toegankelijk, prachtig vormgegeven.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.Il libro è chiaro, vivido, comprensibile, con una bellissima impaginazione.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.Kirja on selkeä, eloisa, helppolukuinen, kauniisti muotoiltu.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.Kniha je jasná, barvitá, přístupná, krásně uspořádána.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.책이 참 분명하고, 생생하고, 쉽고, 잘 짜여있습니다.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.Książka jest jasna, żywa, przystępna, pięknie skonstruowana.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.Le livre est clair, vivant, accessible, avec un joli format.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.O livro é claro, vívido, acessível, lindamente formatado.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.Το βιβλίο είναι σαφές, ζωντανό, ευνόητο, με όμορφη παρουσίαση.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.Книга понятная, яркая, доступная, красиво отформатирована.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.Книгата е ясна, ярка, достъпна, красиво оформена.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.הספר ברור, חי, נגיש, מאורגן להפליא
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.الكتاب واضح، ساطع، سهل المنال، وتم إخراجه بشكل جميل.
Kitap gayet açık, inandırıcı, anlaşılabilir ve güzelce biçimlendirilmiş.ちょうど良いぐらいの繰り返しがあります
Kısacası, zamana inandım.Aşa că am crezut în timp.
Kısacası, zamana inandım.Così credevo nella puntualità.
Kısacası, zamana inandım.Então, eu acreditava no tempo.
Kısacası, zamana inandım.그래서 저는 시간을 믿습니다. 저는 제 시간에 시작하는것과
Kısacası, zamana inandım.Mindig is hittem a pontosságban.
Kısacası, zamana inandım.Pünktlichkeit war mir also wirklich sehr wichtig.
Kısacası, zamana inandım.Så jeg tror på, til tiden.
Kısacası, zamana inandım.Saya percaya harus tepat waktu.
Kısacası, zamana inandım.Vậy đấy, tôi rất tin vào sự đúng giờ.
Kısacası, zamana inandım. Zamanında başlamanın, ve zamanında bitirmenin önemine inandım.Así que yo creo en la puntualidad, creo en empezar a tiempo, y creo en terminar a tiempo.
Kısacası, zamana inandım. Zamanında başlamanın, ve zamanında bitirmenin önemine inandım.A więc, liczy się czas, punktualne rozpoczynanie i kończenie zajęć.
Kısacası, zamana inandım. Zamanında başlamanın, ve zamanında bitirmenin önemine inandım.Dôležité je začať načas a skončiť načas.
Kısacası, zamana inandım. Zamanında başlamanın, ve zamanında bitirmenin önemine inandım.Il est important de commencer à l'heure, et de terminer à l'heure.
Kısacası, zamana inandım. Zamanında başlamanın, ve zamanında bitirmenin önemine inandım.Вірю, що починати треба вчасно, і закінчувати треба вчасно.
Kısacası, zamana inandım.Έτσι πίστευα στον χρόνο.
Kısacası, zamana inandım.Итак, я ценил время.
Kısacası, zamana inandım.Така че наистина вярвах във времето.
Kısacası, zamana inandım.לפחות ככה האמנתי בזמנו. אני מאמין בלהתחיל בזמן
Kısacası, zamana inandım.إذَا كنت اعتقد في الوقت. اعتقد في البدء عند الوقت المحدد,
İlgili Sayfalar