inanıyorum ile cümle
inanıyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
6
ORT. KELİME
İnanıyorum ki insanlar uyanacak ve diyecek ki, "Bu kadarı yeter."אני מאמינה שאנשים יתעוררו ".ויצעקו: "עד כאן
İnanıyorum ki insanlar uyanacak ve diyecek ki, "Bu kadarı yeter."これはボリビアです
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.A 21. század rávilágított egy válaszút előtt lévő világra
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.Cred că omenirea a ajuns la o răscruce de drumuri
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.Ich bin überzeugt, dass die Menschheit an einem Scheideweg angelangt ist.
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.Io credo fermamente che l'umanità sia giunta ad un bivio.
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.Jag känner att mänskligheten har nått ett vägval.
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.Le 21ème siècle révèle un monde à la croisée des chemins Je crois que l'humanité est à la croisée des chemins.
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.Uskon, että ihmiskunta on saapunut tienhaaraan.
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.Πιστεύω ότι η ανθρωπότητα έχει φτάσει σε ένα σταυροδρόμι.
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.Вярвам, че човечеството е достигнало до кръстопът.
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.Я верю, что человечество стоит на перепутьи...
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.אני מאמין שהאנושות הגיעה לפרשת דרכים.
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.انا اعتقد ان الانسانية قد وصلت الى مفترق طريق
İnanıyorum ki insanlık bir dönüm noktasına ulaştı.誇張したくも驚かすつもりもないが それは真実だと思う
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara."Cred că fetele mele vor fi foarte norocoase în viață", le-am scris acestor bărbați.
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara."Credo che le mie ragazze avranno molte opportunità nelle loro vite", ho scritto a questi uomini.
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara."Creo que mis niñas van a tener un montón de oportunidades en la vida", escribí a estos hombres.
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara."Je crois que mes filles auront plein d'opportunités dans leurs vies", ai-je écrit à ces hommes.
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara."저는 제 딸들의 삶에 많은 기회가 오리라고 믿습니다." 그들에게 편지를 썼습니다.
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara."Wierzę, że one będą miały w życiu mnóstwo możliwości" - - napisałem do nich.
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara."Πιστεύω πως τα κορίτσια μου θα έχουν πολλές ευκαιρίες στις ζωές τους," τους έγραψα.
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara."Вярвам, че моите момичета ще имат много възможности в живота си," написах на тези хора.
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara.Я написал им: "Я верю, что у моих девочек большие возможности в жизни.
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara."אני מאמין שלבנות שלי תהיינה הזדמנויות רבות בחייהן," כתבתי לגברים האלו.
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara." اعتقد ان بناتي سوف تتاح لهن الكثير من الفرص في هذه الحياة " هكذا كتبت لهم ..
"Inanıyorumki kızlarım hayatlarında bir çok fırsata sahip olacaklar" diye yazdım onlara.ぼくは彼らに書きました 「愛する家族や温かい家庭をもつだろう
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Cred că ți-au ascultat discursul.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Credo abbiano sentito il tuo discorso.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Creo que han escuchado tu charla.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Ich glaube, sie haben Ihren Vortrag gehört.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Ik denk dat ze je lezing hebben gehoord.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Je crois qu'ils ont entendu votre discours.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.저는 그들이 당신의 이야기를 들었으리라 믿습니다.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Myślę, że słyszeli twoją prezentację.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Myslím, že si vypočuli vašu reč.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Penso que ouviram a tua apresentação.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Saya yakin mereka telah mendengar pembicaraan Anda.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Tôi tin rằng họ đã lắng nghe buổi nói chuyện của ông.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Úgy tudom, hallották az Ön beszédét is.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Πιστεύω πως σε άκουσαν.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Думаю, вони слухали вашу презентацію.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Мисля, че чуха речта ти.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.Я уверен, они слышали ваше выступление.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.אני מאמין שהם שמעו את הנאום שלך.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.أعتقد أنهم سمعوا ما تحدثت به.
İnanıyorum ki konuşmanı duydular.非常に感銘を受けるお話でした
İnanıyorum ki kullanabilirdik.Creo que sí.
İnanıyorum ki kullanabilirdik.Eu cred că da.
İnanıyorum ki kullanabilirdik.Eu penso que sim.
İnanıyorum ki kullanabilirdik.Ich denke wir könnten.
İnanıyorum ki kullanabilirdik.Io dico di sì.
İnanıyorum ki kullanabilirdik.Je crois que oui.
İnanıyorum ki kullanabilirdik.저는 가능하다고 봅니다.
İnanıyorum ki kullanabilirdik.Sądzę, że możemy.
İnanıyorum ki kullanabilirdik.Tôi tin là có.
İnanıyorum ki kullanabilirdik.Volgens mij wel.
İnanıyorum ki kullanabilirdik.Πιστεύω ότι θα μπορούσαμε.
İnanıyorum ki kullanabilirdik.Думаю, так.
İnanıyorum ki kullanabilirdik.Мисля, че можем.