inandı ile cümle

inandı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu neye ve nicin inandigimizin sorgulandigi bir proje,Kwestionujemy w co i dlaczego wierzymy.
Bu neye ve nicin inandigimizin sorgulandigi bir proje,Úkolem je zpochybnit to, čemu věříme a proč tomu věříme --
Bu neye ve nicin inandigimizin sorgulandigi bir proje,זה הפרוייקט של הספק במה אנחנו מאמינים ולמה אנחנו מאמינים בזה --
Bu neye ve nicin inandigimizin sorgulandigi bir proje,فمن المشروع التساؤل عما نؤمن به ونعتقد انه لماذا --
Bu neye ve nicin inandigimizin sorgulandigi bir proje,ソクラテスが説いた"生の中の螺旋"です
Bu neye ve nicin inandigimizin sorgulandigi bir proje,就喺依個計劃,一直質疑我哋唧信念同佢哋唧原因--
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.Bene, sostanzialmente queste sono cose in cui ho creduto per lungo tempo.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.Bien, estas son cosas que creo desde hace mucho tiempo.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.Detta är i grunden saker som jag trott på under väldigt lång tid.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.Dit zijn dus de dingen waarin ik zolang al heb geloofd.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.Ei bine, de mult timp am crezut în aceste lucruri.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.Ezek azok a dolgok amelyekben már oly régóta hiszek.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.Isto são coisas em que acredito há muito tempo.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.음, 이것들은 제가 오랫동안 믿어 왔던 것들입니다.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.Nun, dies sind die grundlegenden Dinge, an die ich über einen langen Zeitraum glaubte.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.Nuž, toto sú v podstate veci, v ktoré som tak dlho veril.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.Tohle jsou věci, o kterých jsem přesvědčen již dlouhou dobu.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.Vâng, đó là những điều cơ bản mà tôi đã tin tưởng từ rất lâu.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.We wszystkie te rzeczy wierzę od bardzo dawna.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.В общем, именно в эти вещи я очень давно верю.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.Е, по същество това са неща, в които вярвам от толкова дълго време.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.אלה בעצם דברים שאני מאמין בהם כבר זמן רב.
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.صحيح ان هذا ما أؤمن به منذ زمن طويل
Bunlar benim uzun zamandır inandığım şeyler.でもそれを話すために招かれるには
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıAcestea sunt tipurile de scuze incredibile pe care oamenii le dau pentru imbatranire.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıAda semacam alasan yang tidak dapat dipercaya sehingga orang-orang menyerah pada penuaan.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıDas sind unglaubliche Ausreden, die Menschen für das Älterwerden haben.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıĐây là những lý do không chính đáng mà người ta biện hộ cho lão hóa.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıDit zijn het soort ongelofelijke excuses die mensen geven voor veroudering.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıEstas são as desculpas incríveis que as pessoas dão para o envelhecimento.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıEzek a szokásos gyenge kifogások az öregség mellett.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıkları지금부터 제가 말하려고 하는 것은 사람들이 노화에 대해서 하는 말도 안되는 변명들에 대한 것입니다.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıQueste sono quel genere di scuse incredibili che le persone usano quando si parla di invecchiamento.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıSon las increíbles excusas que la gente da para el envejecimiento.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıTakimi niewiarygodnymi wymówkami ludzie tłumaczą konieczność starzenia.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıΑυτά είναι τα είδη των απίστευτων δικαιολογιών που οι άνθρωποι δίνουν για τη γήρανση.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıВот какие невероятные аргументы приводятся против борьбы со старением. [слайд: Жить станет скучно.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıТова са видовете невероятни извинения, които хората дават за остаряването.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıאלה הם סוגים של תירוצים שלא יאמנו שאנשים נותנים להזדקנות.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıklarıوهناك عدد لا حصر له من الحجج التي يبرّر بها النّاس الشيخوخة.
Bunlar bir çeşit inanılmaz mazeretlerdir yaşlanmayla ilgili insanların inandıkları実に 信じがたいものもありますが 私が言いたいのは それらの言い訳が
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Asta nu este ficțiune, nu e poveste, nu este fantezie; este știință rece, exactă.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Bukan fiksi, bukan cerita dongen, bukan agar Anda percaya; ini adalah ilmu pasti.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Ce n'est pas de la fiction, ce n'est pas des histoires, ce n'est pas des fadaises ; c'est de la science pure.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Das ist keine Fiktion, kein Märchen, keine Phantasie; es ist unempfindliche, scharfe Wissenschaft.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Ez nem képzelgés, nem mese, nem kitaláció; ez rideg, kemény tudomány.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Não é ficção, não é conto de fadas, não é faz-de-conta; é ciência nua e crua.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.No es ficción, no es un cuento, no intento convencerles; es ciencia pura y fría.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Non sono storie, racconti, non sto cercando di convincervi; sono puri dati scientifici.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Tohle není fikce, tohle není pohádka, tohle není výmysl; to je chladná, nelítostná věda.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.To nie jest fikcja, bajka ani wymysł, to bezlitosna nauka.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Δεν είναι επιστημονική φαντασία, δεν είναι ιστορίες, είναι απλώς επιστήμη.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Не вымысел, не сказки, не выдумки; это холодная, точная наука.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Не е фантастика, не са приказки, не е измислица; а е студена, истинска наука.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil. Bunlar yalansız, güçlü bilimsel gerçekler.Це не вимисел, не казки і не вигадки; це холодна, точна наука.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil.Dit is geen fictie, dit zijn geen sprookjes, dit zijn geen verzinsels.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil.그것은 허구가 아닙니다, 이야기가 아닙니다, 믿게 하려는게 아닙니다;
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil.ואלו, חברים, הן עובדות.
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil.ليس خيالا، أو قصصا خرافية، أو وهما،
Bunlar kurgu, masal ya da sizi inandırmaya çalışmam değil.唔喺古仔,唔喺亂噏,可能沒人信。
İlgili Sayfalar