inandı ile cümle

inandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Diğer insanları erkek gibi göründüğüne ve aynı haklara sahip olabileceğine inandırması gerekiyordu.وكان عليها أن تقنع الناس بأنها تبدو كرجل وكان يمكنها الحصول على نفس الحقوق التي يحصل عليها الرجال
Diğer insanları erkek gibi göründüğüne ve aynı haklara sahip olabileceğine inandırması gerekiyordu.そうやって 男性と同じ権利を 得ることが出来ました バーナディン・ヒーリー ヒーリー博士は
Doğruluğuna inandığı şey için savaşan bir adamUm homem que defendia o que acreditava estar certo
Doğruluğuna inandığı şey için savaşan bir adamUn hombre que defendió lo que creía era correcto
Doğruluğuna inandığı şey için savaşan bir adamUn homme qui disait à haute voix ses convictions
Doğruluğuna inandığı şey için savaşan bir adamUn uomo in difesa di ciò che riteneva giusto
Dr.King'in inandığı... ...bu dünyada iki çeşit yasa vardır,Dr.
Dr.King'in inandığı... ...bu dünyada iki çeşit yasa vardır,Dr.
Dr.King'in inandığı... ...bu dünyada iki çeşit yasa vardır,Dr. King croyait que
Dr.King'in inandığı... ...bu dünyada iki çeşit yasa vardır,Dr. King věřil, že na světě jsou dva typy zákonů.
Dr.King'in inandığı... ...bu dünyada iki çeşit yasa vardır,Dr.
Dr.King'in inandığı... ...bu dünyada iki çeşit yasa vardır,Dr.
Dr.King'in inandığı... ...bu dünyada iki çeşit yasa vardır,El Dr King creía que hay dos leyes diferentes en este mundo:
Dr.King'in inandığı... ...bu dünyada iki çeşit yasa vardır,킹 목사는 믿었습니다 이 세계에는 두 가지 유형의 법칙이 있다고..
Dr.King'in inandığı... ...bu dünyada iki çeşit yasa vardır,Ο Δρ.
Dr.King'in inandığı... ...bu dünyada iki çeşit yasa vardır,דר. קינג האמין שיש שני סוגי חוקים בעולם,
Dr.King'in inandığı... ...bu dünyada iki çeşit yasa vardır,آمن د.كينج، أن هناك نوعين من القوانين في العالم:
Dr.King'in inandığı... ...bu dünyada iki çeşit yasa vardır,この世界には 2種類の法があると信じていました 神によって作られた法と
Dünya çapında yalnızca 8 bin dişi büyük camgöz mü kaldı yani? Bilemiyorum; inandırıcı bulmuyorum.Sunt doar 8 mii de femele de rechin uriaşi în lume?
Dünya çapında yalnızca 8 bin dişi büyük camgöz mü kaldı yani? Bilemiyorum; inandırıcı bulmuyorum.To tu je na světě jen 8 000 samiček žraloka velikého?
Düşünmeye değer bu konularda her bir kültürün bir bakış açısı olduğuna nasıl inandırdık kendimizi?Ako sme dospeli k presvedčeniu, že každá kultúra má svoj názor na tieto témy, ktoré sú hodné úvah?
Düşünmeye değer bu konularda her bir kültürün bir bakış açısı olduğuna nasıl inandırdık kendimizi?Cum anume ne-am convins că fiecare cultură are un punct de vedere aparte care merită luat în considerare?
Düşünmeye değer bu konularda her bir kültürün bir bakış açısı olduğuna nasıl inandırdık kendimizi?Hoe hebben we onszelf overtuigd dat elke cultuur een morele visie heeft, die het overwegen waard is?
Düşünmeye değer bu konularda her bir kültürün bir bakış açısı olduğuna nasıl inandırdık kendimizi?Hogyan győztük meg magunkat arról, hogy minden kultúrának van figyelemre méltó állásfoglalása ezen a téren?
Düşünmeye değer bu konularda her bir kültürün bir bakış açısı olduğuna nasıl inandırdık kendimizi?Jak jsme dospěli k přesvědčení, že každá kultura má na tato témata svůj pohled, jenž stojí za zvážení?
Düşünmeye değer bu konularda her bir kültürün bir bakış açısı olduğuna nasıl inandırdık kendimizi?그동안 우리는 어떻게 모든 문화가 고려할 만한 가치가 있는 시각을 가졌다고 확신해 왔습니까?
Düşünmeye değer bu konularda her bir kültürün bir bakış açısı olduğuna nasıl inandırdık kendimizi?Как сме успели да се убедим, че всяка култура има собствена гледна точка по важните въпроси?
Düşünmeye değer bu konularda her bir kültürün bir bakış açısı olduğuna nasıl inandırdık kendimizi?כיצד זה שכנענו את עצמנו שלכל תרבות יש נקודת מבט משלה על הנושאים האלו, שראויה לשיקול-דעת?
Düşünmeye değer bu konularda her bir kültürün bir bakış açısı olduğuna nasıl inandırdık kendimizi?وكيف يمكننا ان نقنع انفسنا انه ان لكل ثقافة وجهة نظر يجب اخذها بعين الاعتبار
Düşünmeye değer bu konularda her bir kültürün bir bakış açısı olduğuna nasıl inandırdık kendimizi?どの文化ももっていると どうやって確信したのでしょうか タリバンが物理に対して
Eğer inançlı, Tanrı'ya inanan biriyle karşılaşsan, nasıl inandığını ve bu fikri nereden edindiğini sor.Voglio dire,se incontri un uomo credente in Dio, chiedigli come fa a credere e da dove ha avuto questa idea.
Eğer inançlı, Tanrı'ya inanan biriyle karşılaşsan, nasıl inandığını ve bu fikri nereden edindiğini sor.Ако срещнете човек, вярващ в Бог, попитайте го по какъв начин вярва и откъде е получил тази идея.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Az oktatás egy olyan terület, melyben a szekuláris világ nagyon is hisz.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Der Bildungsweg ist ein Feld, an das die säkulare Welt wirklich glaubt.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Educaţia e un domeniu în care comunitatea laică crede cu tărie.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Hiện tại giáo dục là một lãnh vực mà thế giới trần tục thực sự tin vào.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Izobraževanje je področje, v katerega sekularen svet resnično verjame.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Kini, pendidikan adalah sebuah bidang yang benar-benar dipercayai oleh dunia sekular.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.교육은 세속적인 세상이 정말로 믿고 의존하는 것 중에 하나죠.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.La educación es un campo en el que el mundo secular realmente cree.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.L'éducation est un domaine en lequel le monde laïque croit vraiment.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.L'educazione è un campo in cui il mondo laico crede molto.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Na vzdělávání se v sekulárním světě hodně věří.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Onderwijs is een terrein waarin de wereldlijke mens écht gelooft.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Ora a educação é um campo em que o mundo secular realmente acredita.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Uddannelse er et område den sekulære verden virkelig har tiltro til
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Utbildning är ett område som den sekulariserade världen verkligen tror på.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Vzdelávanie je oblasť, ktorej svet naozaj dôveruje.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Η εκπαίδευση είναι ένας τομέας που ο μη θρησκευτικός κόσμος εμπιστεύεται.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.На сегодняшний день образование - это область, которой светский мир придает огромное значение.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Образованието е област, в която земният свят наистина вярва.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Саме на галузь освіти світські люди покладають найбільше надій.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.עכשיו, חינוך הוא תחום שהעולם החילוני מאמין בו.
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.التعليم هو مجال يؤمن به العالم العلماني
Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.強く信じているものです 世界をどう良くしていけるかと考える時
Eğitimle başlayacağım. Eğitim, laik dünyanın gerçekten inandığı bir alan.Najpierw edukacja, która jest dziedziną, w którą świat świecki bardzo wierzy.
Eller aldatıcıdır. Seni herhangi bir şeye inandırırlar.Así es como empecé a trabajar.
Eller aldatıcıdır. Seni herhangi bir şeye inandırırlar.Egy gyöngéd kéz mindent el tud feledtetni.
Eller aldatıcıdır. Seni herhangi bir şeye inandırırlar.Руки - они как предатели, они вас могут заставить сделать что угодно.
Eskiden inandığımız strateji... ...her şirketin bir işletim planı ve finansal modelle kurulduğuydu.전략에 관한 기존의 인식은 운영 계획과 재정 모델을 갖춰 회사를 차리라는 겁니다
İlgili Sayfalar