inanıyoruz ile cümle
inanıyoruz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Acreditamos que o secretismo é atropelado por honestidade, e os interesses empresariais pela comunidade.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Credem că lucrurile secrete trebuiesc învinse de onestitate, și interesele corporatiste de către comunitate.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Creemos que la honestidad triunfa sobre el secretismo, y la comunidad sobre los intereses corporativos.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Kami percaya bahwa kerahasiaan dikalahkan oleh kejujuran, dan komunitas di atas kepentingan korporasi.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Ker je poštenost pred tajnostjo in ker nam družba pomeni več kot interesi podjetij.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.우리는 정직함으로 얻어지는 비밀과 커뮤니티에 의한 이익을 중요시 합니다.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Úgy gondoljuk a titkosságnál fontosabb az őszinteség, és a vállalati érdekeknél pedig a közösség.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Uskomme, että rehellisyys voittaa salailun ja yhteisö yhtiötavoitteet.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Wierzymy, że skrytość przegrywa ze szczerością, a dobro korporacji jest mniej ważne niż dobro społeczności.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.Wij geloven dat eerlijkheid boven geheimhouding gaat, en de gemeenschap boven bedrijfsresultaten.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.אנחנו מאמינים שכנות גוברת על סודיות, והקהילה גוברת על אינטרסים תאגידיים.
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.ونحن نعتقد أن السرية تفوقت على الصدق ومصالح الشركات على المجتمع
Ticari sırlara değil, dürüstlüğe... ...ve ticari çıkarlara değil, insanlara inanıyoruz.企業の目的よりもコミュニティが大切だと信じています ウェブは所有されているよりも
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Acreditamos que há uma teoria unificada na base de todas as regularidades.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Credem că există o teorie unificată la baza tuturor regularităţilor.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Creemos que hay una teoría unificada tras todas las regularidades.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Noi crediamo che ci sia una teoria unificata dietro tutte le regolarità.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Nous pensons qu'il y a une théorie unifiée qui sous-tend toutes les régularités.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Úgy gondoljuk, hogy létezik egy egyesített elmélet ami ennek az alapját képezi.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Věříme, že existuje jednotná teorie podpírající všechny zákonitosti.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Veríme, že existuje zjednotená teória, ktorá je základom všetkých zákonitostí.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Wierzymy że za tymi wszystkimi regularnościami kryje się zunifikowana teoria.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Wij geloven dat er een verenigende theorie ten grondslag ligt aan alle regelmatigheden.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Wir glauben es gibt eine einheitliche Theorie die all den Gesetzmäßigkeiten zugrunde liegt.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Вярваме, че има една единна теория, описваща всички закономерности.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Ми віримо, що існує об'єднана теорія, яка є основою усіх закономірностей.
Tüm düzenliliklerin altında yatan birleşik bir kuram olduğuna inanıyoruz.Мы верим, что есть общая теория, лежащая за всеми закономерностями.
Ve biz hala inanıyoruz ki sadece en iyisi yeterince iyidir çünkü cocuklar en iyisini hak ederler.En we zijn nog steeds ervan overtuigd dat enkel het beste goed genoeg is, want kinderen verdienen het beste.
Ve biz hala inanıyoruz ki sadece en iyisi yeterince iyidir çünkü cocuklar en iyisini hak ederler.I wciąż jesteśmy przekonani, że tylko doskonałe jest wystarczająco dobre. Dzieciaki na to zasługują.
Ve biz hala inanıyoruz ki sadece en iyisi yeterince iyidir çünkü cocuklar en iyisini hak ederler.Pero Ole era una persona especial.
Ve biz hala inanıyoruz ki sadece en iyisi yeterince iyidir çünkü cocuklar en iyisini hak ederler.Είμαστε ακόμη πεπεισμένοι ότι μόνο το καλύτερο είναι αρκετά καλό. Επειδή τα παιδιά αξίζουν το καλύτερο.
Ve biz hala inanıyoruz ki sadece en iyisi yeterince iyidir çünkü cocuklar en iyisini hak ederler.و نحن لا نزال مقتنعين بأنه وحده الأفضل هوالجيد بما يكفي , لأن الاطفال يستحقون الأفضل
Ve biz yürekten inanıyoruz ki, sanat sizin o sırada içinde bulunduğunuz durumu atlatmanıza yardımcı olacaktır.E siamo fermamente convinti che , che vi può aiutare ad atraversare qualsiasi momento voi stiate affrontando.
Ve biz yürekten inanıyoruz ki, sanat sizin o sırada içinde bulunduğunuz durumu atlatmanıza yardımcı olacaktır.우리는 확실히 믿습니다. 당신이 맞닥뜰일지 모르는 어떤 순간이든 헤쳐나갈 수 있도록 당신을 도와 줄 것이기에
Ve biz yürekten inanıyoruz ki, sanat sizin o sırada içinde bulunduğunuz durumu atlatmanıza yardımcı olacaktır.Y estamos convencidos, que va a ayudarte a superar cualquier momento que puedas estar enfrentando.
Ve biz yürekten inanıyoruz ki, sanat sizin o sırada içinde bulunduğunuz durumu atlatmanıza yardımcı olacaktır.ואנחנו באמת מאמינים שזה יעזור לך לעבור את הרגע שבו אתה נמצא.
Ve inanıyoruz ki, duygusal hizmet finansal hizmet kadar önemlidir.E acreditamos que avaliar emocionalmente é tão importante como avaliar financeiramente.
Ve inanıyoruz ki, duygusal hizmet finansal hizmet kadar önemlidir.E crediamo che la due diligence emotiva sia tanto importante quanto la due diligence finanziaria.
Ve inanıyoruz ki, duygusal hizmet finansal hizmet kadar önemlidir.그리고 우리는 재정 조사 분석 만큼이나 감정 조사 분석도
Ve inanıyoruz ki, duygusal hizmet finansal hizmet kadar önemlidir.Şi credem că a te strădui emoţional e la fel de important ca a te strădui financiar.
Ve inanıyoruz ki, duygusal hizmet finansal hizmet kadar önemlidir.We geloven dat emotioneel due diligence-onderzoek even belangrijk is als financieel due diligence-onderzoek.
Ve inanıyoruz ki, duygusal hizmet finansal hizmet kadar önemlidir.Wierzymy, że należyta staranność emocjonalna jest tak samo ważna, jak należyta staranność rachunkowa.
Ve inanıyoruz ki, duygusal hizmet finansal hizmet kadar önemlidir.ואנו מאמינות ששקידה ותכנון רגשיים חשובים באותה מידה
Ve inanıyoruz ki, duygusal hizmet finansal hizmet kadar önemlidir.ونحن نؤمن ان الاعتناء بالناحية العاطفية هو مهم جداً
Ve inanıyoruz ki, duygusal hizmet finansal hizmet kadar önemlidir.金融の仕事において期限内に 仕事を終わらせることと 同じほど重要なのです
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.A Ken a já věříme, že to je právě to, co profesionální povolání chtějí.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.En Ken en ik geloven dat dit is wat beoefenaars eigenlijk willen.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.És Kennel együtt hiszünk abban, hogy a szakemberek is tényleg ezt akarják.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Iar Ken și eu credem că asta vor de fapt specialiștii.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken dan saya percaya bahwa inilah yang sesungguhnya diinginkan para praktisi.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken ed io crediamo che questo sia quello che i professionisti vogliono davvero.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken e eu acreditamos que é isto que os praticantes querem verdadeiramente.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken et moi croyons que c'est ce que les professionnels veulent en réalité.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken i ja wierzymy, że właśnie tego pragną praktycy.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken và tôi tin tưởng đó là những gì mà người làm việc thực sự cần.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Ken y yo creemos que esto es lo que realmente quieren los profesionales.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.그리고 캔과 저는 이것이 바로 전문직업인들이 진정으로 원하는 것이라 믿습니다.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Og Ken og jeg mener at dette er hvad de praktiserende virkelig vil have.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Spolu s Kenom veríme, že to je presne to, čo chcú i odborníci.
Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz.Und Ken und ich glauben, dass es dies ist, was Ausübende tatsächlich wollen.