inandı ile cümle

inandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları, inandıkları Rabbe emanet ettiler.二 人 在 各 教會 中 選立 了 長老 、 又 禁食 禱告 、 就 把 他 們交託 所 信 的 主
İnanamıyorum bizi senin şaçmalıklarına inandırdığına. Ama...Ne morem verjeti, da smo ti vsi nasedli.
İnanamıyorum bizi senin şaçmalıklarına inandırdığına.Ik kan niet geloven dat wij iedereen deze onzin verkochten.
İnanamıyorum bizi senin şaçmalıklarına inandırdığına.Nemùžu uvìøit že jsme všichni uvìøili tvým nesmyslùm.
İnanamıyorum bizi senin şaçmalıklarına inandırdığına.No sé cómo creímos en todas tus tonterías.
İnanamıyorum bizi senin şaçmalıklarına inandırdığına.Nu-mi vine să cred că am crezut toate prostiile tale.
İnanamıyorum bizi senin şaçmalıklarına inandırdığına.Tôi không thể tin rằng chúng tôi mua tại cho tất cả những chuyện vô lý của bạn.
İnanamıyorum bizi senin şaçmalıklarına inandırdığına.Δεν το πιστεύω ότι φάγαμε όλα τα ψέματα σου.
İnandığımdan ben bile emin değildimNebyl jsem si jistý, jestli tomu věřím.
İnandığımdan ben bile emin değildimNie byłem pewien, czy wierzę w tą historię.
İnandığımdan ben bile emin değildimNo estaba seguro de creerlo.
İnandığımdan ben bile emin değildimNon ero ancora sicuro di crederci.
İnandığımdan ben bile emin değildimNu eram sigur că voi crede.
İnandığımdan ben bile emin değildimΔεν ήμουν σίγουρος πως το πίστευα.
İnandığımdan ben bile emin değildimЯ не был уверен, можно ли вам доверять.
İnandığımdan ben bile emin değildim信じるとかの問題じゃない。
İnandığım, gerçekten kendi gücüydü, hayatıma yol gösteren mudra ve imprimatur ışığı olan.E fu proprio quella forza, credo, che divenne lo stimolo che ha illuminato il mio cammino.
İnandığım, gerçekten kendi gücüydü, hayatıma yol gösteren mudra ve imprimatur ışığı olan.I wierzę, że to jej siła stała się rodzajem przedwczesnej dojrzałości, która prowadziła mnie przez życie.
İnandığım, gerçekten kendi gücüydü, hayatıma yol gösteren mudra ve imprimatur ışığı olan.그리고 제 인생을 안내하는 빛이 되어준 것은, 어느 한 무두르가 되어준 것은, 그녀의 그런 힘이라고 저는 믿습니다.
İnandığım, gerçekten kendi gücüydü, hayatıma yol gösteren mudra ve imprimatur ışığı olan.И вярвам, че именно тази нейна сила се превърна в пътеводна светлина в живота ми.
İnandığım, gerçekten kendi gücüydü, hayatıma yol gösteren mudra ve imprimatur ışığı olan.І я вірю, що саме її сила стала чимось на зразок раннього поштовху, який веде мене через ціле життя.
İnandığım, gerçekten kendi gücüydü, hayatıma yol gösteren mudra ve imprimatur ışığı olan.והיה זה כוחה, כך אני מאמינה, שהפך להיות אותה מודרה ואותו אישור אשר היו לאור המנחה של חיי.
İnandığım, gerçekten kendi gücüydü, hayatıma yol gösteren mudra ve imprimatur ışığı olan.وانا اعتقد ان قوتها هي التي كانت تحيط بي وترافقني وتوجهني وتنير دربي طيلة حياتي
İnandığım, gerçekten kendi gücüydü, hayatıma yol gösteren mudra ve imprimatur ışığı olan.ムドラーのような、私の人生を導いてくれる 光になったのだと思います。 私たちは疑問に思うかもしれません。
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.Ada hari di mana saya percaya, namun ada juga hari di mana saya penuh keraguan.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.Am zile în care cred, dar am zile în care sunt plină de îndoială.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.An manchen Tagen will ich es glauben, aber es gibt auch Tage des Zweifels.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.Certains jours, j'y crois, mais d'autres jours j'en doute.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.Có những ngày tôi đầy niềm tin, nhưng có những ngày tôi đầy nghi ngờ.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.Er zijn dagen dat ik geloof, maar ook dagen dat ik enorm twijfel.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.Hay días en los que creo, pero hay días en los que estoy llena de dudas.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.신뢰하던 날들도 있었습니다. 하지만 아주 의심스러웠던 날도 있었죠.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.Są dni, kiedy w to wierzę, ale są dni, kiedy mam ogromne wątpliwości.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.Tenho dias em que acredito, mas tenho dias em que duvido.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.Vannak napok, amikor hiszem, hogy igen, de vannak napok, amikor tele vagyok kétséggel.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.Υπάρχουν μέρες που πιστεύω αλλά υπάρχουν μέρες που είμαι γεμάτη αμφιβολίες.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.Есть дни, когда я верю, но также бывают дни, когда я полна сомнений.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.Има дни, когато вярвам в това, но има и дни, в които съм пълна със съмнение.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.יש ימים בהם אני מאמינה, אבל יש גם ימים שאני מלאת ספקות.
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.كنت اؤمن في بعض الايام ان هذا ممكن .. ولكن كانت تمر عدة ايام يخالجني الشك حيال هذا معظم الوقت ..
İnandığım günler de var, şüpheyle dolduğum günler de.疑念を抱く日もあります 我々の荒廃したこのビジネス再建に対する
Inandıgımız simya ne?Vad är alkemin vi tror på?
Inandıgımız simya ne?Τι είναι αυτή η αλχημεία στην οποία πιστεύουμε;
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.C'est ce je crois, et je suis prêt à mourir pour ça. Point.
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.Cred în asta şi sunt dispus să-mi pierd viaţa luptând.
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.Das ist es, woran ich glaube und wofür ich bereit bin zu sterben - immer!
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.Đây là những gì tôi tin tưởng và sẵn sàn hy sinh cho nó.
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.Dit is waar ik in geloof en waar ik bereid ben voor te sterven. Punt.
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.É nisto que eu acredito, e estou disposto a morrer por isso. Ponto final.
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.Esto es en lo que creo y estoy dispuesto a morir por ello, punto.
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.이것이 내가 믿는 것이고 나는 그걸 위해 기꺼이 죽을 각오가 돼 있다.
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.Toto je niečo v čo verím a som ochotný pre to zomrieť. Bodka.
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.V toto věřím a jsem ochotný pro to zemřít. Tečka.
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.V to verjamem in za to sem pripravljen tudi umreti... PIKA
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.Πιστεύω οτι είμαι πρόθυμος να πεθάνω για αυτό. Τέλος.
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.Это то, во что я верю, и я готов умереть за это. Точка.
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.זה מה שאני מאמין בו,ואני מוכן למות בשביל זה.נקודה.
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.هذا ما أؤمن به وأنا مستعد للموت من أجل ذلك المده
İnandığım şey bu ve onun için ölürüm.これに命を懸ける それだけだ どんなに状況が悪くても どんなに困難でも
İnandığın gücü kaybedersen... ...o zaman boyun eğmelisin, zayıf şey.Hvis du mister den kraft, som du tror på, - - så vil du gå under, svag som du er.
İlgili Sayfalar